3 büyükler uçurumun eşiğinde

3 büyükler uçurumun eşiğinde

10 Ağustos 2022 Çarşamba  |   Mentor

Mentor

Aslında bu yazıyı daha önce yazmıştım ama rakamları güncelleyerek yeniden yayınlıyorum çünkü spor kulüplerinin popülaritesi nedeniyle çok istismar edilen ve yalan söylenen bir konu.

Kulüplerin mali durumu, şöhret yakalayıp bunu paraya çevirmek isteyenlerce istismar edilir. Serbest muhasebeci mali müşavir (SMMM) veya yeminli mali müşavir (YMM) unvanının yanına "spor ekonomisti" gibi unvanlar koyanlar var ki tamamen aldatmaca çünkü "spor ekonomistliği" bir master (yüksek lisans) programıdır ve diplomayı almadan bu unvanı kullanmak sahtekarlıktır. Ayrıca muhasebe ile finansal analistlik birbiri ile ilgisi olmayan iki ayrı alandı. SMMM, YMM uzmanlığı muhasebe ve vergidir, kulüplerin finansal durumu hakkında fikir beyanı yetkinliği yoktur. Biri kayıt tutar ve bu kayıtların doğruluğundan sorumludur, diğeri rakamları okuyarak geleceği tahmin eder. Aksi üroloji doktorunun beyin ameliyatı yapmasına benzer ki çok korkutucu sonuçları olur. 

Hatırlayacaksınız, diğer futbol kulüpleriyle Fenerbahçe 19 Mart 2021 tarihinde bankalarla 2+7 yıllık bir yapılandırma anlaşması imzaladı. Anlaşmaya göre 2 yıl anapara ödemesi olmayacaktı ancak KAP'ta dün yayınlanan mali tablolara baktığınızda bu ödemesiz dönemde faizin de ödenmediği anlaşılıyor. Çünkü gelir tablolarında faiz görünüyor ama nakit akış tablolarında nakit çıkışı yok. Bunun anlamı şu: 3 büyük kulüp sürekli borçlanıyor ama biz borçlandıklarını görmüyoruz.

Bu bilgiler ışığında bir değerlendirme yapıldığında 19 Mart 2023 tarihinde Fenerbahçe'nin 1.5 milyar TL, Galatasaray'ın 1 milyar TL, Beşiktaş'ın 1. 2 milyar TL ödeme yapması gerekiyor ama bu 3 kulübün bu parayı ödeme gücü yok. Ya 19 Mart 2023 tarihine kadar bu paraları bulmaları gerekecek ya da borçlarını ödeyemeyecekler.  

Yani 2023 Türk futbolu açısından tam bir felakete dönüşebilir ve bütün lig iflas edebilir, gelişmeleri hep birlikte göreceğiz...  

Mali analiz biraz kişisel bir değerlendirmedir, bir bilimden çok sanattır. Muhasebeden de bu yönüyle ayrılır çünkü geçmiş rakamlar üzerinden geleceğe dönük tahminler yaparsınız ki bu sizin sahip olduğunuz yetkinlik ve bilgi ölçüsünde kaliteli olur. Kısacası finansal analiz çok ciddi bir uzmanlık dalıdır ve mali müşavirlik veya muhasebecilikle ilgisi yoktur. Bunu şu nedenle yazıyorum: 4 işlem bilen herkes kulüplerin mali tabloları üzerine popülist bir konu olduğu ve ilgi çektiği için yazıyor ama çoğu toplama çıkarmadan ibaret ve yanıltıcı rakamlar. Bu popülizmden kaçınmak için mümkün olduğu kadar bu konuyu yazmaktan uzak durdum çünkü aynı anda objektif olmak ve taraftarlık çok zor iş. O yüzden işin suyu çıkmasın istedim ama şimdi Türk futbolu büyük bir "finansal felaketin" eşiğinde ve ben bunu yazmak zorundayım.  

Geçen yazımdaki risk aynen devam ediyor. 3 büyük kulübün de bu kredileri ödeyecek gücü yok, belki yöneticileri çıkarıp verirse verir, yoksa ödeyemezler.  

Kim iyi, kim kötü değerlendirmesine girmeden sadece kriterlerin tanımı ve üç büyük kulübün bu kriterler karşısındaki durumunu yazacağım.  

Elbette önce cirolar, firmanın ne kadar gelir elde ettiğini gösterir. (2021 tam yıl) 

CİRO (Milyon TL): FB: 1.302 GS: 1.189 BJK: 987  

Mali analizde ilk bakılan şey firma kârlılığıdır çünkü kâr etmeyen bir ekonomik işletmenin faaliyetine devam etmesinin anlamı yoktur ama finansal analistler kâra biraz farklı bakarlar. Firmanın faaliyetinden elde ettiği kâr önemlidir. Net kâr çoğu zaman faaliyet dışı ve bir defalık kârları içerdiği için yanıltıcı olur; bu kavrama "faiz ve vergi öncesi kâr" diyoruz; kısaca EBİTDA ki bu kavrama çoğu insan aşinadır.     

