Ucu sana da dokunur tatlım!

Ucu sana da dokunur tatlım!

13 Haziran 2019 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Diyelim ki sen politikadan hoşlanmıyor ve bu konularla hiç ilgilenmiyorsun.

"Amaaan, ben mi kurtaracağım ya memleketi?" diyor ve kendi küçük dünyanda hiçbir zarar görmeden yaşamaya devam edeceğini zannediyorsun.

I-ıh! Maalesef öyle olmayacak. Memleket senin ilgisizliğin yüzünden şu anda bulunduğun noktadan ileri gitmeyecek, en azından bunu söyleyebilirim. Hatta daha kötü olacak.

Onun dışında zaten politik her karar seni ilgilendirecek bir şekilde.

Mesela seni direkt ilgilendiren bir karar çıkacak Meclis'ten. Bu karar senin, diyelim ki sosyal güvenceni etkileyecek. Belki sağlık sisteminden yararlanmanla, belki eğitiminle ilgili olan bir karar olacak bu, belki hukuksal güvencenle ilgili. 

Bir bakacaksın, bu kararlar seni bağlıyor, hareket alanını kısıtlıyor, özgürlüğüne doğrudan müdahale var, istemediğin şeyleri yapman, sevmediğin şekilde davranman kanunla karara bağlanıyor!

Durup dururken borçlanmış bile olabilirsin devlete! Olmaz deme, oluyor, hiç duymadın mı etrafından? Bir dahakine çilekli pastanı yiyip kapuçinonu içerken kulak kesil bak, neler dönüyor, neler.

"Benim param var, durumum iyi, ne diye güzel kafamı bunlarla yorayım yahu?" diyorsundur belki. 

Sana yine kötü bir haberim var; o paran bir gecede yok olabilir. Hatta yastığının altında saklasan bile! 

Eh, para politikası diye bir şey de var nitekim ve anlamasak da, dolar indi, çıktı, hopladı, zıpladı diye duyduğumuzda önemli (!) kişilerin gösterdikleri tepkilerden bunun önemli olduğunu çıkartabiliyoruz değil mi?

Yani bu senin cebindeki paranı direkt etkileyecek tatlım, maalesef.

Sen kendi dünyandan bakıyorsun etrafa belki. Ama dünya, nasıl desek, beşten, ondan, yirmi beşten filan daha büyük ve de insanlık, daha gelişmiş ülkelerde bambaşka yerlere yönelmiş durumda. "Bana ne?" deme, seni de etkileyecek bunlar. Mesela belki bambaşka, yepyeni bir ekonomi-politik sistem gelecek, yeni enerji kaynaklarının kullanımına geçilecek, başka gezegenlere taşınılabilecek! Bunun bütün dünyayı olumlu ya da olumsuz -senin devletinin politikalarına bağlı olarak- etkileyebileceğini düşünsene bir!

"Ohooo, o zamana kadar ben ölürüm" deme, ömür de uzadı hem artık.

Gerçi uzasa da insan ömrü işte, bize upuzun gelen bir zaman dilimi, aslında kısa hayatlarımızda ne kadar yer tutuyor ki? Zaman da çok çabuk geçiyor, bir bakmışsın 50'lerindesin ve emekli olduysan, belki de sağlık sorunların başladı? "Özel sigortam var benim, rahatım ben" mi diyorsun? Üzgünüm, yine de devletin politikalarına bağımlısın, bakmışsın bir kanun çıkarmışlar, prim kapsamına giren sağlık problemleri sınırlandırılmış! Ya da ihtiyacın olan ilaç ülkemizde bulunmuyor ve dışarıdan da getirtemiyorsun! Olmaz olmaz deme, oluyor!

"Yaa, en olmadı kaçarım bu ülkeden, giderim Evropa'ya" diyorsundur belki.

Ama işte dedim ya, dünya da değişiyor. Onların da değişen yönetimleri var, değişen kanunları, değişen değerleri var. Bir bakmışsın sana vize verilmiyor. Kişisel olarak senin yüzünden değil elbette, senin devletinin yönetimi, uygulanan dış politikalar v.s. yüzünden. Olmaz olmaz deme, oluyor! 

Kısacası politika/siyaset, sen görmezden gelmeye çalışsan da hayatın her alanında var. Hayat başlıca politik denebilir belki de. Platon ne demiş?; "Siyasetle uğraşmamanın cezası, sizden daha aptal olanlar tarafından yönetilmektir."

Aptal değiliz nitekim...

Sevgiler,

Not: Bu yazı Medya Günlüğü'nde daha önce yayınlanmıştır.