'Yazsak da okuyan yok'

'Yazsak da okuyan yok'

19 Nisan 2019 Cuma  |   Günlük

Türkiye gazetesinin iki yazarı, Cem Küçük'le Süleyman Özışık iktidar yanlısı medyayı eleştiren ve toplumda etkisizliğinden yakınan yazılar kaleme aldı.

Küçük'ün yazısından bir bölüm şöyle:

"Bizim taraf sadece gelişmeleri izlese bile yeter. Herhangi bir şey yapmalarına gerek yok. Hatta mümkünse bizim taraf köşe yazarları AK Parti için mayıs ayının başına kadar hiç yazı yazmasa çok daha faydalı olur. Bırakın Kemalistler bol bol, “Ohhh nasıl yamulttuk” yazısı yazsın. Onları kendi hâline bıraksak zaten kendilerini ve Ekrem İmamoğlu’nu bitirecekler, merak etmeyin.

Yılmaz Özdil gibiler sayesinde, “Yok yok biz küsmüştük ama bunlar nasıl azgın böyle” diyen muhafazakâr halkımız, bizim taraf köşe yazarlarının bazılarının aşırı seviyede haksız saçma tavırlarını gördükçe yine AK Parti’den soğuyor. O sebeple hep birlikte bir süre yazı yazmayı bırakalım. Zaten yazılsa da okuyan yok."

Özışık'ın yazısından bir bölüm şöyle:

"Acı ama gerçek olan şu ki bugün bizim mahallenin medyasının bir Sözcü kadar Cumhuriyet kadar etki gücü yok! Bizim hiçbir yazarımızın Yılmaz Özdil kadar, Uğur Dündar kadar, Bekir Coşkun veya Emin Çölaşan kadar itibarı yok! Bu gazeteler ya da bu yazarlar çok mu matah isimler? Değil elbette. Ben başka bir şeyden bahsediyorum. ’Onların sesi daha gür, daha güçlü çıkıyor’ diyorum. Çünkü onlar, kendi adamlarını daha yukarı çıkarmak için çırpınırken, bizim mahallenin medya mensupları birbirinin paçasından tutup aşağı çekmeyi, kendi dava arkadaşının sesini kısmayı, ona iftira atmayı marifet sanıyor. 

"Nefis muhasebesi"

Gazeteci Fehmi Koru ise, "Medya kendini yerden yere vuruyor.. Yeni partiden önce yeni bir medya yapılanması gerekiyor galiba…" başlıklı yazısında şu karşı eleştiride bulundu:

"İlginç bir gelişme medyada yaşanıyor. İktidar cephesi (AK Parti ile MHP) bu seçimde de oyların yarıdan fazlasını aldığı halde, ancak ağır yenilgilerden sonra görülebilecek türden bir nefis muhasebesi iktidarın itibar ettiği medya camiasında kendini belli ediyor.

Tabii buna ‘nefis muhasebesi’ denilebilirse…

‘Bizim mahallenin medyası’ genel başlığı altına girebilecek ne kadar eleştiri varsa, yine kendilerini o mahallede gören eli kalemli kişiler tarafından dillendiriliyor. AK Parti’nin itibar ettiği medya AK Parti’yi yenilmiş kabul ediyor ve bu yenilginin faturasını kendisine çıkarıyor. 

Şöyle de denebilir: O medyada şu günlerde eleştiri bayrağı açanlar kendileri dışındakileri suçlama yarışındalar…