Yeşim Kantekin kendini dokuyor...

Yeşim Kantekin kendini dokuyor...

31 Ağustos 2020 Pazartesi  |   Serbest Kürsü

Adnan Genç, serbest gazeteci

Yurt içi veya yurt dışında, yaşamlarını sürdüren ve korona nedeniyle; çalışmalarını kendi özgün koşullarında farklı alan ve süreçlerde sürdürmek durumunda kalan sanatçılarımızla konuşmayı düşündük, bu kez. Burada ve/veya oradaki eğitimlerini sormak da gerekiyordu. Kendi özgün çevrelerinde iyi biliniyor ve izleniyor olsalar da; hem de şimdi bu aralarda, herkes kendi önünü net olarak görmeye çalışıyor. İki yabancı bir ülkede yaşayan genç müzisyen arkadaşlarımıza sorularımız olacak, üç de ülkemizde çabalayan arkadaşlarımıza sorular soracağız… Bugün koral ve vokal çalışmalarından bildiğimiz sevgili Yeşim Kantekin ile konuşacağız…

-Kısaca kendinizi tanıtmanızı istiyoruz, başlarken… Ülkemizde ve/veya yaşadığınız, bulunduğunuz ülkelerdeki eğitiminizden söz eder misiniz? Hangi okul veya atölyelerde ne eğitimi aldınız; ülke koşullarına göre, aldığınız eğitim sizce yeterli miydi; eğitiminizi yurt dışında sürdürdüyseniz; aldığınız sonuçlardan hoşnut musunuz? Ve bu bağlamda son bir ekleme daha yaparak, sorumu bitireyim: Acaba; amatör ya da profesyonelce yaptığınız çalışmalar; mesleğinizi ve işinizi ilerletmenizde katkı sağladı mı?

-1985 yılı İstanbul doğumluyum ve İstanbul'da yaşıyorum. Kocaeli Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümü mezunuyum. 
Kendimi tanımaya çalışma sürecimle müziğe olan ilgim paralellik gösteriyor. Ailemde müzikle yakın ilişki kuran kimse olmamasına rağmen Alevi bir aileden geliyor oluşumun müziğe olan ilgimi etkilediğini düşünüyorum. Geleneksel Alevi müziği ile başlayıp dünyadaki bütün etnik müziklere ilgim artarak devam etti. Bu sayede su an Anadolu'da yaşamış halkların dilinde şarkılar söyleyebiliyorum.

Kendimi tanımama vesile olan müziğe ilgim küçük yasta başladı ve okul koroları ile devam etti. Bir sure ASM müzik okulunda bono ve solfej dersleri aldım. Türkiye Folklor Kurumunda bir yıl Halk Müziği korosunda solist ve korist, Gürcü Sanatevi Cok Sesli Korosunda 3 yıl korist olarak yer aldım. Şimdi ise Yunan müzikleri söylediğimiz Dafnes Kadın Korosunda koristliğe devam ediyorum. Geçmiş yıllarda kendi kurduğumuz gruplarla çeşitli konserlerde sahne alarak solo çalışmalar da yaptım. Ayrıca şu an içinde bulunduğum Ezgi Dostları grubu ile ihtiyacı olan çocuklarla dayanışma amaçlı konserler düzenliyoruz. Bağlama öğrenme sürecim ise devam ediyor.

Müzikal anlamda maalesef okullu olamadım. Lakin hayatım daima bir öğrenme süreciyle geçti. Kendi uğraşılarımla edindiğim bilgiler elbette çok yetersiz; fakat müzik daima üzerine yoğunlaştığım ve daha nitelikli manada yoğunlaşmak istediğim bir alan. Amatör anlamda yaptığım her çalışmanın müzikal anlamda da geliştirici olduğuna inanıyorum.

-Uzmanlık bağlamında özgün bir çalışmaya katıldınız mı? ‘Master class’ denilen çalışmalara katılabildiniz mi? Acaba, geldiğiniz noktada siz(ler) eğitim veriyor olabilir misiniz?

-Hayır katılmadım. Kısa bir süre, (birkaç gün önce pandemi nedeniyle ölen, rahmetli) Cavit Murtezaoğlu'nun ses metodu ile yöntemi ile Veka Aler'den şan dersleri aldım ve yine Veka Aler'in vokal atolyesine katıldım. Diplomasız olmak eğitimci olmayı engelleyen bir hal, fakat bu anlamda çocuklarla çalışmalar yapmayı hep istedim. Bu anlamda anaokulu çağı çocuklarla dört aylık bir atölye çalışması yapma pratiğim oldu ve onlarla olan etkileşim kurmuş olmak bana çok şey kattı. Müzikal eğitim aslında hayatın her alanında karşılık buluyor benim için.

