Venezuela krizine arabulucu aranıyor

Venezuela krizine arabulucu aranıyor

1 Nisan 2019 Pazartesi  |   Günlük

Venezuela’ya Rus askeri ve askeri malzeme gönderilmesi, ABD ile Rusya arasında zaten kötü in olan ilişkileri daha da gerginleştirdi.  

Rus televizyon kanallarında artık Venezuela'da Rusya ve ABD askerleri arasında çıkabilecek olası çatışmaların senaryoları ve sonuçları konuşuluyor. Venezuela olayıyla 1991 yılından bu yana ilk kez Rusya ABD’ye “Bak senin arka bahçene kadar gelirim” mesajını iletmiş bulunuyor. Moskova’daki siyasi yorumcular Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Batı'nın Rusya'nın arka bahçesindeki faaliyetlerine misillemede bulunmak için harekete geçtiği görüşünde. 

Şimdi herkes bu gerginliğin nasıl sonuçlanacağını merak ediyor...  

Geçtiğimiz aylarda merkezi ABD’de bulunan Ulusal Çıkarlar Merkezi Başkanı Dmitri Simes, iki ülke ilişkilerinin düzelmesi için ABD’li “derin diplomat” Henry Kissinger'in devreye girmesini istedi. Rus devlet televizyon kanalı Rossiya’da konuşan Simes, Moskova-Washington hattında gerginliğin iyice arttığı konusunda uyarıda bulundu. Ünlü Rus gazeteci Vladimir Solovyov'un "Peki kim arabulucu olabilir" sorusunu Amerikalı siyasi uzman şöyle yanıtladı:  

"Ne yazık ki ben bugün iki tarafa arabuluculuk yapabilecek ve her iki ülke için de saygın olan nüfuzlu, önemli bir dünya liderini göremiyorum. Tabii ki Rusya Devlet Başkanı Putin, Kissinger'la defalarca görüştü. Putin'in ona büyük saygısı var. ABD Başkanı Donald Trump da Kissinger'la defarlarca görüştü. Bildiğim kadarıyla ona büyük saygısı var."  

Eski dışişleri bakanlarından olan “ABD’nin karakutusu” lakaplı ünlü diplomat Henry Kissinger, Rusya-ABD hattında sık sık mekik dokuyor. Kissinger geçtiğimiz yıllarda da Washington-Moskova arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi  için devreye girmiş, Moskova'ya gelerek Putin'le defalarca görüşmüştü.  

2016 yılında Rus televizyonuna konuşan Kissinger, "Ortak bir hedef olmalı. Aksi takdirde durum daha tehlikeli hale gelir. Bana kalırsa Rusya ve ABD dünyada kontrol dışına çıkan bölgelerin olmasını, özellikle de küresel dengeyi tehdit eden bölgelerin olmasını istemiyor. Bu nedenle Rusya ve ABD daima diyalog kurmalı” diyerek iki ülkenin kalıcı diyalog kurması gerektiğini vurgulamıştı. 

Venezuela’daki gelişmeler ister istemez, 1962 yılında ABD ve Sovyetler Birliği arasında yaşanan Küba krizini akla getiriyor. "Küba Füze Krizi" ABD'nin Türkiye'ye, SSCB'nin ise Küba'ya nükleer füze yerleştirmesiyle başlamıştı. Dünyayı nükleer savaşın eşiğine getiren bu krizin çözümünde Amerikan ABC News'un Dışişleri Bakanlığı muhabiri John A. Scali ile KGB'nin ABD'deki istasyon şefi Aleksandr Feklisov önemli rol oynadı. Feklisov aynı zamanda Sovyetler'in Washington Büyükelçiliği'nde görevli bir diplomattı. Scali ise ABD Başkanı John F. Kennedy ailesine yakın bir isim idi. Feklisov ile Scali, ABD Başkanı Kennedy ve Sovyet lideri Nikita Kruşçev'in karşılıklı mesajlarını ulaştırdı. Her iki liderin mektuplaşması sonucunda bir uzlaşı sağlandı ve dünya olası bir nükleer savaşın eşiğinden döndü. İşin ilginç yanı, Scali aynı zamanda bir gazeteci olarak krizi takip ediyordu, ancak arabuculu olarak öğrendiği bilgileri kamuoyuyla hiç paylaşmadı. 

Şimdi uzmanlara göre, Moskova ve Washington'ın bugün de benzer bir uzlaşıya ihtiyacı var. 

Fuad Seferov, Moskova