ABD'nin ipi Ukrayna'nın kuyusu

ABD'nin ipi Ukrayna'nın kuyusu

5 Nisan 2021 Pazartesi  |   MG Özel

Cenk Başlamış

Rusya ile Ukrayna arasında yıllardır bitmeyen çekişmenin son halkasında, Batı'nın da devreye girmesiyle yeniden savaşa kadar uzanabilecek tehlikeli bir süreç başladı. 

Gerginliğin merkezinde yine Ukrayna'nın doğusundaki Moskova yanlısı ayrılıkçı bölgeler bulunuyor. Kiev'e bakılacak olursa Rusya söz konusu bölgelerdeki sınıra ve ayrıca 2014 yılında ilhak ettiği Kırım'a askeri yığınak yapıyor. Moskova'ya bakılacak olursa birlik kaydırma savunma amaçlı olarak yapılıyor ve tehdit amacı taşımıyor. ABD'nin “gerekirse Ukrayna'ya destek vereceği” açıklaması da eklenince tablo daha da vahim hale geliyor. 

Bugünkü durumu daha iyi anlayabilmek için yakın geçmişe bakmak gerekiyor. 

Bir zamanlar Sovyetler Birliği çatısı altında yer alan Rusya-Ukrayna çekişmesinin başlangıcı 2004 yılına kadar uzanıyor. “Arap Baharı”nın bir kaç yıl sonrasına denk gelen o tarihte Ukrayna'da “Turuncu Devrim” adı verilen barışçı halk hareketi sonunda Batı yanlısı Viktor Yuşçenko, Moskova tarafından desteklenen Viktor Yanukoviç'i devirerek başa geldi. Yanukoviç 2010 yılında iktidara dönmeyi başardı ancak bu kez de 2013 yılında Avrupa Birliği ile iş birliği anlaşması imzalamaması üzerine başlayan olayların sonucunda Rusya'ya kaçmak zorunda kaldı. Kiev'de iktidarın yeniden el değiştirmesi üzerine Rusya iki stratejik hamle yaptı: Ukrayna'ya ait olan Kırım'ı ilhak etti ve hemen ardından Ukrayna'nın doğusundaki Donbass bölgesinde bağımsızlık ilan eden ayrılıkçıları destekledi. 13 bin kişinin öldüğü çatışmaların ardından 2015 yılında ateşkes sağlandı ve günümüzde kadar büyük ölçüde korundu. 

Geçen hafta gerginliğin aniden yeniden tırmanmasının ardından ABD Savunma Bakanlığı, “Rus saldırganlığına karşı Ukrayna'yı yalnız bırakmayacağı” açıklaması yaptı. Kremlin ise, “Çatışma bölgesine NATO askerlerinin yerleştirilmesi halinde karşılık verileceğini” uyarısında bulundu. 

Kuşkusuz, Ukrayna-Rusya kapışmasının yeniden başlamasıyla ABD'de Joe Biden'ın yönetime gelmesi arasındaki zamanlama dikkat çekici. Biden seçim kampanyasında Moskova'ya karşı sert bir politika izleyeceğini açıkça söylemiş, birkaç hafta önce de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için “katil” demişti. 

Ukrayna'nın doğusunda kazanın yeniden kaynamasının yol açabileceği sonuçlar konusunda farklı değerlendirmeler yapılıyor. Kimi yorumcular topyekûn bir savaş olasılığından söz ediyor, kimileri ise gerginliğin bir noktada aşağı çekileceğini düşünüyor. 

ABD'nin “Ukrayna'yı yalnız bırakmayacağız” açıklamasına gelince... 

Yakın geçmişte yine eski Sovyet coğrafyasında yaşanan bir olay Ukrayna'nın “ABD'nin ipiyle kuyuya inilip inilmeyeceği” konusunda bir değil bin kez düşünmesini gerektiriyor. 

2008 yılında Rusya ile Gürcistan görünüşte Tiflis'e isyan bayrağı açan Güney Osetya yüzünden savaşa tutuştu. Savaşın asıl nedeni ise, dönemin lideri Mihail Saakaşvili'nin Gürcistan'ı NATO'ya üye yapma planını açık açık dile getirmesiydi. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Doğu Avrupa yönünden Batı tarafından sıkıştırılan Rusya için güneyden de ablukaya alınması kâbus senaryosuydu. Kısa süren savaşta dev Rusya küçük Gürcistan'ı ezip geçerken, ABD Tiflis'i NATO üyeliği için cesaretlendiren kendisi değilmiş gibi başını yana çevirmeyi tercih etti. 

2008 Gürcistan olayı 2021 Ukrayna olayıyla tamamen aynı olmayabilir çünkü Batı Kiev'i NATO'ya almasa da Rusya sınırına dayanmış durumda. Kritik soru ise şu: Ukrayna'nın bağımsızlığını zaten hiçbir zaman hazmedemeyen Moskova yeni bir stratejik hamle yapıp ülkenin doğusunu ilhak eder mi, ederse yangına benzin döken Batı Gürcistan'da olduğu gibi “savuşur mu?”

Türkiye iki arada

Rusya-Ukrayna gerginliğinin, iki ülkeyle yakın ilişkileri bulunan Türkiye'ye de yansımaları olması ihtimali bulunuyor. Kiev'le değişik alanlarda iş birliği yapan Ankara, 10 Nisan'da Türkiye-Ukrayna 9. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı için gelecek Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'yi ağırlamaya hazırlanıyor.

Rusya ile de yakın ancak kırılgan ilişkiler içinde bulunan Türkiye'nin Kırım'ın ilhakını tanımadığı yolundaki açıklamalar şu ana kadar önemli bir soruna dönüşmese de Moskova'nın hoşuna gitmiyor.

İlgili yazı: https://medyagunlugu.com/haber/putin-kirim-fatihi-mi-48926

Etiketler:  Rusya