-Korona kısıtlamaları nedeniyle çalışmalarınızı hangi boyuta taşıyarak sürdürdünüz? Burada veya oralarda konser, festival, albüm çalışmalarınız oldu mu?

-Covid-19 salgını ile birlikte yaşadığım kısıtlanmayı bazı müzisyen arkadaşlarımla uzaktan kayıtlar yaparak asmaya çalıştım. Evdeki tutukluluk halimden uzaklaşmak için şarkı söylemek yine kurtarıcım oldu. Ayrıca üzerinde çaldığım kendi şarkılarımı tamamladım. Gelecekte onları da beni dinlemek isteyenlerle paylaşmak istiyorum. Bunun yani sıra bizim yörenin (Tokat yöresi) kadınları ile görüşerek derlediğim geleneksel bir türkünün kaydını müzisyen arkadaşlarımın desteği ile bu süreçte yaptık. Korona sureci kendi içinde bir yoğunluk yaşattı aslında sanırım hepimiz için öyle oldu. Bir çoğumuz için başka başka uğraşların tezahürü olarak yaşandı.

-Yaptığınız işler sizi yeterince hoşnut kılıyor mu; devamında neler yapmayı tasarlıyorsunuz?

-Maalesef hoşnut kılmıyor; çünkü şu ana kadar bir sebeple yapmak istediklerimi ertelemek durumunda kaldım. Bundan sonrası için umarım planladıklarımı gerçekleştirebilirim. Yakın vadede Merih Aşkın ile yaptığım bir "single" çalışma var, onu bütün müzik kanalları üzerinden yakında paylaşacağım. Bundan sonraki hayatımı müzikal çalışmalarıma daha çok yoğunlaşarak sürdürmeyi planlıyorum.

-Elbette ki yaşadıklarınıza ilişkin sosyopolitik değerlendirmeler de yapmak istiyorsanız, bunu okuyucularımız büyük bir hoşnutlukla öğrenmek isteyecektir. Deneyim ve paylaşmak, sahici ve kalıcı değerler yaratabilen bir etmendir…

-Dileğim sanatın herhangi bir dalına uzak yakın ilgisi olan herkese olması gereken imkânın tanınması. Nefes alabileceğimiz noktalara çok ihtiyacımız var, kimileri için müzik böyle bir şey. Nefes alıyoruz, böyle haykırıyoruz; fakat müzik yapabileceğimiz alanlar bizlere kapalı. Olanaklar çok kısıtlı, örgün eğitimde müzik eğitimi çok yetersiz. Müzik maalesef popüler müziğin tekelinde. Müzikal üretimler siyasetin ve popüler kültürün gölgesinde fark edilmiyor. Bu durumu ortadan kaldıracak, müzikal üretimi destekleyecek çalışmalar maalesef yok. Umarım bir gün herkes sanatın dünyasına katılabilme yolunda da adalete ve eşitliğe kavuşur. Bu biraz da sosyoekonomik sorunların çözülmesiyle paralel bir sorun.

***

Sevgili okur dostlarımıza bir ‘Son Söz’ olarak, kısacık bir şeyler demek istiyorum… Farkındaysanız; korona günlerinde sanat kesiminden dostlarımızın neler yaptığı veya yapamadığı konuları üzerinden konuşurken; önce tiyatrocular ve sonra da müzisyenlere kulak verdik. 11 bölümlük bir dizi oldu. Hemen söyleyip lafımı bağlayayım; Bu diziden amacım, söyleşi yaptığım herkes için hem tanıtım hem de dayanışma amaçlı işler yaptım. Elbette ki, ismi çok daha fazla bilinen sanatçılarımız ve süren etkinlikleri var. Ama onları ulusal basın fazlasıyla konuşuyor, konuşturuyor. Her günlerini yoğun emekle sanata veren dostlarımıza ve onlar için dayanışma göstermek isteyenlere binlerce teşekkür. Ne varsa esenlik adına, sanatta var. Adnan Genç


1. bölümü okumak için tıklayın

2. bölümü okumak için tıklayın

3. bölümü okumak için tıklayın

4. bölümü okumak için tıklayın

5. bölümü okumak için tıklayın