Yalnız savaşçı

Yalnız savaşçı

23 Aralık 2019 Pazartesi  |   Mentor

Maç öncesi Emre'nin sakatlanması ve orta sahanın ideal oyuncuları Ozan-Gustavo'nun yan yana oynaması ile zaten kadrosu yetersiz olan Beşiktaş'ın şansını iyice azaltmıştı. Sahada bir varlık gösteremediler, Fenerbahçe son topları biraz daha dikkatli kullansa 8-9 olurdu maç... 

Ama Cüneyt Çakır beni yanıltmadı, tribünden görülen penaltıyı pozisyona iki metre uzaktayken ve elle oynamayı görmesine rağmen VAR uyarısı olmadan veremedi. O kadarla da kalmadı, Beşiktaş'ın kayarak Fenerbahçeli oyunculara tabanla vurup sakatlamayı amaçlayan kural dışı ve kırmızı kartlık müdahalelerine sadece faul vermekle yetindi, ben en az 3 pozisyon saydım fazlası da vardır. Topsuz oyunda kasten dirsek atmayı sarı kartla cezalandırdı, burada hareketin şiddetinin hiçbir anlamı yok, önemli olan niyet, rakibe zarar vermek amacıyla kasıtlı hareket. Yan hakemine hakaret eden Burak Yılmaz'a kart bile gösteremedi. Beşiktaş'ın golünde aktif alanda bulunan Burak Yılmaz'ı görmezden geldi. Lens'i en az 3 kere atmalıydı. Ofsayt pozisyonlarında pozisyon sonuna kadar devam ettirilirken Fenerbahçe'nin tartışmalı bir pozisyonunda pozisyonu kesti, gol olsa VAR incelemesi olacaktı. Cüneyt Çakır'ın performansına Beşiktaş ayak uyduramadı, yoksa bana göre taraflı maç yönetti. 

Gündem yoğun, en önemli soru “Harcama limitindeki % 10'luk artışı kim istedi?” Fenerbahçe “Biz istemedik” dedi, dahası da TFF'ye  “İsteyenleri açıklayın” diye çağrıda bulundu. TFF'ye büyük sorumluluk düşüyor çünkü kapalı kapılar altında harcama limiti artışı isteyip kamuoyuna “Biz istemedik” diyen takımlar ve yöneticiler varsa bu ahlaki düşkünlüğü ve mücadeleyi masa başına taşımayı ifade eder. Bunu yapan her türlü gayri ahlaki yöntemi dener ve bu şüphe Türk futbolunu lekeler. Eğer TFF açıklama yapmazsa, o da buna ortak demektir. 

Bildiğiniz gibi Fenerbahçe çok uzun süredir Fetö denen bir şeytanla savaşıyor, üstelik bunlar bir dönem devletin ta kendisi idi, hala temizlenmediler ve futboldaki varlıklarını neredeyse eskisi gibi sürdürüyorlar. Fetö gitti ama iki nedenden Fenerbahçe'ye karşı sistemli devlet saldırıları bitmedi.  

Bunlardan birincisi kripto Fetöcüler, ikincisi artık devletin kendisi olmuş Trabzon lobisi. Sayın Cumhurbaşkanının Divan Kuruluna daveti hem Fenerbahçe'nin politik tarafsızlığı açısından hem de bunları devletin en üst makamına anlatmak açısından önemliydi ama "Beyaz Fenerbahçeliler" e bunu anlatamıyorsun. Yobaz sadece tekkede olmuyor, Cadde’de de çok var.  

Neyse yazıyı dağıtmayalım… 

Devletteki güçlü Trabzon lobisinin devamı olarak bir yandaş kanal yayın politikasını Fetö taktikleri ile donatıp Fenerbahçe düşmanlığı üzerine kuruyor. Tamamen yalan haberlerle rakip takım taraftarları ile Fenerbahçe'yi karşı karşıya getirip ülkeyi kaosa sürüklüyorlar ama bir vatansever savcı çıkıp bunlara “Ne yapıyorsunuz” diyemiyor maalesef. 

Fenerbahçe'nin derdi biter mi bitmiyor, içeride hala eski döneme bağlı adamlar var. Başkan cehenneme giden yolun iyi niyet taşları ile döşendiğini göremiyor ve acıdığı için bu insanları tutuyor. “Obradoviç istifa etti”, “Ersun Yanal ile Emre kavga etti” yalanının kaynağı bunlar. Bunların bilgilerini yayanların da sosyal medyada eski yönetime yakın insanlar olması ayrıca ilginç. Fenerbahçe'nin dışarıdaki düşmanları yetmiyormuş gibi içeride düşmanları var, başkan bunları bulup kulüpten uzaklaştırmak zorunda. 

Fenerbahçe yaklaşık 10 yıldır devletin içindeki unsurlara karşı mücadele ediyor, önce Fetö şimdi Trabzon lobisi yetmiyormuş gibi içeride hainler var, QTM azgınca saldırıyor. 

Ali Koç'un işi kolay değil, o yüzden zaman zaman eleştirsem de yanında olmak zorundayım, yanında olmak zorundayız. Türk tarihi böyle bir zulüm görmedi ve buna karşı savaşan bir başkanımız var. Destek olmak zorundayız. 

Not: Sosyal medyada etkileşim kurmak zor değil. Hindistan’da bir teknoloji şirketine 3-5 bin dolar veriyorsunuz spotify'da şarkılarınız da dinleniyor twitter’da gündem de oluyorsunuz. Bunu kullanan futbol takımları olduğuna eminim çünkü her konu hemen ve sistematik bir şekilde Fenerbahçe aleyhine gündem oluyor. Daha konu ortaya çıktıktan 1 dakika sonra Fenerbahçe'ye saldırı başlıyor. Popüler tweetlere bakın hep aynı adamlar. Koordineli ve teknoloji destekli olduğu çok açık. 1.7 milyon takipçili 12 Numara'nın bile tweetleri 1 dakikada gündem olmuyor ki twitter'daki en güçlü iletişime sahip hesaplardan biri. Türk futbolu hakikaten çürümüş, buna bile tevessül edecek kadar alçalanlar var. İnsan kendi adına utanıyor bu kadar mı ucuzladık…