Yakalama kararının gerekçeleri

Yakalama kararının gerekçeleri

13 Kasım 2019 Çarşamba  |   Günlük

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin Ahmet Altan'ı tutuklamaya yönelik yakalama kararı kamuoyuna açıklandı.

Mahkemenin kararında; "sanık Ahmet Altan'ın Taraf gazetesinin genel yayın yönetmeni olduğu, sanığın sıfatı, konumu, 15 Temmuz hain darbe girişiminde bulunan FETÖ'nün yayın organlarında bu örgütün amaçları doğrultusunda sürekli olarak açıklamalarda bulunduğu" hatırlatıldı. 

Mahkeme; sanık Altan hakkında CMK 98 ve 100. maddeleri gereğince tutuklamaya yönelik yakalama kararının çıkarılmasına oy birliğiyle karar verdi. 

Altan cezaevinden çıkar çıkmaz kaleme aldığı ilk yazısında koğuş arkadaşı olan Selman isimli bir mahkumdan söz etmişti. Bu kişinin soyadını yazısında geçirmeyen Altan, onun için 'oğlum gibi' demişti. Sonradan Selman denilen kişinin Fethullah Gülen'in ağabeyinin oğlu Selman Gülen olduğu ortaya çıktı. Fethullah Gülen'in yeğeni kılık değiştirmiş olarak lüks bir arabada yakalanmıştı.

Kararda şöyle denildi:

"Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından ise dosya yönünden FETÖ silahlı terör örgütünün 15 Temmuz 2016 tarihinde silahlı kuvvetlerine sızan mensuplarınca silahlı bir kalkışma ve darbe ihtimalinin kuvvetle muhtemelen görüldüğü dönemde Anayasal düzene karşı icra edeceği kalkışma öncesinde mutat siyasi muhalefet görüntüsü vermeye çalışmak ve örgütün sempatizan sınıfını oluşturan geniş halk kitleleri nazarından sözde meşruiyetini korumak amacına hizmet eder mahiyetteki gazetecilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan eylemlerin hiyerarşik yapısına dahil olmamak ile birlikte silahlı terör örgütüne yardım etmek suçunu oluşturacağı belirtilmiştir."

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin tutuklamaya yönelik yakalama kararında; "sanık Altan'ın Taraf Gazetesi'nin genel yayın yönetmeni olduğu, sanığın sıfatı, konumu, 15 Temmuz hain darbe girişiminde bulunan FETÖ'nün yayın organlarında bu örgütün amaçları doğrultusunda sürekli olarak açıklamalarda bulunduğuna" dikkat çekildi. 

Kararda; "Sanık Ahmet Altan suç vasfı değişmek ile birlikte eylem yoğunluğunun söz konusu olması dikkate alınarak hakkında kısmen teşdit uygulanmış neticeden 10 yıl 6 ay hapis cezası takdir edilmiş ve indirim maddesi olan TCK 220/7 maddesi takdiren uygulanmamıştır" denildi. 

Pişmanlık göstereceğine dair beyanlarının olmaması 

Kararda şöyle denildi:

"Sanık Ahmet Altan'ın sıfatı, tutuklu kaldığı süre, haber üzerinden birçok sempatizanı etkilemesi, aldığı ceza ve temyiz sürecinde cezanın aleyhine ağırlaşma ihtimali, pişmanlık göstereceğine dair beyanlarının olmaması, bir kısım aynı suç ile ilgili hakkında adli işlemler yapılan suç faillerinin yurt dışında firari olması ve ülkemiz aleyhine bir takım aleyhe söylemler ve lobicilik faaliyetinde bulunmuş olmaları, suçun kaçma şüphesi var sayılan katalog suçlardan olması, sanığın konumu, sıfatı eylemlerdeki yoğunluk, aldığı ceza miktarı, tutuklu kaldığı süre, eylemlerinin uzun süreye yayılmış olması dikkate alınarak adli kontrol tedbirlerinin harici davranışları da dikkate alınarak amaca hizmet etmediği, bu nedenle İstanbul Cumhuriyet Savcısı'nın sanık Ahmet Altan'ın tahliyesine yönelik yapmış olduğu itirazın kabulüne, Ahmet Altan hakkında CMK 98 ve 100. Maddeleri gereğince tutuklamaya yönelik yakalama kararının çıkarılmasına oy birliğiyle karar verildi."

(Medyaradar)