'Acarer'in yaptığı gazetecilik faaliyeti mi?'

'Acarer'in yaptığı gazetecilik faaliyeti mi?'

27 Eylül 2021 Pazartesi  |   iyi

Gazeteci Faruk Bildirici, kendi adını taşıyan internet sitesinde, gazeteci Erk Acarer'in suç örgütü lideri Sedat Peker'in bulunduğu ülke tarafından engellenmesi nedeniyle yapamadığı paylaşımları Twitter hesabından yapmasını mesleki açıdan şöyle değerlendirdi:

Bir gazetecinin, organize suç örgütü yöneticiliğinden hükümlü bir kişinin “Siyasiler ve bürokratların karıştığı uyuşturucu ve suç trafiği”ne ilişkin paylaşımda bulunmasına yardımcı olması gazetecilik faaliyeti midir? 

İsimler olmayınca böyle bir soruya yanıt vermek çok kolay. Ama böyle bir faaliyeti kimlerin yaptığı bilindiği zaman her gazeteci, dünya görüşüne ve konumuna göre yanıt veriyor. Oysa gazetecilik ilkeleri kişiye ve yere göre değişmez, değişmemeli. Kaliteli ve güvenilir gazetecilik için evrensel gazetecilik ilkelerini her koşulda aynı ölçeklerle uygulamalıyız. 

Tahmin edileceği gibi, değinmek istediğim olay, gazeteci Erk Acarer’in, Birleşik Arap Emirlikleri yönetiminin engellemesiyle karşılaşan Sedat Peker’in paylaşımlarını kendi sosyal medya hesabından duyurması. Acarer’in bu davranışı kimilerince eleştirildi, kimileri de “gerçek gazetecilik” diye alkışladı. AKP iktidarına muhalif kesim genel olarak olumlu karşıladı Acarer’in bu davranışını. O da tepkilere şu yanıtı verdi: 

“Öyle oldu böyle oldu… Şöyle oldu: 24 saat haberle yaşarım. Gerekirse hemen dünyanın öbür ucuna yola çıkarım. İstediğimde Venezuela’da torbacıya da Suriye’de IŞİD’ciye de ulaşırım. Dosya ve Türkiye tarihi okurum. Bağlama önem veririm, kamu yararını hesaplarım, bedelden çekinmem.” 

Acarer, Artı TV’deki konuşmasında da aşağı yukarı bunları söyledi. Görüldüğü gibi, kendisi Sedat Peker’in paylaşımlarını duyurmasını gazetecilik faaliyeti olarak görüyor. 

Elbette Erk Acarer bir gazeteci olarak bir uyuşturucu satıcısı ya da IŞİD’li ile görüşebilir. Ama Sedat Peker ile görüşmeleri ve onun paylaşımlarını kendisinin duyurması gazetecilik sınırları içinde kaldı mı? Sürecin nasıl geliştiğine bir bakalım… 

Sedat Peker, Erkam Yıldırım’ın kendisiyle ilgili suç duyurusunda bulunması üzerine “yüksek miktarda yakalanan kokainin sahibinin nasıl serbest bırakıldığı, bu kokain satıcılarının hangi bakanlarla resimlerinin olduğu bilgilerini” iki gün sonra yayınlayacağını duyurdu. 

Söz verdiği gibi, Sedat Peker’in 24 Eylül’de sözünü ettiği iddiaları yayınlaması beklenirken ondan farklı bir açıklama geldi: 

“Kıymetli dostlarım, bulunduğum ülkede güvenlik risklerimin çok arttığı gerekçesiyle siyasi saldırı niteliği taşıyan tweet paylaşımı yapmamı da geçici bir süreliğine engellediler. Süleyman Demirel, demokrasilerde çare tükenmez demişti. 

Ben de bu çağa uygun olarak teknolojilerde çare tükenmez diyorum. Biraz sonra Erk Acarer isimli gazetecinin Twitter hesabından 38 tweet paylaşılacak. Hepsini sırayla retweetleyeceğim.” 

Sedat Peker, bu tweetinde “Gazeteci Erk Acarer ile konuştuk, röportaj yaptık, haber yayımlayacak” falan demiyordu! Kendisinin tweetlerinin gazetecinin Twitter hesabından paylaşılacağını duyuruyor, hatta “38 tweet” diye sayı da veriyordu… 

Erk Acarer de Sedat Peker’in bu tweetinden iki dakika sonra paylaşımlara başladı. Sedat Peker’in yapacağını duyurduğu tweetlerine BAE’nin güvenlik nedeni ile izin vermediğini vurguladı, ikinci tweetinde paylaşımlarının niteliğini şöyle açıkladı: 

“Peker cephesi, ‘Uyuşturucu, yargı, bakanlık ve derin’ ilişkiler çerçevesindeki tüyler ürpertici bilgileri tarafımıza paylaştı. Twitter üzerinden bir ilki gerçekleştirerek röportaj-bilgi serisini yayınlıyoruz.” 

Her ne kadar “röportaj-bilgi serisi” diye nitelendirse ve tweet serisini “İşte Sedat Peker’in anlattıkları. Yorum ve değerlendirme kamuoyunun!” diye noktalasa da 34 tweet tamamen Sedat Peker’in ifadelerini onun ağzından ve tırnak içerisinde aktarıyordu. Üzerinde bir gazetecilik çalışması yapılmamıştı.

Yazının devamı için tıklayın