Yoga pratiği nerede başlar?

Yoga pratiği nerede başlar?

20 Eylül 2020 Pazar  |   Serbest Kürsü

Melek Ay

Öncelikle, her bireyin özünün eşsiz olduğu gerçeğinden yola çıkarak, yoga pratiğinde bir ön koşul ve tek bir reçete olmadığını, yoga pratiğinin bazı temellere dayandığını belirtmek isteriz. 

Yogaya, içinde bulunduğumuz koşullar nasıl ise oradan başlanabilir. Kişi vegan olabilir ya da olmayabilir, fiziksel yanılgılar içinde olabilir hatta yoldan çıkmış bir bağımlı bile olabilir. Nefes alan herkes yoga  yapabilir ancak herkes her tür yogayı yapamayabilir. 

Yoga öğretisi yazmalarında (Sutralar) her bireyin kendi bakış açısına göre, aynı dersten farklı edinimlere ulaşabileceği söylenir. Yoga durağan değildir çünkü her bireyin özü aynı değildir.  

Her birimiz zihni tarafından kısıtlanan “öz”leriz. İçimizdeki ego, kıskançlık, öfke, nefret, kızgınlık ve etiketlerimiz, Yoga'da "Maya" olarak bilinen illüzyon perdeleri yaratır, bizi varoluşumuzun bütüncül doğasından uzaklaştırır. Yoga uygulamaları egoyu ve nefsi beslemez, perdeleri açarak içsel doğayı besler. 

“Egon için kötü olan gün, ruhun için iyi bir gündür.” Jilian Michael 

Yoga pratiği, insanın kendi gerçekliği ile uyumlu hale getirildiği zaman keyifli bir yola dönüşebilir. Bu yolda bedenin zekasını aşamalı olarak uyandırıp, zihin açık hale getirerek ilerlenir ise, yogaya istediğiniz kapıdan giriş yapabilirsiniz. 

Yoga yapma amacımız; özümüzü kutsalla BİR olmaya yaklaştırmak, şeffaflık geliştirmek ya da daha büyük bir hoşnutluğa erişmek gibi bir başarıya veya hedefe odaklanmak olabilir. Amaç ne olursa olsun bu tamamen kişisel bir olgudur. 

Önce bedeni deneyimleyebilmek için, yoganın fiziksel egzersizleri olan duruşlar (Asanalar) ile işe koyulmak, en yaygın yogaya başlama yoludur. Amacımız başta bedenimizle ilgili rahatlama duyumsamak olabilir ancak her zaman Asana ile başlamak zorunda değiliz.

Nefes egzersizleri (Pranayama) veya meditasyon yaparak da başlanabilir. Ya da Patanjali’nin “Yoga Sutralarını” okuyarak başlayabiliriz. Bazen bir kitap okuruz ve pratik o an başlamış olur.  

Bu bir uyanıştır. Bu uyanışın sonucu olarak yoga, bireyi, öz farkındalığa yani kendi yolunu izleyebileceği bir bilinç haline davet eder. 

Hayat, ihtiyaç olanı yapmakla ilgili bir pratikler bütünüdür. Bu ihtiyaçlar farkındalık olmadan izlenemez.

Yoga pratiğine giriş yolu nasıl olursa olsun, bizi mutlaka birleştiren, tamamlayan ve dengeleyen birçok yeni yola da yöneltecektir.  

Düzenli, bilinçli ve yoğun bir eylemle yapılan pratikler, bireye önce bırakılması gerekenler üzerinden, ihtiyacı olmayanları eksiltmeye yönelik alan açar. Zihinsel, ruhsal, bedensel arınma başlar. Uygulamalar burada bireye dikkatini dağıtmadan ve bölünmeden, zihnini yönetme becerisi kazandırır. 

Arınma kıvılcımlarının etkisinin görülmesiyle birlikte başlayan bu yolculuk, dengede olmamıza ve hayatın getirdiklerine uyum geliştirmemize imkan sağlar. 

Patanjali’nin "Yoga Sutralar"ında, yaşamda neleri pratik etmemiz gerektiği yönünde bilgiler aktarılır. Buna göre, diğer insanlar ve canlılarla olan ilişkimiz, davranışlarımız, nefesimiz, enerjimizi doğru kullanabilmemiz, yoga duruşlarımız, meditasyon ve sağlığımız gibi detaylar, bizi varlığımızın bütünsel doğasına ulaştıran yoga pratikleridir.

İnsan olarak “rahmen” doğduğumuz bu dünyaya “kalben” tekrar doğabiliriz. Yoga pratiklerimizi işte bu bilinçle ve tüm insanlık için erişilebilir evrensel bir algı ile yapabilirsek, varlığın tekliği kavramanın sınırları aşılabilir demektir. 

Namaste...