21 yüzyılda Goebbels taktikleri işe yarar mı bakalım!..

21 yüzyılda Goebbels taktikleri işe yarar mı bakalım!..

19 Şubat 2014 Çarşamba  |   Serbest Kürsü

Üniversitede bolca pazarlama dersi almış biri olarak eğitim sistemimizde ve hatta dünyanın önemli bir kısmında Amerikan kökenli pazarlamacıların, özellikle de Philip Kotler'in kitapları benim için baş tacıdır. Bunda Amerikalıların hem ticari hem de siyasi alanda gerçekten de başarılı olmalarının elbette payı vardır. 

Ancak bazılarına göre, 20. yüzyılda bu işin önemini hakikaten kavramış insan Hitler'dir. Şahsen ben onun iktidarda bulunduğu dönem dışında ya da başka bir ülkede propaganda bakanlığı olduğunu duymadım. Bu işin esas kahramanı olarak ise, propaganda alanının dahisi kabul edilen Joseph Goebbels gösterliyor. Bizim ülkemizde son bir kaç yıla kadar adı çok anılmamış, hakkında ve anılarından oluşan ciddi miktarda yayım olsa da hiçbiri Türkçeye çevrilmemiş. 

Yine de  siyaset alanında uygulanan yöntemler bir süre sonra bu fikirlerin yaratıcısı olan Goebbels'i  insanlara hatırlatmıştır. Ülkemizde de bugünlerde yaşanan büyük kavganın iki tarafının da oldukça başarılı bir şekilde Goebbels'i anladığını, fikirleri üzerinde ciddi çalışmalar yaptığı ve beyin takımı tarafından eksiksiz yerine getirildiğini düşünüyorum! Taraflar aynı cephede oldukları zaman bu çalışmalar ciddi sonuç vermekteydi ama cepheler ve çıkarlar ayrı düşünce iki tarafın da karşılıklı olarak birbirlerine karşı aynı yöntemleri uygulamaya başlamasıyla hepimizin son zamanlarda tanık olduğu enteresan durumlar oluştu. Her ne kadar medyada son günlerde sıkça yer almaya başladıysa da Goebbels'in vecizlerinden kendimce hazırladığım bir seçkiyi aşağıda yer verip günümüzde, yani 21. yüzyılın başlarında hangi alanlarda zayıf kalabileceğine değinmek istedim!

 

- İnsanların beyin tembelliğine dayanarak hareket edin...

 

İnsanların beyni tembel olsa da elleri hızlı; bu iletişim çağı ve sosyal medya çılgınlığında yukarıdaki önermeden sonuç almak eskisi kadar kolay değil.

 

- Yalan söyleyin, mutlaka inanan çıkacaktır.

 

Her daim iş yapar; ama artık söylenen ve yapılan her şeyin belgesi "terrabyte"larca kapasiteye sahip depolama ve yedekleme alternatifleriyle internette mevcut; dolayısıyla yalanın belgesi her an elinizin altında ve ortaya çıkmaya hazır. Neymiş? Yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış!

 

- Bir söylemi sürekli tekrarlarsanız, halk o söylemin nereden geldiğini unutur ve kendi fikri gibi benimser.

 

Bir fikri olmayan ve dünyaya açılan penceresi olmayan insanlar için doğrudur. Ama bir üstteki madde burada da geçerli: unutsanız da internet denen ve de kolay ulaşılan bir arşiv artık mevcut; herkesin elinin altında. Daha dikkatli olmak lazım.

 

- Söylediğiniz yalan ne kadar büyük olursa o kadar etkili olur.

 

Yalan ne kadar büyük olursa internette araştırılma ihtimali de o kadar büyük olur. Artık bu koşullar altında yalanın büyüklüğü değil, ortaya çıkmayacak ya da yakalanmayacak olması önemlidir.

 

- Halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır.

 

Büyük yalanlara insanların daha çabuk inanmak isteyeceği doğru olsa da daha sorgulayıcı bir nesille karşı karşıyayız, sosyal medya affetme!. Bkz. yukarıdaki yorumum.

 

- Hatalı olduğunuzu ya da yanlış yaptığınızı asla kabul etmeyin.

Hatalı olduğunuz da yanlış yaptığınız da sosyal medyadan da olsa önünüze konabilir, iletişim kanalları artık hakim olabileceğiniz sayıda değil. Önemli olan sonuçtur.

 

- Asla kabahat ve suç üstlenmeyin.

 

Siz üstlenmeseniz de gerçekleri dile getirecek ve bu suçları size atfedecek birileri Twitter'da hep vardır.

 

- Kendinizi savunmak yerine karşınızdakileri sürekli savunmada bırakın. 

 

Bu maalesef her daim işe yarar. Karşılıklı yapılınca kısır döngü kaçınılmaz.

 

- Sadece bir rakibinize odaklanın ve kötü giden her şeyin suçunu onun üzerine yıkın.

 

"Bütün kötülüklerin anası" teorisi sonsuza kadar yaşamaz. Malum popüler çağda yaşıyoruz, herkesin popülerlik ömrü kısa, kötülerin bile.

 

- Önemli olan aydınlar değil kitlelerdir. Çünkü onları kandırmak kolaydır. 

 

Tartışmasız doğru...Hedef kitleniz kimse ona ateş edin ama "Aydınlar beni neden desteklemiyor"  diye şikayet etmeyeceksiniz.

 

Sonuç olarak artık Goebbels'in yöntemlerinden aynı sonucu almak eskisi kadar kolay değil, bunların daha ileriye taşınması lazım! Yeni yöntemler yalanın nasıl ortaya çıkmayacağı, insanların nasıl yanlış yönlendirileceği üzerine olmalı, bu çağda ancak bunlar işe yarar, diyerek bu şakayla karışık yazımıza nokta koyalım!..

 

Burak Alparslan

 

20.2.2014

 

Etiketler:  Eleştiri Medya