Yol var yürünecek

Yol var yürünecek

18 Nisan 2019 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Umutlu olmak güzeldir. 

Şu kadar milyon piyango bileti basılır, paranız bir tane almaya yettiği için şu kadar milyonda bir umutlu olursunuz. 

Kazanmayan numaralar ilan edilmediği için ne biletinizin numarası ne de sizin adınız gazete manşetlerine, televizyon ekranlarına çıkar. 

Olun ama umutlu. 

Umut güzeldir. 

Erciyesspor ya da KKTC’de Baf Ülkü Yurdu takımının taraftarısınız. Futbol seversiniz. 

Baf Ülkü Yurdu ile Real Madrid takımlarının bir turnuvada, örneğin Şampiyonlar Liginde karşılıklı maç yapma ihtimalleri yok. Hiç yok. İhtimaller hesabı ve laboratuvar gerçekliğinde olasılıklar hesabı yapan kuantum fizikçileri, mekanikçileri bu ihtimalin, Real-Barcelona maçı kadar olası olduğunu kanıtlayabilirler. 

Onlar kanıtladıkları ile kalsınlar ve lâkin BÜY- Real maçı imkânsızdır ve fakat bu imkânsızlık sizin BÜY veya Erciyesspor taraftarı olarak bir gün Real’i yenme umudunuzu yok etmez, edemez. 

Umut böyle bir şeydir işte. 

Yine de umutlu olun. 

Bakın BM Genel Sekreteri, Kıbrıs adasında tarafların federasyon konusunda bir uzlaşıya varabileceklerine dair umudunu koruyormuşşş. 

Kim yerleştirdi ise içine bu umudu, arkadaş işte o umudu koruyormuş. 

Adımız gibi biliyoruz biz hepimiz ki; gerek Kıbrıs adasında, gerekse Suriye’de veya dünyanın herhangi bir yerindeki savaşlar ve gerginlikler bu dönem için BM genel sekreterliğini yapan Guteres Bey'in hiç de umurunda değildir. 

BM bürokrasisinin günlük rutini içinde, sırası gelince Kıbrıs adasında, sırası gelince Suriye’de barış mutlaka sağlanmalıdır, bu konuda taraflara çağrıda bulunuyorum demek, BM genel sekreterlerinin ve onun görevlendirdiği, görevlendireceği bürokratların maaşlarını alma gerekçesidir, mesleklerini icra etmenin yolu, yöntemidir. 

Mesleklerini icra ederken de geçen süreler içinde, Andurulla ile Ayşe’nin, Cenk ile Hristodulis’in neler çektiği umurunda bile değildir. 

BM Genel Sekreteri canının her istediği maça şeref konuğu olarak giderken, ne Kıbrıs Türk gençlerinin spor- maç-müsabaka yasağı altında inliyor olması umurundadır ve ne de mutlaka bilip anlamaya çalışması gerektiği halde Mustafa Akıncı’nın MTG – Salamina ŞOV maçına niye gitmediğini- gidemediğini bilmek ve anlamak umrundadır. 

Mesleği neyse onu yapmakta ve karşılığında da, kendi memleketinde kalsaydı hayal bile edemeyeceği maaşı almakta, cakasını satmaktadır. 

Umut onun bize satmaya çalıştığı ekmek ve bu hayat bizim. 

Bizim hayatımızın yarını Guteress’den değil bizden sorulur. 

Biz Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Elenleri. 

Sorunu biz çıkardık, biz çözmeliyiz. 

Komşularımız çözüme yanaşmıyorsa, kendileri bilir. 

Yolumuz var yürürüz.