2 yalnız adam...

2 yalnız adam...

14 Eylül 2021 Salı  |   Mentor

Mentor

Fenerbahçe'nin taraftar profili maalesef hızla "varoşlaşıyor" ve rakiplerine benzer hâle geliyor... 

Yazılarımı düzenli okumayanlar için belirtmekte fayda var, "varoş" kelimesini yoksul anlamında değil, 12 Eylül'den sonra yaratılan Makyavelist, çıkarcı, ilkesiz, fırsatçı, değeri olmayan bir grubu anlatmak için kullanıyorum. 

Elbette genel olarak ülkede yaşananlar Fenerbahçe taraftar profilini de etkiliyor, 12 Eylül sonrası izlenen politikalarla bireysel kimliği yok edilip "köleleştirme" sürecinden geçen bir toplumdan bahsediyoruz; okuma, öğrenme, bilme, düşünme toplumu. 

Ancak Fenerbahçe özelinde analiz edilmesi gereken özellikler de var. Hepimizin bildiği gibi bundan önceki Fenerbahçe yönetimi iktidar bağımlısı, mutlak biat bekleyen ve kendini Fenerbahçe'nin sahibi gibi gören bir anlayışa sahipti ve en önemli beklentisi herhangi bir muhalefete yaşam hakkı tanımadan kulübü keyfine göre yönetmekti. "Düşünen taraftar" böyle bir yönetim anlayışı için büyük tehlike, o yüzden taraftarın düşünmemesini sağlamak çok önemliydi. 

Başarısızlığı ve beceriksizliği yücelten mottolar oluşturdular; "hep destek", "Fenerbahçe büyüklüğü başka büyüklüktür" gibi... Elbette Fenerbahçe farklıdır ama bunu bir dogma haline getirip sürekli işleyince ve üstelik 20 yıl yapınca aynı Fenerbahçe'de olduğu gibi düşünsel travmalar yaratıyor ve mantıklı düşünmek yerine refleksler gelişiyor ki totaliter anlayışlar bu linç kültürünü çok sever. 

Taraftar fazla düşünmesin diye "transfer bağımlısı" yaptılar, bir amaca veya sisteme hizmet etmeden sadece taraftarı uyuşturmak için pahalı yıldız transferleri yapıldı, bu 20 yıl yapılınca da taraftar transfer bağımlısı oldu. 

Bir de her fırsatta yaratılan hainler var, elbette herkes kötü, onlar iyiydi. Bu da çok uzun süre işlendi ve bir "hain kültürü" oluşturdu. 

Özellikle 45-50 yaş üstü taraftarda bu propagandanın işlemesi oldukça zor çünkü bu taraftar 12 Eylül öncesini yaşamış, düşünen insanlar veya düşünen insanların çocukları ama özellikle 20'li yaşlarda bulunanlar üstelik çok ciddi ekonomik zorlukların yaşandığı bir süreçte bu propagandalardan çok etkilendi. Artık onlar sadece transferden mutlu olan, ilk fırsatta hain damgası yapıştırıp linç edeceği kurbanlar arayan ve liyakat yerine "kabadayılığı" tercih eden bir grup oldular. 

Sonuçlar ortada; düğmesini ters ilikleyen muhabirlerin yüz binlerle ifade edilen takipçileri var. Yalan transfer haberlerine bağımlı oldular, maça takımı desteklemek işin değil, nefretlerini kusabilecekleri ve linç ederek mutlu olacakları bir kurban aramaya gidiyorlar. Bu travma o kadar ağır ki yetkinliği ilkokul seviyesinde olan insanların elinde oyuncak oluyorlar, spor medyası onları Fenerbahçe'ye karşı en büyük silah olarak kullanıp Fenerbahçe'ye zarar veriyor. Mesut Özil saçmalığını medyadan önce bu düşkün taraftar profili yarattı çünkü her yerde kavga görüyorlar.  

Bu taraftar yapısı ile Ali Koç ve Vitor Pereira'nın istediklerini gerçekleştirme olasılıkları var mı bilmiyorum ama zor olduğunu görüyorum, umarım başarırlar. 

Ali Koç'u eleştirelim, zaten ben de eleştiriyorum ama üzerinden tsunami geçmiş, neredeyse tamamen yok olmuş bir kulübü 4 yılda ayağa kaldırması ne kadar mümkün ve gerçekçi düşünmemiz lazım. Taraftar yapısı bozulmuş, finansal olarak batık, futbol yönetimi rakiplerinin oyun alanı olmuş, rakipleri 3-4 kuşak hakem yetiştirmesine izin verilmiş, medya rakiplere terk edilmiş, hiçbir mantıklı iş yapılmamış bina yapmayı ve para kazanmayı yeterli görüp diğer bütün alanları rakiplere terk etmiş 20 yıllık bir bir yönetimden sonra bu ne kadar mantıklı bilmiyorum. 

Bir de 45-50 yaş grubundaki taraftar dedim ya, aslında onların da defosu var 20 yıllık muhalefetten sonra onlar da kulüp ne yaparsa yapsın eleştirelim derdindeler. Forma, stat, bilet, tuvalet kağıdı, kepçe, yemek ne bulsalar eleştiriyorlar. Eleştirinin mantıklı olması için önce yapılabilirliği konusunda bir analiz yapılması gerekir, yoksa her aklına geleni sosyal medyada yazmak eleştiri değil, ego mastürbasyonudur. 

Tek söyleyeceğim Ali Koç ve Vitor Pereira'nın oldukça üzücü bir yalnızlık içinde oldukları, umarım başarırlar. 
 

Etiketler:  Futbol