Uğur Dündar çekildi

Uğur Dündar çekildi

9 Haziran 2019 Pazar  |   Günlük

23 Haziran İstanbul seçimleri öncesinde adayların televizyonda yapacağı tartışma programının moderatörü olması beklenen gazeteci Uğur Dündar'ın ani bir kararla çekildiğini açıklaması yeni bir polemik başlattı. Dündar moderatörlüğe talip olan gazeteci Cüneyt Özdemir'e destek verdi.

Kararına gerekçe olarak, "her iki adaya ve demokrasimize zarar verebilecek bir takım hazırlıklar yapılması"nı gösteren Dündar'ın Twitter hesabından yaptığı açıklama şöyle:

"Tarihi 31 Mart seçimleri öncesinde, Sn.B.Yıldırım ve Sn. E. İmamoğlu’nun katılacağı açık oturumun moderatörlüğü için her iki adayın da ismim üzerinde uzlaşmaları, onurla sürdürdüğüm 50 yıllık meslek hayatımın manevi madalyalarından biri olmuştur. 

Halkımızın yıllardır Türkiye’nin en güvenilir ismi olarak tarafıma gösterdiği güvenin, siyasi kutuplaşmanın zirveye çıktığı bu dönemde ve böyle önemli bir konuda her iki aday tarafından paylaşıyor  

Kendime ve toplumuma karşı duyduğum sorumluluğun bilinciyle, bu açık oturumda adaletin terazisini milim saptırmayacağıma ve geçmiştekilerde olduğu gibi, her iki tarafın da yayın sonrasında teşekkürleriyle karşılaşacağıma en ufak şüphem yoktur.

Bunlarla birlikte... 

Moderatörlüğüm üzerinden her iki adaya ve demokrasimize zarar verebilecek bir takım hazırlıklar yapıldığını görüyor ve bu sebeple 50 yıldır ödünsüz bağlı kaldığım evrensel yayıncılık ilkeleri gereği moderatörlük yapmama yönünde aldığım kararı kamuoyuna saygıyla arz ediyorum."

Daha önce moderatörlük için Habertürk sonucusu Didem Arslan Yılmaz istekli olduğunu açıklamıştı. Dündar'ın çekilme kararının ardından gazeteci Özdemir, "Eğer bana çağrı olursa tarihi zirveyi yönetmek isterim" açıklamasında bulundu. Özdemir, Twitter'daki takipçilerine, "Eğer destekliyorsanız #tarihizirveyicüneytözdemiryönetsin arkasına da muhakkak @BA_Yildirim ve @ekrem_imamoglu 'nu eklemeyi unutmayalım..." diyerek etiketleme çağrısı yaptı.

Dündar ise, "Neden olmasın? Bu işi yapabilecek bir avuç meslektaştan biridir Sn. @cuneytozdemir ... 
Onun da başarıyla yöneteceğine inanıyorum" diyerek Özdemir'e destek verdi.

Yıldırım'ın açıklaması

Bu gelişmeler üzerine Yıldırım yaptığı açıklamada, "Uğur Bey’in kararına üzüldüm. ‘Adaylar ve demokrasi zarar görür’ diyor. Ne gibi bir zarar, anlamadım! O soracaktı, biz cevaplayacaktık. Umarım bu kararda “birilerinin” baskısı etkili olmamıştır” dedi.

Bu açıklama üzerine Dündar Twitter hesabından şu paylaşımda bulundu:

"Baskı yapıldığı ve o nedenle moderatörlükten vazgeçtiğime yönelik spekülasyonlar dolaşıyor.Tanıyanlar bilir ben, hiçbir baskıya pabuç bırakmam. Ayrıca kimseden de asla böyle bir girişim gelmedi. 

Kararımın tek nedeni;Türkiye’deki kutuplaşmadır. Ülkemiz acilen normalleşmelidir. 

Yok efendim canlı yayın olmasın denilmişmiş, baskılar yapılmışmış!.. Mış…Mış…Mış… Geçiniz bunları. Hepsi hayal ürünü… Hiçbiri doğru değil. Ne dediysem o… Gerekçem çok net biçimde tweetlerimde var!..”

