Ukrayna seçimleri: 'Çikolata Kralı' 'Turuncu Prenses'e karşı!

Ukrayna seçimleri: 'Çikolata Kralı' 'Turuncu Prenses'e karşı!

23 Mayıs 2014 Cuma  |   Günlük

Cenk Başlamış, Deutsche Welle Türkçe Servisi için Ukrayna'da Pazar günü yapılacak başkanlık seçimlerini kaleme aldı...
Ukrayna'da Pazar günü yapılacak erken başkanlık seçimleri, Sovyetler Birliği'nin dağılmasından bu yana geçen neredeyse çeyrek yüzyıla yakın sürede yönünü bulamayan, son dönemde ise Rusya ile Batı arasındaki çekişmenin tam ortasında kalan ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıyor.
Geçen yılın sonlarında Moskova yanlısı Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç'in Avrupa Birliği (AB) ile işbirliği anlaşmasını imzalamaktan vazgeçmesiyle başlayan olaylar zinciri Ukrayna'yı parçalanmanın eşiğine getirdi. Başkent Kiev'de AB yanlıları tarafından başlatılan gösterilerin silahlı çatışmalara dönüşmesinin ardından Yanukoviç şubat ayında ülkeden kaçınca Rusya kendisi için stratejik önem taşıyan  Kırım'ı ilhak etti ve Ukrayna'nın Rusların yaşadığı kimi doğu bölgeleri tek yanlı olarak bağımsızlık ilan etmeye başladı.
Bu koşullarda yapılacak başkanlık seçimlerine toplam 21 aday katılıyor. Anketlerde işadamı-politikacı Pyotr Poroşenko, kısa süre öncesine kadar tutuklu olan eski Başbakan Yulia Timoşenko, banker Sergey Tigipko, eski Savunma Bakanı Sergey Gritsenko ve Harkov eski Valisi Mihail Dobkin'in isimleri öne çıkıyor. Poroşenko'yu farklı önde gösteren anketlere göre Timoşenko'nun oyu yüzde 10, Tigipko'nun yüzde 6.7, Gritsenko'nun yüzde 6.5, Dobkin'in oyu ise yüzde 4.3 dolayında. Seçimi ilk turda kazanmak için kullanılan oyların yarısını almak gerekiyor. Bu gerçekleşmezse en çok oy toplayan iki aday 15 Haziran'daki final turunda karşı karşıya gelecek ve kazanmak için basit çoğunluk yeterli olacak. 
Böylece  yarışın, farklı anketlerde oyu yüzde 33-53 arasında görünen  Poroşenko ile Timoşenko arasında geçeceği anlaşılıyor. Ancak Rusya Bilimler Akademisi üyesi Viktor Moroneko, Moskova'da yayımlanan The Moscow Times gazetesine yaptığı açıklamada, "Ukrayna bizi daha önce de şaşırttı. Bence sonuçlar anketlerden çok farklı olacak"diyerek sürpriz beklediğini ima etti.

"Çikolata Kralı"

En çok şans tanınan aday olan 48 yaşındaki Poroşenko, 1.3 milyar dolarlık servetiyle Ukrayna'nın en zengin 7. işadamı. Sahip olduğu Roshen şekerleme zinciri nedeniyle "Çikolata Kralı" olarak da bilinen Poroşenko'nun politik deneyimi hiç de az değil. 2000'li yılların başında Moskova yanlısı lider Yanukoviç'i destekleyen Poroşenko, 2004 yılındaki "Turuncu Devrim"in ardından saf değiştirdi. Dışişleri bakanlığı dahil önemli görevlerde bulunan Batı yanlısı Poroşenko Rusya konusunda çelişkili mesajlar veriyor. Kırım'ı ilhaki nedeniyle Rusya'nın sert şekilde cezalandırılmasını isteyen Poroşenko, başkan seçilmesi halinde Moskova ile ilişkileri üç ayda onarabileceğini söylüyor. Poroşenko'nun en büyük avantajı, Rusya yanlılarının yaşadığı ülkenin doğu kesimlerinde kısmen taraftar bulabilmesi. Son gelişmelerin ardından Ukrayna ürünlerine ambargo uygulayan Rusya'nın engeline Poroşenko'nun çikolataları da takılmış durumda.

"Turuncu Prenses"

"Çikolata Kralı"nın karşısındaki en güçlü aday ise, "Turuncu Prenses" ya da "Gaz Prensesi" olarak tanınan karizmatik eski Başbakan Timoşenko. 2004 yılındaki barışçı halk hareketinin liderlerinden biri olan Timoşenko'nun başbakanlık koltuğunda oturduğu dönemde Rusya'ya girişi yasaklanmıştı. Yanukoviç iktidara geldiğinde ise, Timoşenko'yu Rusya ile imzalanan doğal gaz anlaşmasıyla ülkeyi zarara uğrattığı gerekçesiyle tutuklatmıştı. Cezaevinde dövülen 54 yaşındaki Timoşenko Yanukoviç'in iktidarı bırakmasının ardından üç yıl sonra özgürlüğüne kavuştu. Çok hırslı olduğu bilinen kadın politikacının en önemli eksisi hakkındaki yolsuzluk söylentileri. 

