'Yeni normal' gazeteciliği

'Yeni normal' gazeteciliği

25 Temmuz 2020 Cumartesi  |   Mentor

Mentor

Şimdi ben şöyle yazsam; “ Tüpçü'nün tetikçisi Fenerbahçe düşmanlığı karşılığında ondan yüklü miktarda para alıyor, yoksa becerileri sınırlı ve yetersiz olduğu için başka türlü gazetecilik yapması mümkün değil...” Bu bir haber midir yoksa iftira mıdır? Elbette iftiradır ve hiçbir belgeye, bilgiye dayanmayan, sadece kendi kişisel hıncımı ve egomu tatmin ettiğim bir yazı olur o kadar.  

"Bir futbolcu yöneticisine Rolex hediye etti."  

Dersem bu haber olur mu? 

Peki "Tüpçü'nün tetikçisi yeteneksiz bir gazeteci ama patronuna yağcılık yaptığı için gazetecilik yapabiliyor" desem. 

Neymiş efendim belgesi olmazmış. O belgesi olmadan yazılabiliyorsa, Ben de "Bu haberi yapan rüşvet aldı ama belgesi olmadığı için ismini yazamıyorum" desem olur mu? Elbette olmaz. 

"Bir futbolcu yöneticisine Rolex hediye etti" haberini yapan Hürriyet’ten Mehmet Arslan 3 Temmuz'un önemli tetikçilerinden, Bip kadrosundan Fenerbahçe düşmanı olduğunu sokaktan birini çevirsen söyler. 

Bir haberin 5 unsuru olur, 5N 1K yani "ne, ne zaman, nerede, nasıl, neden ve kim"sorularının cevaplarını biliyorsan, kaynağına da güveniyorsan yazarsın. 

Bu haberde hiçbiri yok, sadece iftira o kadar. 

Bu gazetecilik değil tetikçilik olur. Goebbels taktiği olur. 

Mehmet Arslan’ın Fenerbahçe düşmanı olduğunu biliyorduk ama gazetecilik yapmadığını bir kez daha görmüş olduk. 

Abdi İpekçi’lerin, Çetin Emeç’lerin, Uğur Dündar’ların, ülkesinde bu çirkinliği yaşamak ne kadar ağır bir yük anlatamam ama yaşıyoruz.