EBİTDA (Milyon TL): FB : (-) 4 GS; (-) 116 BJK; (-) 232 (Her 3 kulübümüz de EBİTDA üretemiyor, bunun anlamı kulüplerin her yıl faaliyetine devam etmesi için en az bu kadar borçlanması veya almadan oyuncu satması gerekiyor) 

İkinci kavram net işletme sermayesi (NİS) firmanın kısa vadeli borçları ile varlıklarını karşılaştırır ve önümüzdeki 1 yıllık dönemde faaliyetini sorunsuz devam ettirip ettirmeyeceğini gösterir. Genelde beklentimiz birden büyük olmasıdır ancak gerçekte ödenmesi gerekmeyen ortaklara borçlar alacaklar gibi veya tamamı tahsil edilmiş ama 1 yıldan uzun yapılmış sponsorluklar "ödenmesi mecburi" olmayan borçları bu kavramın dışında tutarız. Bu nedenle sportif A.Ş.'lerin kulüplerden olan ve bana göre asla ödenmeyecek borçlarını dikkate almadım. Oran 1'den büyükse iyidir, ne kadar büyükse o kadar iyidir, ne kadar küçükse o kadar kötüdür.  

NİS: FB; 0.31 GS ; 0.21 BJK; 0.26 

Net borç rakamı başka bir kriterdir, firmanın nakdinin borcundan düşülmesi ile bulunur. Mali analizde borç deyince banka ve finansal kurumlara olan borçlar kast edilir. Ticari borçlar bunun içinde sayılmaz çünkü ticari borç  firmanın ürün aldığı yere olan borçlardır ve alacaklı firma faaliyeti için borçlu firmaya muhtaçtır, o yüzden bunlar borç baskısı yaratmaz.  

Net Borç (Milyar TL): FB; 3.7, GS; 2.6 BJK; 3.3   

Futbola özgü mağazacılık ciroları, stat gelirleri ve yayın gelirleri önemli kıstaslar ancak özellikle mağazacılık cirosu sponsorlar için oldukça önemli bir kriter.  

Mağazacılık cirosu (Milyon TL): FB: 271 GS: 196, BJK: 168  

Maç Hasılatı (Milyon TL: FB : 149 GS: 240 BJK: 125 (Burada bir karışıklık olma olasılığı var çünkü geçen yıl Fenerbahçe tribün doluluk oranlarında  3 büyükler arasında birinciydi. Ayrıca Fenerbahçe daha pahalı ve daha çok kombine satıyor, loca konusunda da Fenerbahçe'de sayı az ama yok satıyor ve çok büyük rakamlar söyleniyor. Sanırım isim hakkı ile geçişme oldu veya Galatasaray daha çok Avrupa maçı oynadı. Benim Google'dan baktığımda elde ettiğim sonuç bu, eğer farklı bilgi varsa yayınlarım) 

İsim Hakkı Gelirleri (Milyon TL): FB: 548 GS: 401 BJK : 154 

Yayın Gelirleri (Milyon TL.): FB: 203 GS: 165 BJK: 154

Genel olarak tabloya bakınca Fenerbahçe'nin gelirde, Galatasaray'ın ise borçlulukta daha avantajlı olduğu görülüyor ancak borcu ödeyen gelir olduğu için her iki kulübün mali olarak birbirine benzer bir durumda olduğunu söyleyebilsek de Fenerbahçe'nin hızla artan geliri nedeniyle avantajlı olduğu tespitini yapabiliriz. Ayrıca Galatasaray'ın negatif EBİTDA nedeniyle önümüzdeki dönemde daha fazla borçlanması olası bir risk oluşturuyor. Ancak Beşiktaş her açıdan negatif ayrışmış, Fenerbahçe ve Galatasaray'dan çok daha zor bir durumda olduğunu söylemek mümkün.  

Bir diğer konu ise, "Galatasaray'ın mali olarak elinin yüzünü toparlayan Burak Elmas'ın gitmesi onlar için olumsuz bir gelişme olacak" diye yazmıştım geçen yazıda ki, yeni yönetim çok hızlı transfer yapıyor. Yeteri kadar oyuncu satmadan böyle bir borç yükünün altına girmek finansal sağlık açısından çok iyi görünmüyor. Florya konusu var, çok değerli bir yer ama Galatasaray'ın oradaki payı küçük, büyük bölüm Hazine ve TOKİ'ye ait. Galatasaray'a ait 22.000 metrekare araziye 28.600 metrekare inşaat yapılır, Emlak Konut Florya evlerinde metrekare 25.000 TL. civarında yani brüt hasılat 715 milyon TL eder ki bunun içinde inşaat maliyeti yok. Galatasaray Hazine ve TOKİ'ye ait kalan 60 dönümü almak isterse Fenerbahçe ve Beşiktaş da talepkâr olur. Mesela Fenerbahçe'nin Ataşehir'de 30 dönüm arazisi var, şu andaki değeri 1 milyar TL üzerinde; uygun bir imar durumu ile çok rahatlıkla 5-6 milyarlık arazi olabilir. Yani finans hayali kaldırmaz, hele şarta bağlı olanını hiç kaldırmaz, biraz realist olmak gerekiyor.

Sonuç olarak; 3 kulübümüz de berbat durumda. Fenerbahçe'nin Ali Koç etkisi ile kötünün iyisi, Beşiktaş'ın ise kötülerin en kötüsü olduğu söylenebilir ama her 3 kulüp de yaklaşan banka ödemelerini yapamaz. 

Not: Bu yazı yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yazarın kendi kişisel görüşlerini ifade eder.

Etiketler:  Futbol Ekonomi