Yıkılan binalar, öldürülen kadınlar

Yıkılan binalar, öldürülen kadınlar

1 Mart 2019 Cuma  |   Köşe Yazıları

Çöken yapılar, öldürülen kadınlar, kaybolan çocuklar, şiddet manzaraları… Bütün bunlar arasında bir bağlantı olduğunu düşünüyor olmalısınız siz de. 

Herkese aynı imkanları, fırsatları sunamıyoruz. Eğitimde eksiklikler var. Kurumlarımızı iyi çalıştıramıyoruz. 

Kimi çocuklar en iyi okullarda, en güzel imkânlarla geleceğe hazırlanırken, kimileri hala sokakta, tarlada. Okula gitse de ne alıyor, tartışmalı… 

Ülkenin kimi yerlerinde insanlar hak ettiği özgürlüğü yaşayabilirken kimi yerlerinde eline erkek eli değdi ya da bir erkekle görüldü diye aile meclisi kararlarıyla öldürülen kadınlar var. Oldu bunlar. Hala oluyor. 

Sonradan ağıt yakmayı, ah vah çekmeyi, televizyonlarda günlerce gündem yapmayı çok iyi biliyoruz. Ama bir binanın inşasında, teslimatında gerekli kontrolü yapamıyoruz. İyi çalışmayan sistemler, eş dost ilişkileri, rant hırsı devreye giriyor. 

Günlerce kaybolan çocukları konuşup, kahroluyoruz.  

Kimileri de her şeyi görmezden gelerek salim kalmaya çalışıyor.  

Üzülüp duruyoruz ama bu sorunlara bir kez olsun ciddi bir şekilde yaklaşmayı neden denemiyoruz? 

Çocukların annesinin babasının nasıl bir eğitim aldığı, ne kadar geliri olduğu, evde nasıl bir ortam olduğu, çocuklarına nasıl davrandığı, nasıl beslediği, toplumun çocukları, kadınları nasıl koruması gerektiği konusunda neden doğru düzgün kafa yormuyoruz? 

Bu işte bir tuhaflık var! Bir kez olsun şapkayı önümüze koyalım. Kurumlarımızı, eğitim sistemimizi yeniden oluşturalım. Adam kayırmacılığı, hamaseti, koltuk kapmak ya da koltuklarda daha fazla oturabilmek için başkalarını itham etmeyi bırakalım. 

Bütün bu olaylarda samimi tavır ancak şudur: Toplumun bütün kesimlerini, uzmanlarını, düşünürlerini bir araya getirmek. Bunları konuşmak, ne gerekiyorsa yapmak. İşleyen, tarafsız kurumlar oluşturmak. Bütün çocukların, gençlerin, kadınların, erkeklerin iyi bir eğitim alması için, kadınların özgürlüğü için ne gerekiyorsa, hangi kurumlar, hangi mevzuat oluşturulması gerekiyorsa, insanların nasıl bir eğitimden geçmeleri gerekiyorsa işte… 

Ciddi ve gerçekten vicdanlı olmamız gerekiyor. Sonrasında ekranlarda sızlanmaların, gazete sayfalarında klişe manşetlerin bu ülkeye faydası yok. Olmayacak…

Samih Güven

Yazının orjinalini ve diğer yazıları okumak için tıklayın