2 kritik soru

Ukrayna açısından biri güncel iki çok kritik soru bulunuyor: Pazar günü ülkenin doğu kesimlerinde seçim yapılabilecek mi ve yeni başkan dağılmanın önüne geçebilecek mi?
Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk ve Lugansk bölgeleri 11 Mayıs'ta yapılan tek yanlı referandumla bir çeşit bağımsızlık ilan etti. Söz konusu yerlerde pek çok resmi bina Rusya yanlısı silahlı ayrılıkçıların işgalinde bulunuyor. Donetsk'te Perşembe günü ayrılıkçıların düzenlediği silahlı saldırıda en az  16 Ukrayna askeri öldürüldü. Başbakan Arseniy Yatsenyuk, saldırılardan "seçimleri sabote etmek isteyen Rusya"yı sorumlu tuttu. 25 Mayıs seçimlerini boykot kararı alan Ukrayna'nın doğu bölgelerinde Pazar günü oylama yapılıp yapılamayacağı bilinmiyor.

"İç savaş"

Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden Yardımcı Doçent Şener Aktürk yaşanan çatışmaların aslında "düşük yoğunluklu iç savaş" olduğu görüşünde:
 ""Hepsi de son bir ay Mariupol, Odessa ve Donetsk'deki silahlı çatışmaların her birinde en az birer düzine olmak üzere yüze yakın ayrılıkçının öldürülmüş olması Mayıs 2014 itibariyla Kiev hükümeti ve ayrılıkçılar arasında düşük yoğunluklu bir iç savaş yaşandığı sonucuna varmamız için yeterlidir. Ölümlü şiddet, şiddet içermeyen siyasi kutuplaşmaya nazaran toplumsal bünyede çok daha derin ve en az bir kuşak sürecek yarıklar açar. Öldürülenlerin yakın çevresinden başlayarak Odessa ve Donetsk gibi güney ve doğu Ukrayna'nın en önemli iki ilinde Kiev hükümetinin meşruiyetini belki de yaşadıkları sürece hiçbir zaman kabullenmeyecek toplumsal öbekler oluşabilir. Şiddetin, merkezi hükümetler açısından uzun vadede hedeflediklerinin tam tersine evrilen bu sonucunu hep göz önünde bulundurmak zorundayız."

Çözüm federasyon mu?
Seçimi Poroşenko'nun kazanması halinde, Ukrayna'nın federatif bir yapıya dönüşmesi ya da isyancı bölgelere kapsamlı özerklik verilmesi bekleniyor. Söz konusu yerlerde Rusya yanlılarının bir bölümünün bile Moskova'ya bağlanmak istemediği biliniyor. Ukrayna'nın 42 milyonluk nüfusunun yaklaşık yüzde 17'sini etnik Ruslar oluşturuyor.
Dışişleri Bakanlığı eski Müsteşarı Özdem Sanberk, başkanlığını yaptığı Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu'nun (USAK) yayın organı Analist dergisinde Rusya'nın tutumunu ve Ukrayna'nın geleceğini şöyle değerlendirdi:
"Rusya Kırım'ın ardından işgali sürdürülebilir kılmak için Doğu Ukrayna'dan genişçe bir koridor da ele geçirmek isteyebilir. Hatta Doğu'dan bir parça koparmak yerine tamamını ele geçirmeyi daha mantıklı bulabilir. Rusya eğer bu doğrultuda hareket eder ve Ukrayna'nın doğusuna tamamen hâkim olursa Batıyla arasında gerginlik artar, fakat filmi geri sardırmak yine de mümkün olmaz. Çünkü aynen Kırım gibi Ukrayna'nın da aslında Rusya'nın yörüngesine dâhil olduğu algısı Batı kamuoylarına hâkim durumda."

"Uzlaşma hükümeti"

Koç Üniversitesi'nden Aktürk ise, biraz daha farklı düşünüyor:
 "Rusya, ABD tarafından Kıbrıs gibi Rusya'nın sıkı ekonomik ilişkileri olan bazı AB ülkelerinin de ikna edilmesiyle daha ciddi bir ekonomik ambargo ve kuşatmayla karşılaşabileceğinin farkında. Geçtiğimiz hafta Putin'in ziyareti sırasında Çin'le yaptığı yüz milyarlarca dolarlık anlaşma ise Rusya'nın Batı tarafından kuşatılma tehdidini bile yarabilecek alternatifleri olduğu mesajını vermesi açısından manidar. Fakat kanaatim odur ki, Rusya'nın gerçekten istediği Ukrayna'nın parçalanması değil, parçalanma tehdidini kullanarak Kiev'de Rus çıkarlarını da gözeten bir uzlaşma hükümeti kurulmasıdır."
Rusya'nın Ukrayna'daki gelişmeleri etkileme gücüne sahip bulunduğu doğru, ancak Moskova'nın hemen yanı başında  iç savaşla boğuşan bir ülkeyle komşu olmak istediği kuşkulu. Bu anlamda, Aktürk'ün de söylediği gibi, Ukrayna'nın bölünmesi Rusya'nın çıkarına görünmüyor.
Öyle anlaşılıyor ki, başkanlık seçimlerini kazanan liderin AB, NATO, Rusya ve ülkedeki Rus azınlıklarla ilgili tutumu Ukrayna'nın kaderini belirleyecek.

Cenk Başlamış

 

Etiketler:  Eleştiri Medya