Uyuşturucuda tehlikeli artış

Uyuşturucuda tehlikeli artış

23 Mart 2019 Cumartesi  |   Serbest Kürsü

Uyuşturucu maddeler, bedene girdiklerinde ruhsal, davranışsal ve bedensel değişikliklere neden olup, bağımlılık yapabilen maddelerdir. 

İçki, sigara ve her türlü uyuşturucu maddelere karşı olanların kurduğu Yeşilay Derneği madde bağımlılığını şu şekilde tanımlıyor: “Vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü hâlde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır. Bağımlı, madde kullanımına ara verdiğinde yoksunluk belirtileri yaşar. Zamanla madde kullanım sıklığını ve dozunu arttırır.”

İnsanlığa zararı olan bu maddeleri üretimlerini sağlayanların en büyük hedefi paradır tabii ki… Dünyanın bir numaralı gelir kaynağı petrol, ikincisi silah alım-satımı ve üçüncü gelir kaynağı ise uyuşturucudur. Şimdi uyuşturucunun üretim ülkelerine bir bakalım. 

Dünyada en fazla uyuşturucu maddeyi üreten ülkeler:  

Afganistan, Pakistan, İran. Bugün bu bölgeye haritadaki konumlarından dolayı "Altın Hilal" adı verilmiştir. Dünya afyon üretiminin yüzde 90’ı bu bölgede üretilmektedir.  

Myanmar(Burma), Laos ve Tayland’ın bulunduğu ve esrardan 20 kat daha fazla zararlı gençleri yaşayan ölülere dönüştüren kristal meth’in dâhil olduğu eroin üretiminin öne çıktığı bölgesine de "Altın Üçgen" deniliyor. Bu bölgeler küresel uyuşturucu merkezlerinin beşiği durumundalar.  

Kokainde Güney Amerika Kolombiya, Peru, Bolivya. Eroinin dünya çapında en çok üretildiği yerler Meksika ve Kolombiya’dır. Kokainin dünyaya yayılmasında Batı Afrika önemli bir durak ve depolama merkezi olarak öne çıkıyor.  

Ecstascy de ise Hollanda ve Belçika ana üreticiler. Bunları Polonya, Estonya, Litvanya üretici ülkeler olarak izliyor.  

Üretilen bu uyuşturucular tüm dünyaya nasıl yayılıyor, şimdi bu yol trafiğine bir bakalım isterseniz...

İpek ve Baharat yolu, günümüzde uyuşturucunun da takip ettiği güzergâhlar olarak görülüyor. Güney Amerika kokaini hariç, Hollanda ile Kuzey Avrupa'da imal edilen ecstasy ve captagon, "Altın Hilal"den (Afganistan-Pakistan-İran) gelen haşhaş ve afyon ile "Altın Üçgen"den gelen (Burma-Tayland-Laos) afyonunun dünyaya dağılma yollarının kesişim noktası Türkiye. 

Ülkemizin genç nüfusunu, aileleri, toplumumuzu tehdit eden UYUŞTURUCU sessiz ve derinden ülkemizde hızla yayılmaktadır. Gençlerimiz sosyal kimlik arayışları esnasında karşılarına çıkan dost görünümlü zehir tacirlerine güvenerek “bir kere denemekten bir şey olmaz” dediklerinde bu işin artık geriye dönüşü pek yoktur. 

Ülkemizde kullanılan uyuşturucu madde ilk sırada %77,99 ile esrar, ikinci sırada eroin %17,88 ile yer almaktadır. Günümüzde ne yazık ki esrar, ecstasy satıcıları sanki sokakta simit satıyorlarmış gibi adım-adım her yerdeler.  

Türkiye genelinde bugüne kadar kapsamlı bir uyuşturucu kullanım araştırması yapılmamıştır. Narkotiğin yakaladığı, emniyete düşen olaylarla sayılar açıklanıyor. Şöyle ki: 

“2016 yılında toplam 81.222 uyuşturucu olayı görülmüşken;  

2017 yılında yüzde 46 artış göstererek 118.482 olay meydana gelmiştir.” deniliyor. 

Uyuşturucunun ülkemizde hızla artış gösterme sebeplerinden biri trafiğin tam ortasında olan stratejik coğrafi bölgemiz olabilir mi?  

“Türkiye coğrafi olarak, üretim bölgeleri ile tüketim bölgelerinin arasında olup yasa dışı uyuşturucu ticareti açısından en önemli transit yol olarak adlandırılan “Balkan Rotası” üzerinde bulunmaktadır. Hem hedef hem de transit ülke olan Türkiye, Afganistan kaynaklı afyon ve türevleri, Avrupa kaynaklı psikotrop* maddeler ve bunların üretiminde kullanılan kimyasal maddelerin trafiğinden etkilenmektedir” (TUBİM,2017)   

T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının 2018 yılında yayımladığı "Türkiye Uyuşturucu Raporu"nda uyuşturucu trafiğinde eroinin Avrupa’ya dört ana kaçakçılık rotası üzerinden sevki sağlandığı belirtilmektedir.  

En önemli ikisi "Balkan Rotası" ve "Güney Rotası"dır. Ülkemizin dâhil olduğu en önemli güzergâh olan "Balkan Rotası"; Türkiye’den Balkan ülkelerine (Bulgaristan, Romanya veya Yunanistan) ve Orta, Güney ve Batı Avrupa’ya ulaşmaktadır. "Balkan Rotası"nda Suriye ve Irak’ı da kapsayan bir yan rota daha ortaya çıkmıştır. İran ve Pakistan’dan gelen nakliyelerin Avrupa’ya hava veya deniz yoluyla ya doğrudan ya da Afrika ülkeleri üzerinden geçerek girdiği "Güney Rotası" son yıllarda önem kazanmıştır. "Kuzey Rotası" ve güney Kafkaslar'dan Karadeniz üzerinden geçen rotalar da diğer rotalardır. 

Küreselleşme ve teknoloji sayesinde suç odakları daha organize ve çok uluslu ürkütücü çalışma sergiliyorlar. Uyuşturucu madde çeşitleri ise günden güne artıyor. Bir sonraki makalemde “uyuşturucu trafiği”ne, güneydeki çatışmalardan dolayı oluşan otorite boşluğundan faydalanan başta PKK/PYD/YPG ile DAEŞ gibi terör örgütlerinin Suriye’de captagon uyuşturucusu imalatlarına dikkati çekerek devam edeceğim. 

Yasemin Özben 

Kaynaklar: 

T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Türkiye Uyuşturucu Raporu, 2018 

Avrupa Uyuşturucu Raporu, 2018

Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Raporu, 2014, 

Yeşilay Derneği, 

kimyasalmaddebagimliligi.wordpress.com

Anadolu Ajansı 

*Psikotrop madde: Asıl olarak merkezi sinir sisteminde etkisini gösteren ve beynin işlevlerini değiştirerek algıda, ruh hâlinde, bilinçlilikte ve davranışta geçici değişikliklere neden olan kimyasal maddelerdir. (Vikipedi)