ABD ile Afgan mülteci krizi

ABD ile Afgan mülteci krizi

7 Ağustos 2021 Cumartesi  |   Günlük

Hürriyet yazarı Sedat Ergin, ABD'nin Afganistan'dan çekilmesinden sonra Taliban'dan kaçanların Ankara ile Washington arasında bir krize dönüşmeye başladığını belirtti. Ergin'e göre, ABD'nin belirli statüdeki Afgan vatandaşlarına sığınma hakkı vermek için “üçüncü ülke üzerinden gelme” koşulunu ileri sürmesi krizin asıl nedeni. 

Ergin'in, “ABD ile Afganlı sığınmacılar krizi kapımızı çalıyor “ başlıklı yazısından bölümler şöyle: 

“Türkiye’yi de içine alan tartışmanın içinde öncelikle “P-2” statüsüne giren ikinci gruptakiler yer alıyor. Bunların üç alt kümesi var. Bir bölümü geçmişte doğrudan ABD devleti için çalışmamakla birlikte ABD yönetiminin fon sağladığı özel projelerde -örneğin eğitim, sağlık gibi- görev almış olan Afganlılar. ABD tarafından finanse edilmiş özel projelerde çalışmış olmak bu insanlar açısından risk yaratıyor.

Dikkat çekici bir başka nokta, programın ayrıntılarını anlatmak üzere ABD Dışişleri’nde düzenlenen basın brifinginde Türkiye’nin adının birkaç kez gündeme gelmiş olması. 

Afganistan’daki gelişmelerin (göçmen vizesi ve P-2 grupları dışında) genel bir göç dalgasına yol açması halinde ne olacağına sorulduğunda, ABD Dışişleri’nin bir yetkilisi, yine komşu ülkelerle yapılan görüşmeleri hatırlatıp “Pakistan gibi bir ülkenin sınırlarının açık olması önemli olacaktır. (Afganlılar) kuzeye ya da İran üzerinden Türkiye’ye giderlerse -ki şimdiden Türkiye’ye bazı geçişler görüyoruz- insanların ülkeye girmek ve hükümet ya da BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne kaydolmak imkanına sahip olmaları önemlidir” diye konuşuyor. 

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Tanju Bilgiç, yaptığı bir açıklamayla ABD Dışişleri’nin (P-2 vizeleri için) göç başvurularının “üçüncü ülkelerden alınacağını” belirtmesini eleştirerek, “Başvurular için ülkemize işaret edilmektedir” dedi. Açıklamanın bölgede büyük bir göç krizine yol açacağını kaydeden Bilgiç, “Soruna bölge ülkeleri arasında çözüm bulmak yerine ülkemizin rızası olmaksızın ülkemizde çözüm aranmak istenmesi kabul edilemez” dedi. 

Açıklamanın kayda değer bir noktası, ABD’nin Türkiye’ye “danışmadan aldığı” belirtilen kararın “sorumsuzluk” olarak nitelenmesiydi. Dışişleri Sözcüsü, ABD’nin bu mültecileri ülkesine “doğrudan uçaklarla nakletmesini” de önerdi. 

Gelgelelim ABD Dışişleri Sözcüsü, yine Türkiye ile ilgili bir soru üzerine şöyle konuştu: 

“Spesifik ülkelerden söz edecek değilim ama potansiyel mülteci akınına karşı ülkelerin sınırlarını açık tutmalarının önemli olduğuna inanıyoruz. Herhangi bir ülkeyi mültecilerin varış noktası olarak işaret etmek gibi bir niyetimiz yok.” 

Bütün bu açıklamaları yan yana getirdiğimizde, ABD’nin ana mesajı “sınırların açık tutulması” vurgusunda beliriyor. Bu genel mesajın adı geçirilmeden Türkiye’ye de yöneldiği aşikâr. 

ABD ile yaklaşan muhtemel bir mülteci krizinin ayak seslerini duyuyor musunuz?"

Sedat Ergin'in yazısının tamamını okumak için tıklayın