Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın 23 Mart’ta yaptığı ve seçim kampanyasının en çok tartışılan açıklamalarından biri olan “anayasal çoğunluk” çıkışı, 7 Haziran seçimlerinin ardından yeniden gündeme geldi.
Paşinyan seçim sürecinde, iktidardaki Sivil Sözleşme Partisi’nin yalnızca seçim zaferi elde etmesinin yeterli olmayacağını, parlamentoda anayasal çoğunluğu sağlayacak üçte ikilik sandalye sayısına ulaşması gerektiğini söylemişti. Başbakan, bu çoğunluğun sağlanamaması halinde sonbaharda, hatta eylül ayında yeni bir savaş riskinin ortaya çıkabileceğini söylemişti. Ancak seçim sonuçları Paşinyan’ın partisini yeniden iktidara taşısa da Sivil Sözleşme anayasal çoğunluk hedefini gerçekleştiremedi. Parti hükümeti kurabilecek çoğunluğu elde ederken, anayasa değişikliklerini tek başına gerçekleştirebilecek süper çoğunluğa ulaşamadı.
Bu durum, seçim kampanyası sırasında yapılan açıklamaların yeniden tartışılmasına yol açtı. Muhalefet çevreleri, anayasal çoğunluğun yokluğunda hükümetin daha önce dile getirdiği güvenlik değerlendirmelerini nasıl açıklayacağını sorguluyor.
Siyasi iletişim açısından bakıldığında ise söz konusu açıklamalar, seçim dönemlerinde sıkça görülen maksimalist söylemlerin bir örneği olarak değerlendiriliyor. Seçmen mobilizasyonunu artırmayı hedefleyen kampanya dönemlerinde siyasi aktörler zaman zaman belirli hedefleri varoluşsal önem taşıyan meseleler olarak sunabiliyor. Bu bağlamda Paşinyan anayasal çoğunluk talebini de parlamenter bir hedef haricinde barış sürecinin ve ülke güvenliğinin garantisi olarak çerçevelenmişti.
Bugün gelinen noktada ise Ermenistan’da ne anayasal çoğunluk sağlanmış ne de seçim öncesinde dile getirilen karamsar senaryolar gerçekleşmiş durumda. Bu nedenle mart ayında yapılan açıklamalar, birçok gözlemci tarafından seçim atmosferinin yarattığı yüksek tansiyonun bir ürünü olarak değerlendiriliyor. Tüm sözü edilen ifadeleri kampanya retoriğinin bir parçası olarak okumak gerekiyor.
Önümüzdeki aylarda Erivan yönetiminin güvenlik politikaları ve Azerbaycan ile yürütülen müzakerelerin seyri Paşinyan’ın açıklamalarının ne ölçüde siyasi söylemi ne ölçüde stratejik değerlendirme olduğu tartışmasını daha da görünür hale getirecek.
Fotoğraf: primeminister.am
***
Medya Günlüğü sosyal medya hesapları:
