Uykusuzluk normalleşirken

Uykusuzluk normalleşirken

2 Temmuz 2020 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Cumhur Deliceırmak

Hiç düşündünüz mü yüz yıl önce uyku düzeni nasıldı diye?

Şimdiki gibiydi deyip geçmezden önce, çocukla erişkin uyku zamanlarının farklı olduğunu hatırlayın. 

Niye farklıdır? 

Artık çoktan eskimiş olan ve fakat kristal bir vazoymuş gibi kıskançlıkla saklanan 1 Mayıs sloganı 8-8-8'i ve acaba nedendi, hatırlayın. 

Sözüm ona 8 saat işte olacaktı işçiler, 8 saat uyuyacaklardı ve 8 saatleri de kendi özellerine kalacaktı. 

8-8-8'i ısrarla istiyordu işçiler çünkü günde 10-12 hatta daha fazla saat çalışıyorlardı. 

Direndiler kazandılar ya da kazandıklarına inandırıldılar ve fakat o günden bu yana ne düzenli olarak 8 saat uyuyan var ne de kendine özel 8 saat bulabilen, 8 saatle sınırlandırılmış mesai saati ise KKTC'de bile sadece devlet memurlarının bir ayrıcalığı.

Yüz yıl önce uyku düzeni nasıldı sorusuna yanıt değil okuduklarınız. 

Yüz yıl önceki uyku düzenini anlayabilmek için sinemasız, televizyonsuz bir yaşam biçemini göz önüne getirmek gerek. 

Sinema ve hele de televizyonun icadı ve yaygınlaşması insanlığın uyku düzenini mutlak olarak değiştirmiştir. 

Saat dokuzda başlayacak sinema gösterisine gitmeyi tasarlayan insanın uyku saatinin 8 saat olması olası olmadığı gibi, sinema sonrası gidilecek barın varlığı da uyku saatini daha da geriletmekte değil midir? 

Meyhaneler ve diskotekler ile bilumum kalabalık eğlenceler niye geceleridir?

İnsanların eğlenmesini de bir sektör haline getiren sermaye, kendine ait olan 8 saat zarar görmesin diye insanın dinlenmeye- uyumaya ayırması gereken 8 saatine saldırmış ve eğlenceyi de kendine kâr getirecek bir sektör olarak örgütlerken, 8 saatliğine kiraladığı emeğe halel gelmesin diye uyku saatlerini tarumar etmiştir. 

Hayret verici bir şey değildir ki emeklerini kiralayarak ömrünü sürdüren işçiler, emekçiler, memurlar dinlenme ve uyuma saatlerinin tarumar edilmesinden rahatsızlık duymuyor hatta memnun bile oluyorlar. 

Gündüzler torbaya girmiş gibi, büyük çoğunluğu ücretli maaşlı emekçiler, memurlar olan futbol taraftarlarının da uykularından dinlenmelerinden hem de haz içinde feragat ederek arenaları doldurmaları için hem maçları gece organize ediyorlar hem de televizyonlardan tabletlerden telefonlardan naklen yayınlayarak, evde ya da arenada 8 saati zevkle hırsızlıyorlar. 

Uyku düzeni insanlık tarihi boyunca şimdiki gibi değildi. 

Bir zamanlar doğaldı ve ilk fabrika düdüğü ile doğal olmaktan çıkarıldı, evrilmedi devrildi, normalleşti uykusuzluk.