Haluk Şahin'in görüşü

Dündar'ı yakından tanıyan gazeteci Haluk Şahin ise Facebook sayfasından şu paylaşımda bulundu:

"Yıldırım ile İmamoğlu arasındaki televizyon moderatörlüğünü yapmaya en layık ve ehliyetli kişi kuşkusuz Uğur Dündar’dır. Kendisi de bu göreve talip olmuş, yapılan teklifi kabul etmişti. 

Ama sonra vazgeçti. 

Niçin mi? Çünkü Türkiye’de siyaset hasta. Çünkü Türkiye’de toplum hasta. 

Bunları kendisiyle konuşmadan yazıyorum: 

Uğur Dündar eğer fevkalade hazır ve ehliyetli olduğu bu işi yapsa çok ağır bir saldırı kampanyasının ve özellikle sosyal medya lincinin hedefi haline getirilecek, lime lime edilecekti. Üstelik bu tek taraflı değil, iki taraflı olacaktı. 

Sonucun tüm sorumluluğu üzerine yıkılacaktı. Vayy, şu soruyu niçin sordun, şu soruyu niçin sormadın, şu soruyu ne maksatla sordun, ya şunu ne maksatla en sona sakladın, vb. vb. 

Yedi sülalesinden girilecek, yemek faturalarından çıkılacaktı. Uydurma, hakaret ve iftirada sınır tanımayacaklardı 

50 yıldır bu işi başarıyla yaptığını kanıtlamış, yaşını başını almış bir kişi böyle bir iğneli fıçıya girmeyi niçin kabul etsin? 

Toplum olarak başlıca ruhsal hastalığımızın paranoya (evham) olduğunu yıllardır yazarım. Bu kalıtsal hastalığımız sosyal medyanın tahriki ile iyice azgınlaştı. Sürekli olarak birilerinin bize kötü bir şeyler yapmasını bekliyoruz. Sürekli olarak her şeyi başkalarının parmakları ve hayali “proje”leri ile açıklıyoruz. 

Ve, böylece, aklımız sıra, sorumluluktan kurtulmuş oluyoruz. 

Ne bölünmesi; karşılıklı konuşamayacak haldeyiz! 

Türkiye’nin acilen tedaviye ihtiyacı var. Türkiye’nin acilen pencerelerini açıp içerisini havalandırmaya, çekmecelerde birikmiş eski şişeleri atmaya, kokuşmuş köşeleri dezenfekte etmeye ihtiyacı var. 

Klasik demokrasinin kurucu bilgeleri bu nedenle iktidar süresini azami sekiz yıl ile sınırlamışlardı. Yoksa iktidar çürütür diyorlardı. 

Türkiye’de çürüme had safhada. Her yanı sarmış durumda."

"Dost görünen..."

Moderatörlüğü üstlenmek isteyen ilk isim olan Habertürk spikeri Didem Arslan gelişmelerle ilgili olarak şu açıklamayı yaptı:

"Mesleğimin gereği 17 yıl sonra iki adayı Sayın @BY ve Sayın @ekrem_imamoglu’nu @HaberturkTV ‘de Türkiye’nin Nabzı’na davet edip, canlı yayında birlikte özgürce tartışmaları yönünde bir çağrım olmuştu. Böyle bir yayını baska bir kanal ve tanımadığım bir rejide yapmak istemezdim. 

Bu süreçte tek kazancım, dost görünen ikiyüzlüleri tanımak oldu. Meslekteki ve bu süreçteki tanıklıklarımı çoook ilginç ayrıntıları yazmakta olduğum kitabımda okuyacaksınız... 

Bu yayını değerli meslektaşım @KucukkayaIsmail’nın en iyi şekilde yöneteceğine inanıyorum , kendisine başarılar diliyorum. Başından beri söylüyorum, önemli olan demokrasimize büyük katkısı olacak bu yayının yapılacak olması. 

Moderatör kim olacak diye günlerdir süren gereksiz tartışma ortamında, başta sevgili @YZGLLDGN , @siring ve @mak_cen başta olmak üzere kadın meslektaşlarıma gösterdikleri destek için çok teşekkür ediyorum."