Yoganın 8 kolu

Yoganın 8 kolu

11 Ekim 2020 Pazar  |   Serbest Kürsü

Melek Ay

Yoga ile ilgili kadim bilgileri derleyen en önemli kitaplarından biri olan Patanjali'nin "Yoga Sutraları" kitabından ve kitapta anlatılan Yoganın sekiz kollu yolundan (Ashtanga) sözü edeceğiz bu hafta. 

Yoga Sutralar, yoganın sekiz kolu için “anga” terimini kullanır. "Ashta" ise sekiz demektir. Sekiz kol anlamında topluca “Ashtanga” denir. 

Yoga, antik dönemlerden filtrelenerek gelen ve kişinin kendisini fiziksel, ruhsal, düşünsel olarak geliştirmesini sağlayan çok rafine bir uygulamadır. Bu uygulama herhangi bir dinsel kavrayışın ötesindedir. Bu yüzden başlangıçta olmasa bile, uzun vadede yogayı felsefesi ile birlikte deneyimlemek daha etkili olacaktır.  

Doğru yoga uygulaması, beden ile zihnin uyumunu sağlar. Beden, zihin ve ruhun güçlenmesi sayesinde, kişiyi içsel arı bilgiye davet eder, daha yüce olan ile bağlantı kurmaya yönlendirir. 

İnsani değerler açısından kendimizi geliştirme şansı bulabileceğimiz yoga yolunda ilerlerken, davranışlarımız ve alışkanlıklarımız da değişmeye başlar. 

Patanjali 2. bölümde, bu değişimle birlikte istenmeyen sonuçlardan ve yanılgıların birikmesinden kaçınmak için, yoganın sekiz kolunun uygulanmasını öneriyor. Ancak o zaman, gerçek algıyı bulanıklaştıran engelleri aşıp aydınlanmaya ulaşmanın mümkün olabileceğini söylüyor. Bunun sonucu olarak algıda hata ve kusur olmayacağı ifade edilir. 

Anne karnındaki bir fetüsün gelişiminde, bütün uzuvların eş zamanlı ve birbirleriyle mükemmel uyum içinde büyüdüğü anlaşılmakta. Önce bir bacak veya bir kol gelişmez. Her şey eş zamanlıdır. Yogadaki bu sekiz kol da eş zamanlı ve birbiriyle uyum ilişkisi içinde gelişir. 

Sıralama dışsal ilişkilerden, daha derin ve saf olan incelikli içsel bakışa doğru ilişkilendirilmiştir. Kişi kendi uygulayacağı yoga programı için bu sıralamayı katı ve kalıplaşmış bir şekilde izlemek zorunda değildir. Kişiyi yoga öğretisine çeken ve uygulayımsal ihtiyacına yanıt veren kol hangisi ise, o kol izlenebilir.  

Bu sekiz kollu yol şu şekilde sıralanır; 

1. Çevremize yönelik tutumumuz (Yama) 

2. Kendimize yönelik tutumumuz (Niyama) 

3. Beden egzersizlerinin uygulanması, duruşlar (Asana) 

4. Nefes egzersizlerinin uygulanması, yaşam gücünün (Prana) kontrolü için yapılan çalışmalar (Pranayama) 

5. Duyuların dizginlenmesi, duyu ve duyguların dışsal nesnelerden geri çekilmesi (Pratyahara) 

6.  Zihni yönlendirme becerisi, konsantrasyonun geliştirilmesi (Dharana) 

7. Meditasyon, anlamaya çalıştığımız şey ile bir ilişki geliştirme becerisi (Dhyana) 

8. Aydınlanmaya ulaşma, kavranacak olan şey ile tam bir bütünleşme (Samadhi) 

Zihinde berraklığı elde etme sürecinin çok yavaş ilerlediğini hatırlamakta yarar var. Kişinin kendisini anlama yolcuğu başlangıçta acı verici olabilir. Zihnin acı verici sonuçlar üretmekten sorumlu olduğunu fark etmek ve yüzleşmek, bu yolcuğun ilk adımıdır diyebiliriz.  

Görünen dış ile gören iç arasındaki ayrımı netleştirebilmek dileğiyle... 

Namaste

Görsel: Halil Ocaklı