UEFA ve Fenerbahçe

UEFA ve Fenerbahçe

23 Ağustos 2019 Cuma  |   Mentor

Fenerbahçe'nin daha fazla transfer yapacağı düşünüldüğünden gündemin gözde konusu UEFA FFP yani birebir Türkçe'ye çevirirsek “Finansal Dürüstlük Kuralları.”  

Nedir "dürüstlük"le kastedilen? 

Amacı herhangi bir yatırımcının veya para babasının mali gücünü kullanarak futbolun rekabet ortamını bozmasına ve kulüplerin borç batağına düşerek bağımsızlıklarını kaybedip kötü niyetli ellerde kullanılmasına engel olmak.  

Ülkemizden örneklemek gerekirse, Fetö gibi suç örgütlerinin futbolu kullanıp bazı batık kulüpleri ve futbolcuları ele geçirip bundan propaganda olanağı yaratmasına ülkenin masum insanlarını öldürmesini engellemek. 

Gördüğünüz gibi kolay bir şey değil, futbolsever bir para sahibi ile amacı futbolu kullanmak olan kötü niyetli birini ayırmak kolay değil, paranın rengi kimin elinde olursa olsun aynı, o yüzden bunu yapmak uzmanlık gerektirir. 

Bu nedenle sosyal medyada kalemi eline alanın bu konuda yazdıklarına inanmayın. 

Her şeyden önce Fenerbahçe'nin yaptığı açıklamada boşluklar var, tam anlamıyla bütün detaylar anlatılmamış. Çok doğal ve normal, Fenerbahçe'yi karalamak için UEFA'ya koşmayı bekleyen ve rekabeti saha dışına taşımayı alışkanlık haline getirmiş bir varoş futbol kültürü varken bu kadarı bile fazla. 

Şunu söylemekte yarar var: Ali Koç ve global ilişkileri düşünüldüğünde eğer bu ilişkilerini diğerleri gibi kullansa Türkiye'den hiçbir kulüp UEFA turnuvalarına katılamaz, Fenerbahçe de ceza falan almazdı. Agnelli'nin ortağı (UEFA İcra Kurulu üyesi) UEFA sponsorların çoğunun iş arkadaşı olan biri  için bir iki telefon etmek hiç zor olmazdı. Ama yapmaz çünkü onun da Fenerbahçe'nin de önceliği rekabetin sahada ve ahlaklı olmasıdır. 

Ali Koç sadece Fenerbahçe için değil çürümüş Türk futbolu için de umuttur. 

Fenerbahçe'nin FFP cezası açıklamasından net anladığımız şunlar; 

1 - Fenerbahçe artık anlaşma kapsamında değil, genel hükümlere tabi. Sadece 2019-2020 ve 2020-2021 sezonlarında oyuncu kısıtlaması var. Bu kısıtlamaya uyulmazsa ilave ceza gelebileceği iddiaları asılsız ve cahilcedir. Çünkü Fenerbahçe'nin yürürlükten kalkan anlaşmasını okuduğunuzda göreceksiniz ki UEFA turnuvalarına oyuncu tesciline getirilen kısıtlama zaten cezadır. Amacı da FFP'ye uyan kulüpleri ödüllendirmek uymayanları turnuvalarda daha az oyuncuyla oynamak zorunda bırakıp cezalandırmaktır. 

2- UEFA gelirlerinden iki milyon euro ceza kesilecek. 

3- Eğer 15 Ekim 2019'a kadar bankalarla anlaşırsa cezası bir milyon euro olacak. 

Bunlar çok açık ancak açık olmayan noktalar da var. 

Fenerbahçe'nin 2019-2020 sezonunda genel hükümlere göre denk bütçe kontrolüne tabi tutulacakmış!? Bu ifadenin açıklanmaya ihtiyacı var çünkü genel hükümlere göre zarar limiti beş milyon euro, eğer sermaye artırımı yaparsanız bu limit 30 milyon euro ama buradaki problem, inceleme döneminin üç yıl ve rakamlarında kümüle olmasıdır.  

Yani bu açıklamadan Fenerbahçe'nin 2019-2020 sezonu denk bütçe limitini anlayamıyoruz, anlamak da mümkün değil. Eğer UEFA yazısı da böyleyse bu Fenerbahçe lehine bir sonuç yaratır çünkü Disiplin Komitesi genel hükümlerde yazılı olmayan bir kural koyamaz ve Fenerbahçe üç yıl daha rahat demektir ama detayda bir bilgi olabilir, bu sadece benim yorumum. 

Gördüğünüz gibi Fenerbahçe'nin UEFA sonuçları oldukça başarılıdır. Bunun nedeni Ali Koç ve ekibinin müzakere gücü olduğu kadar Fenerbahçe'yi ailesinden gören taraftarının bağlılığıdır. 

UEFA'nın çok önem verdiği taraftar kaynaklı gelirlerde açık ara önde olan Fenerbahçe bunun üzerine “FenerOl”u koyunca bundan çok etkilendikleri açık. 

Önümüzdeki dönemde Fenerbahçe'nin UEFA raporlarına gireceğini ve tüm takımlara örnek gösterileceğini düşünüyorum. 

Ben bazılarının yerinde olsam Koç'a saldırıp sabrını zorlamazdım, şu an sıradan bir taraftar gibi davranan Ali Koç'u bir fanatik gibi davranmaya zorlarsanız ne UEFA ne de Avrupa görürsünüz. 

Üstelik UEFA'da döndürülen dolaplar henüz zihinlerde çok taze iken bu yola girmez, rekabeti saha dışına taşırıp kendi sonumu hazırlamazdım.