Ünlü Rus doktorun Türk dedesi

Ünlü Rus doktorun Türk dedesi

12 Mayıs 2020 Salı  |   MG Özel

“Şu anda Rusya’nın 1 numaralı doktoru kimdir” diye bir soru sorulsa herhalde bütün Ruslar Aleksandr Myasnikov’u gösterir. Haksız da sayılmazlar, koronavirüs salgını nedeniyle Myasnikov, sadece Rusya’da değil, Türkiye dahil pek çok ülkede açıklamalarıyla medyada sıkça yer bulan, söylediklerine dikkatle kulak verilen ünlü bir sağlık uzmanı. 

10 parmağında 10 marifet bulunan Myasnikov (66), Rusya Koronavirüs Enfeksiyonu Kontrol ve Önleme Merkezi’nin sözcülüğünün dışında devlet televizyonu Rossiya-1 kanalında her sabah yayınlanan popüler "Doktora Sorun" programının sunuculuğunu da yapıyor. 

Ancak, toplumda çok sevilen ünlü doktorun Rusya dışında pek bilinmeyen ilginç bir yönü daha var... 

Rus medyasının sık sık konuk ettiği Myasnikov bir Rus kanalında dedesinin Türk, annesinin de Kırım Tatarı kökenli olduğunu açıkladı. Rus doktorun anlattığına göre, dedesi Halil 20. yüzyılın başlarında arkadaşlarıyla yoksullara yardım etmek amacıyla Anadolu’dan Kırım'a gelerek bir dini vakıf kuruyor. Halil dede daha sonra Kırım Tatarı bir kızla tanışıyor ve aşık oluyor. Myasnikov, "Ninem çok güzel kadındı. Adı Tevide’ydi” diye anlatıyor.  

Myasnikov'a göre, bu aşk sonucunda 16 Nisan 1927'de Kırım'ın başkenti Simferopol’de (Akmescit) Ülker adını verilen bir kız doğuyor. (Ülker adını sonradan Olga olarak değiştiriyor) Ama kısa süre sonra Sovyet yönetimi Türk kökenli olduğu için Halil'i hapsediyor. Eşi, hapishanedeki bir askere, "Eşim Halil yeni doğmuş kızını daha görmedi. Ne olur bırakın gelsin görsün" diyerek altınlarını veriyor ve bırakılmasını sağlıyor.

Tevide, serbest bırakılan eşinin evdeki duvarda asılı halının arkasına saklanan gizli geçitten kaçmasına yardım ediyor. Daha sonra üç kişilik aile Gürcistan sınırında Çoruh Nehri üzerinden Türkiye'ye kaçmaya çalışıyor. Ancak Sovyet sınır muhafızları aileyi fark ediyor ve ateş açıyor. Bunun üzerine anne 3 aylık kızıyla saklanıyor, Halil ise nehre düşüyor. Askerler öldüğünü düşünerek peşini bırakıyor. Ama Türkiye tarafında köylüler Halil’i nehirden çıkararak hayatını kurtarıyor.  

Myasnikov'un anlattığına göre, dedesi kendini kurtaran ailenin kızıyla evleniyor. Fakat geride bıraktığı ailesini hiç unutmuyor ve uzun süren zorlu bir araştırmanın ardından Sovyetler Birliği'nde kalan eşiyle kızının iznini sonunda buluyor. Türkiye'nin Moskova Büyükelçiliği aracılığıyla kızı Ülker (Olga) 1965 yılında Ankara'ya gelerek babası ile yıllar sonra buluşuyor. (Manşetteki küçük fotoğraf)

 

Ülker (Olga) Myasnikova

 

Myasnikov'un baba tarafından da ünlü bir Rus doktor aileden geldiği biliniyor. Örneğin büyük babası Aleksandr Myasnikov, Sovyet kardiyolojisinin kurucularından bir akademisyen, ayrıca dönemin Sovyet lideri Josef Stalin'i tedavi eden doktor heyetinde yer alıyor. Myasnikov'un annesi Ülker de (Olga) benzer şekilde bilimsel yayınları bulunan ünlü bir doktor. Myasnikov, annesi kısa süre önce 93 yaşında hayatını kaybedince sosyal medya sayfasında onunla fotoğrafını paylaşarak, "Annem benim Türk burunlu olduğumu söylüyor" diye yazmıştı. 

Myasnikov, televizyonda yaptığı sağlık programında kahvenin faydalarını anlatırken, "Ben Türk kahvesini tercih ederim çünkü annemin babası Türk" diyor. 

Annesi Ülker (Olga) Myasnikova da, "Olga Myasnikova'dan Sağlık ve Uzun Ömür İçin Reçeteler" ve "100 Yaşına Kadar Nasıl Bir Kadın Olarak Kalınır" kitaplarında Türk kahvesinden vazgeçmediğini, her sabah kahve yudumlayarak güne başladığını yazmıştı.

Fuad Safarov, Moskova