Türklük Rumluk, Hristiyanlık Müslümanlık

Türklük Rumluk, Hristiyanlık Müslümanlık

17 Eylül 2020 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Cumhur Deliceırmak, Girne

Niyazi Türkçenin içine doğdu. 

Annesi babası Türkçe konuşuyordu. 

Yunanca konuşan komşuları da vardı. 

Niyazi Kıbrıs adasının bir köyünde doğdu. Niyazi uzun yıllar İngilizceyi sadece radyodan duydu. 

Niyazi doğduğunda Kıbrıs adası İngiliz sömürgesi idi. 

Aradan yıllar geçti, Niyazi okullar okudu üniversiteler bitirdi, tezler yazdı prof. filan oldu. 

Niyazi, Kıbrıs sorunu hakkında kitaplar da yazdı. 

Ve o kitaplardan birinde, doğduğu köyde "Müslümanlar ve Hristiyanlar yaşardı, Türklük Rumluk yoktu" diye yazdı. 

Niyazi doğduğunda Grivas Komutasındaki EOKA 200'den fazla Kıbrıs Elen’ini ve onlarca Kıbrıs Türkü'nü katletmişti. 

1958'de doğdu Niyazi ve Niyazi doğduğunda, Kıbrıs sorunu en az iki defa BM Genel Kurulunda, "Kıbrıs’ın self determinasyon yolu ile Yunanistan’a bağlanması amacı ile Yunanistan ve Makarios tarafından götürülerek görüşülmüş, Türkiye’nin karşı çıkışı ve yıllar sonra CTP'nin kurucusu ve ilk Genel Başkanı olacak olan Ahmet Midhat Berberoğlu’nun da aralarında bulunduğu 4 kişilik Kıbrıs Türk heyetinin Enosis’e karşı can siperane mücadeleri ile reddedilmişti, yıl 1954 idi ve 1954'den 4 yıl sonra doğan Niyazi, yıllar sonra yazdığı kitaplarında "Kıbrıs adasında Türklük Rumluk yoktu, Müslüman ya da Hristiyandık" diye yazabildi. 

Ağlanacak derecede gülünç bir iddia bu. 

1955'de kurulan EOKA'ya rağmen "Kıbrıs adasında Rumluk yoktu" diye yazabilmenin dehşet verici gafletini boş versek bile, prof. unvanlı bir bireyin, dinsel kimlikleri kültürel milli kimliklerin önüne koyması gariplikten çok öte bir durumdur. 

Fransa devletinin, Fransızların kendisini şövalye payesi ile payelendirdiklerini bize anlatırken aynı Niyazi, bu payenin kendisine Hristiyanlar tarafından verildiğini söylemiyor, Fransızlar diyor. 

Merak edilmez mi Fransa’nın, Fransızların Cezayir katliamlarına da "Hristiyanlar Müslümanları katlettiler" diye mi baktığı. 

Tarafsız durma, bilim adına tarafsız durma diye bir gayretin sonucu ise Niyazi’nin bu doğduğu köy işgüzarlığı, şu anlamı çıkarabilir miyiz diye sormalı Niyazi’ye: Parlamentosunda AKEL milletvekili olarak bulunduğu AP(Avrupa Parlamentosu) ve onun bir üst kuruluşu olan AB, Hristiyan birliği mi?

Acıdır, prof. makamı taşıyan birine kültürler ve milletler lisan üzerine inşa edildiler diye elifba dersi vermek. 

Ama öyledir, kültürler ve milletlerin temelleri ve taşıyıcı kolonları lisandır. 

Türkçenin içine doğmak şanstır, tıpkı Yunancanın içine doğmak gibi. 

Türkçe konuştuğu, yazdığı için Nazım Hikmet büyük Türk şairidir ve Yannis Ritsos da Yunanca konuşup yazdığı için büyük Yunan şairi. Ve ikisi de ateisttir...