Zincirlerimizden başka kaybedecek neyimiz kaldı!

Zincirlerimizden başka kaybedecek neyimiz kaldı!

2 Haziran 2020 Salı  |   Mentor

Mesut Bakkal bir kitap yazmış; teşvik primi aldığını ve doping yaptığını itiraf etmiş. Sonra da “O dönem teşvik primi suç değildi” diye kıvırmış. At hapı alıp doping yaptığını itiraf ettiğini unutmuş sanırım! 

Bu ilk de değil, Mecnun Odyakmaz açıkladı, Ankaragücü'nün eski futbolcusu Melih Atacan açıkladı, eski Malatyaspor Başkanı Nurettin Güven açıkladı, Vahap Beyaz açıkladı, Fethullah Gülen bile açıkladı. 

Onların açıklamasına da gerek yok ,gözümüzün önünde oluyor. Adam hakem, daha doğrusu ahlaksız ve hırsız, maç yönetiyor. Tabii “yönetiyor” lafın gelişi, bildiğin maç sonucunu manipüle ediyor. Sonra da maçtan sonra lehine manipüle ettiği takımın hocası ile resim çektirmek için sıra bekliyor ve medya bu görüntüyü Fenerbahçe lehine olduğu için 1 yıl saklıyor. Çürümüş bile değil irin akıyor. 

VAR kayıtları çalınıyor herkes sus pus, MHK başkanları Fetöcü gazetelere Fenerbahçe aleyhine açıklama yapıyor, tık yok. 

Başka bir hakemin babası Süper Lig’de şampiyonluğa oynayan takımlardan birinden maaş alıyor, artık ne kadar dolgunsa… Uzun sözün kısası Türk futbolu kokuşmuş her yerinden irin fışkırıyor; o kadar ki FIFA etik koduna göre ne Yıldırım Demirören TFF Başkanı olabilir ne Nihat Özdemir ne de yukarıda anlatılan hakemler hakemlik yapabilir. Örnekleri çoğaltabilirim ama yürürlükteki UEFA ve FIFA kurallarına göre Türkiye Liginde oynanan maçlardan bir teki bile UEFA kurallarına göre "dürüst" değil. 

Beşiktaş TTF'ye başvuru yapmış, hayırlı işler! İçinde zerre samimiyet olmayan, dostlar alışverişte görsün, taraftar gazı alınsın başvurusu. 

Bu ülkede UEFA ve FIFA kurallarına göre çok açık kuralsızlıklar yaşanıyor, hiçbir sezon meşru değil, sonuçlar ısmarlama ama Fetö'nün kumpası dışında uluslararası kurumlara başvuru yok. 

Düşünsenize adaletsizlikten bu kadar şikayetçi olan Fenerbahçe bu rezillikler hakkından ne zaman uluslararası bir kuruma başvurmuş? Başvurmadı ne Aziz Yıldırım ne Ali Koç ne de Ahmet Nur Çebi. Başvuramazlar, hiçbirinde o yürek, o cesaret yok, hiçbiri yanmayı göze alamaz. 

Böyle bir başvurunun amacı da kazanmak değil Türk futbolundaki rezilliğe dikkat çekmektir, yapamazlar yapamıyorlar, yapamayacaklar. Peki siz adına futbol dediğiniz sonuçları önceden belli bir rezaleti niye izliyorsunuz ki, sonuçta şampiyonluk bir at hapına bakar! 

Bir Fenerbahçeli olarak Türk futbolunda sonuçların sahada alınmadığına, bundan da en çok Fenerbahçe'nin canının yandığına inanıyorum. Ben seyredecek, takip edecek, izleyecek bir şey göremiyorum; buyurun siz komediyi izleyin. 

Tek dileğim Fenerbahçe'nin bu pisliğin içinde olmaması. Fenerbahçe bu değil, Fenerbahçe bu ligde oynamamalı bütün sorunlarla yüzleşmeyi göze alıp bu kirin içine düşmekten vazgeçmeli ama öyle yürekli biri yok. O yüzden sistemin kölesi durumundayız; zincirlerimiz kırmalıyız. Zincirlerimizden başka kaybedecek neyimiz kaldı ki…