Aklımda deli sorular

Aklımda deli sorular

17 Haziran 2021 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

A Milli takımımız, hiçbir varlık gösteremediği İtalya maçından sonra "ya tamam ya devam" maçına çıkarken takımda birçok dinamitin değişmesi gerekiyordu. Bu grupta maviler harici bizi zorlayacak takım olmadığını düşünüyorum. Ne yazık ki, yine sınıfta kaldık. Aynı takım Fransa’dan dört puan almadı mı? Ne değişti o günden bugüne? Bir takım bu kadar "vasat’" oynuyorsa, iğneyi kendinize batıracaksınız. Hep beraber bir değerlendirelim, neler değişebilirmiş… 

İtalya maçından başlayarak kısa kısa takımın eksiklerini değerlendirmek istiyorum. İlk maçta yapamadığımız şeylerden bir tanesi üretkenlikti. Sebebi ise iki aynı tip oyuncunun aynı formatta oynamaya çalışması… Hakan Çalhanoğlu ve Yusuf Yazıcı’nın rolü "serbest 10 numara." Sizin elinizdeki kadroda eğer hızlı isimler varsa bu isimlerin üzerine oyunu kurarak 10 numara pozisyonunda oynayan oyuncunuz maç içerisinde farklı varyasyonlarda oyunu kontrol eder ve üçüncü bölgede size alan açar.  

10 numarada oynayan oyuncunun görevi budur. Ek olarak merkez orta saha oyuncularınızın dikine gidebilmesi lazım ki, forvet pozisyonunda olan isim defans arkasına koşu atsın. Oyunu ne kontrol edebildik ne de pozisyon üretebildik. Bu sorunları yaşamamak için yapmamız gerekenleri ne yazık ki Galler maçında da yapamadık. Oyuna başlarken kadroyu gördüğümde çok şaşırmıştım. Böylesine büyük bir turnuvada tek bir hata yaptı diye olmayan takımın faturasını bir oyuncuya kesmeye kalkarsanız bedelini yenilerek ödersiniz.  

Sassoulo’da bu sezon neredeyse hiç forma şansı bulamayan Kaan Ayhan’ın stoperde Çağlar Söyüncü ile uyumsuzluğu bu maçta başımızı yakan detaylardan.  

Oyuna baskılı "gibi" başladık diyebilirim. İlk çeyrekte geriden oyun kurma sevdamız yüzünden kendi yarı sahamızda pas yapmaktan başka hiçbir şey yapamadık. Hakan’ın daha fazla sorumluluk alarak bölge geçişlerindeki bağlantıyı rahatlatması gerekiyordu.  

Oyuna ağırlığını koyan Galler’in maç boyunca tek taktiği Bale-Ramsey ikilisi ile defans arkasında pozisyon üretmekti. Gol atana kadar o kadar çok aynı topu denediler ki, maçı izlerken "acaba hangisi gol olacak" dedim.  

Yokları oynayan Ozan Tufan, sahada yürümekten başka hiçbir şey yapamayan Kenan Karaman, ‘’defans çizgisi nedir" sorusundan bihaber olan savunma hattını görünce fazlası düşünülemezdi.  

İkinci yarı için yapılacak çok şey vardı ama Şenol Güneş kendi ısrarlarından vazgeçmedi. Bir yanda kulübede oturan Taylan Antalyalı, sahada ön liberoda oynayan Kaan Ayhan… Aldığı süre boyunca harikalar yaratan Kerem Aktürkoğlu köşedeyken sahada olan Kenan Karaman…. Dikine oynayan bir Orkun-İrfan ikilisi varken tüm geçişlere izin veren Ozan Tufan’ın yerini alan isim, pas bağlantılarında eksik olan Yusuf Yazıcı… En bombası ise Okay-Merih değişikliği….  

Kısacası bu maçı kazanmayı bizden önce Şenol Güneş istemedi…. İkinci yarı topla oynasak bile rakibi yıpratamadık. Olması gerekenler kenarda, aklı oyunda olmayanlar ise sahadaydı. Jenerasyonumuza yazık oldu, faturası ağır olacak… Sizce, önümüzdeki maç ne olacak?
.

Etiketler:  Futbol