Cuma, 14 Ağu 2026
  • My Feed
  • My Interests
  • My Saves
  • History
  • Blog
Subscribe
Medya Günlüğü
  • Ana Sayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • 🔥
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Font ResizerAa
Medya GünlüğüMedya Günlüğü
  • MG Özel
  • Günlük
  • Serbest Kürsü
  • Köşe Yazıları
  • Beyaz Önlük
  • Mentor
Ara
  • Anasayfa
  • Yazarlar
  • Hakkımızda
  • İletişim
Bizi takip edin
© 2026 Medya Günlüğü. Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak.
Günlük

Göz göre göre soykırım

Medya Günlüğü
Son güncelleme: 13 Temmuz 2026 06:21
Medya Günlüğü
Paylaş
Paylaş

11 Temmuz 1995’te Bosna-Hersek’in doğusundaki küçük Srebrenitsa kasabası, Avrupa’nın II. Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük toplu katliamlarından birine sahne oldu.

Birleşmiş Milletler tarafından “güvenli bölge” ilan edilen kent, Bosnalı Sırp kuvvetlerinin eline geçti. Takip eden günlerde yaklaşık 8 bin 300 Boşnak erkek ve erkek çocuk sistematik biçimde öldürüldü.

Aradan geçen otuz yılı aşkın zamana rağmen Srebrenitsa, yalnızca Bosna savaşının değil, uluslararası toplumun başarısızlığının da simgesi olarak anılıyor.

1990’lı yılların başında Yugoslavya’nın parçalanmasıyla Bosna-Hersek bağımsızlığını ilan etti. Ancak ülkedeki Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar arasındaki etnik gerilim kısa sürede savaşa dönüştü.

Bosnalı Sırp liderliği, Sırpların yaşadığı bölgeleri tek bir siyasi yapı altında birleştirmeyi hedefliyordu. Bu amaçla birçok kentte etnik temizlik gerçekleştirildi; Boşnak siviller evlerinden sürüldü, toplama kampları kuruldu ve binlerce kişi hayatını kaybetti.

Doğu Bosna’daki Srebrenitsa ise çevresindeki Boşnak nüfusun sığındığı son yerlerden biri haline geldi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 1993 yılında Srebrenitsa’yı “güvenli bölge” ilan etti. Kasabayı korumakla görevli Hollandalı BM barış gücü askerleri bölgeye konuşlandırıldı.

Ancak birlik sayısı yetersizdi. Ağır silahları yoktu ve müdahale yetkileri de son derece sınırlıydı.

Temmuz 1995’te Bosnalı Sırp ordusu General Ratko Mladić komutasında Srebrenitsa’yı kuşattığında, BM güçleri ilerlemeyi durduramadı. Bugün Boşnaklar işte bu yüzden Hollandalı BM askerlerini soykırımı engellememekle suçluyor.

11 Temmuz’da kent düştü.

Kasabanın düşmesinin ardından binlerce sivil, BM üssünün bulunduğu Potoçari’ye sığındı.

Burada kadınlar, çocuklar ve yaşlılar otobüslere bindirilerek bölgeden çıkarıldı.

Erkekler ve ergenlik çağındaki çocuklar ise ailelerinden ayrıldı.

Bir kısmı orman yoluyla Tuzla’ya ulaşmaya çalışırken pusuya düşürüldü. Teslim olan ya da yakalanan binlerce kişi ise depolarda, okullarda, fabrikalarda ve tarlalarda topluca infaz edildi.

Cesetler daha sonra suçun izlerini gizlemek amacıyla toplu mezarlardan çıkarılarak farklı bölgelere taşındı. Bu nedenle aynı kişiye ait kemikler yıllar sonra farklı mezarlarda bulundu.

Soykırım kararı

Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Uluslararası Adalet Divanı, Srebrenitsa’da yaşananları soykırım olarak tanımladı.

Bosnalı Sırp lider Radovan Karadžić ile askeri komutan Ratko Mladić soykırım, insanlığa karşı suç ve savaş suçlarından ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Bugüne kadar yüzlerce kişi savaş suçları nedeniyle yargılandı.

Katliamdan sonra açılan toplu mezarlarda binlerce kurbanın kalıntılarına ulaşıldı.

Kimlik tespitleri büyük ölçüde DNA analizleriyle yapıldı. Ancak cesetlerin farklı mezarlara taşınmış olması nedeniyle bazı aileler yakınlarının tüm kalıntılarına hâlâ ulaşabilmiş değil.

Her yıl 11 Temmuz’da kimliği yeni belirlenen kurbanlar Potoçari Anıt Mezarlığı’nda toprağa veriliyor.

Srebrenitsa, yalnızca Bosna-Hersek tarihinin değil, Avrupa’nın da en ağır insan hakları felaketlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Olay, uluslararası toplumun sivilleri koruma konusundaki yetersizliğini gösteren en çarpıcı örneklerden biri olarak ders kitaplarında ve akademik çalışmalarda yer alıyor.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da 2024 yılında kabul ettiği kararla 11 Temmuz’u “Srebrenitsa Soykırımı Uluslararası Anma Günü” ilan etti.

Bugün Potoçari’deki beyaz mezar taşları, yalnızca binlerce insanın yaşamını değil, nefret söyleminin, milliyetçi fanatizmin ve uluslararası kayıtsızlığın nelere yol açabileceğini de hatırlatmaya devam ediyor.

İlgili yazı:

Bosna’daki cennet ve cehennem

***

Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:

X

Bluesky

Facebook

Instagram

Bu yazıyı paylaşın
Facebook Email Bağlantıyı Kopyala Print
Önceki Makale Moskova’da gündem S-400
Sonraki Makale “Türkiye kritik seçimin eşiğinde”

Medya Günlüğü
bağımsız medya eleştiri ve fikir sitesi!

Medya Günlüğü, Türkiye'nin gündemini dakika dakika izleyen bir haber sitesinden çok medya eleştirisine ve fikir yazılarına öncelik veren bir sitedir.
Medya Günlüğü, bağımsızlığını göstermek amacıyla reklam almama kararını kuruluşundan bu yana ödünsüz uyguluyor.
FacebookBeğen
XTakip et
InstagramTakip et
BlueskyTakip et

Bunları da beğenebilirsiniz...

GünlükManşet

Türksat 3A emekli oluyor

Medya Günlüğü
14 Ağustos 2026
GünlükManşet

Serdar Akinan’ın vasiyeti

Medya Günlüğü
14 Ağustos 2026
EditörGünlük

Bugünkü köşe yazıları

Medya Günlüğü
14 Ağustos 2026
GünlükManşet

“Türkiye Osmanlı gibi tehdit!”

Medya Günlüğü
14 Ağustos 2026
Medya Günlüğü
Facebook X-twitter Instagram Cloud

Hakkımızda

Medya Günlüğü: Medya eleştirisine odaklanan, özel habere ve söyleşilere önem veren, medyanın ve gazetecilerin sorunlarını ve geleceğini tartışmak isteyenlere kapısı açık, kâr amacı taşımayan bir site.

Kategoriler
  • MG Özel
  • Günlük
  • Köşe Yazıları
  • Serbest Kürsü
  • Beyaz Önlük
Gerekli Linkler
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Telif Hakkı
  • Gizlilik Sözleşmesi

© 2025 Medya Günlüğü.
Her Hakkı Saklıdır.
Webmaster : Turan Mustak

Welcome Back!

Sign in to your account

Username or Email Address
Password

Lost your password?