10 maddede 'etsiz yaşam'

10 maddede 'etsiz yaşam'

22 Mayıs 2021 Cumartesi  |   Serbest Kürsü

Olga Ocaklı, PhD

Vejetaryenliği özendirmek ya da et yemenin gereksiz olduğu görüşünü empoze etmek gibi bir niyetim yok. Dileyen dilediği kadar et yiyebilir, afiyet olsun. Eminim ki, vejetaryen olmayı düşünen ya da düşünmeyen herkesin kendi bilgi ve farkındalık düzeyine göre haklı nedenleri vardır.  

2010 yılında eşim ve ben seçimimizi yaptık ve etsiz beslenmeye karar verdik. Kararımızın öncesinde birkaç yıllık hazırlık sürecimiz oldu. Vejetaryenliği denemeyi düşünenlere yardımcı olmak amacıyla, kendi deneyimlerimizden bazı ipuçları derledim: 

1. Uzman görüşü almak önemli 

Etsiz beslenmenin sizin için uygun olup olmadığını anlamak için yargılayıcı olmayan bir beslenme uzmanına danışmakta yarar var. Uzmanla yapılacak basit bir görüşme, öngörülemeyecek bazı sağlık sorunlarını önleyebilir. 

2. Olay hiç de karmaşık değil 

Dünyada yüz milyonlarca insan et yemeden gayet sağlıklı olarak yaşıyor. Sağlıklı beslenme için etin zorunlu olmadığını anladığımızda işimiz kolaylaşır. Zorlandığımız yer olduğunda, konuyla ilgili kitaplara ya da bir diyetisyene başvurabiliriz.  

3. Etsiz beslenmeye aşamalı geçiş 

Et ürünlerini "ya hep ya hiç" tavrıyla keskin bir şekilde bırakmak başarıya götürmüyor. Kırmızı etin yerine önce kümes hayvanlarını sonra da, balık koyabiliriz. Vücudu "alıştırarak ilerlemek" etten uzaklaşmak adına daha sağlıklı bir tutum olacaktır.  

4. Protein konusunda endişelenmeyin 

Vejetaryen beslenerek gerekli tüm vitamin, protein ve mineralleri alabiliriz. Yer fıstığı gibi yiyecekler, protein oranı açısından etle rahatlıkla rekabet edebilir. Protein alımı için öğünlerimize baklagiller, kepekli tahıllar, tohumlar, yeşil yapraklı sebzeler ve kuru yemişleri ekleyebiliriz.  

5. Vücudu gözlemlemek 

Hiç kimse sizi sizden daha iyi tanıyamaz. Vücudun ve bilincin etsiz beslenmeye verdiği tepkileri izlemek, beslenmeyle ilgili farkındalığı derinleştirmek açısından önemlidir. Böylece fizyolojik faktörlerin yanı sıra metabolik ve boşaltım süreçleri konusunda farkındalık geliştirebiliriz. 

6. Ev yemeklerinin önemi 

Artık bir çok restoranda vejetaryen seçenekleri bulunsa da, en sağlıklı yemekler evde pişirilen taze, sıcak tencere yemekleridir. Bunun nedeni kullandığımız malzemeyi, mutfak hijyenini, pişirme yöntemini bilmemiz ve aceleye getirmeden hazırlamamızdır. Aynı zamanda daha ekonomiktir. 

7. Öncelik yerel gıdaya  

Yabancı toprakların moda yiyeceklerini bir yana bırakmak, ağırlıklı olarak yaşadığımız bölgede yetiştirilen yiyeceklere yönelmek daha sağlıklıdır. Küçükken kinoa, amarant, goji, chia tohumu ya da seitan yiyerek büyümedik herhalde. Etsiz besleneceğim diye bir takım moda yiyeceklere yönelmek gerekmez. Anadolu mutfağı bu alanda gerçek bir derya. 

8. Vitaminler, takviyeler 

Vejetaryenlerin multivitamin ve mineral takviyesi alması gerektiği görüşü bilimsellikten yoksundur. Kişinin yaşı, yaşam biçimi, fiziksel aktiflik düzeyi ve beslenme alışkanlıklarına göre seçilmiş gıdalar, insan vücuduna gerekli tüm vitamin ve mikro elementleri sağlar. Takviyeler hekime danışmadan kullanılmamalı. 

9. Baskı hissetmek gerekmez 

"Et yemediğin için solgun görünüyorsun" gibisinden yorumlar gelecektir. Bu yorumları hoşgörüyle karşılamalı. Seçiminizi özellikle sevdiklerinize açıklamak daha zor olabilir. Konuyu uzatmamak adına “artık et yemiyorum” yerine, "yeni bir diyet uyguluyorum" demek pratik bir çözüm olabilir.  

10. Değişime hazır mıyız? 

Bu soruya net bir yanıtımız yoksa ya da hazır olmadığımızı düşünüyorsak, yolculuğu erteleyebiliriz. Ancak hazır olduğumuzda, beslenmedeki bu değişiklik yalnız yaşam biçiminde değil, düşünce ve davranış biçiminde de olumlu deneyimler yaşatacaktır. 

Etiketler:  Olga Ocaklı