Türkiye’nin özel okul hatası

Türkiye’nin özel okul hatası

4 Eylül 2020 Cuma  |   Köşe Yazıları

Samih Güven

Milli Eğitim Bakanı sayın Ziya Selçuk eğitim konusunda yetkin ve tecrübeli bir isim. Bakan olmasından önce birçok televizyon programında eğitim sistemi ile ilgili değerli görüşler dile getiriyordu.  

Bir programda eğitim sisteminin başarısı için toplumun bütün kesimlerinin siyasal anlamda uzlaşı içerisinde olması gerektiğine, eğitimin ideolojik tartışmalardan arındırılmış olması gerektiğine değinmişti. 

Başka bir konuşmasında ise “Toplumlar eleştiriye açık olmayan taraflarından çürürler” demişti. Sayın Bakanın bu sözüne dayanarak Türk toplumunun geleceği için hayati önemde olan eğitim sistemi ile ilgili bazı görüşlerimi dile getirmek istiyorum. 

Bugün dünyanın en gelişmiş, teknoloji üreten, önemli ihracat başarısı gösteren ülkelerine bakıldığında etkin ve kaliteli bir eğitim sistemine de sahip oldukları ve özellikle ilk ve orta öğretimde devlet okullarının son derece başarılı olduğu görülüyor. PISA gibi başarı kriterleri var ama örneğin toplumun büyük çoğunluğuna matematiği iyi öğretmek, çocukların özgün ve yaratıcı düşünmelerine imkan sağlamak ve sokakta çocuk kalmaması gibi konular önemli. 

Daha çok üretmenin, teknoloji geliştirmenin, daha çok ihracat yapmanın, toplum içerisinde fırsat eşitliği ve adalet yaratmanın, sınıflar arası geçiş sağlamanın ortaya çıkabilmesi açısından kamu eliyle yürütülen yetkin bir eğitim sistemi hayati önemde. 

Sayın Bakan tecrübesiyle ve samimiyetiyle elinden geleni yapmaya çalışıyor diye düşünüyorum. Karşılaştığı engeller ve sorunlar ise az çok malum. Fakat bazen insanlar içinde oldukları şeyi göremeyebilirler. Bu yüzden dışarıdan gelen seslere, eleştirilere kulak vermeleri gerekir. 

Sayın Bakan son günlerde öğretmen maaşları ile ilgili belki de istemediği bir açıklama nedeniyle eleştiriye maruz kaldı. Ama bu açıklama bazı gerçekleri de su yüzüne çıkardı. 

Görünen o ki, devlet öğretmenler için yeterli kaynak bulamıyor, istenen sayıda öğretmen atayamıyor ve sözleşmeli öğretmenlik gibi bir uygulama yapıyor. Dahası da yeterince derslik yapamıyor ve özel yatırımlardan faydalanmak istiyor. 

Son günlerde basında yer alan haberlere bakılırsa özel okulların payı yüzde 25’e gelmiş durumda. Bana kalırsa bu büyük bir hata. 

Bugün OECD ülkelerinde, hane halkı özel eğitim harcamalarının payına bakıldığında, dünyanın en başarılı eğitim sistemlerine sahip örneğin Finlandiya, Hollanda, Litvanya gibi ülkelerde özel eğitim harcamalarının son derece düşük olduğu görülüyor. 

Özel eğitim harcamalarının en yüksek olduğu ülkeler ise Türkiye, Şili, Meksika, Avustralya ve Kolombiya gibi ülkeler. 

Türkiye'de gittikçe yaygınlaşan özel okulların yarattığı ciddi bir sorun var. Bir kere ikili bir yapı ortaya çıkıyor. İnsanlar daha iyi eğitim veriyor diye-ki bu da tartışılır-özel okullara yönelmeye çalışıyor. Son derece düşük aile bütçelerinin büyük bölümünü buna ayırmaya uğraşıyorlar. Diğer taraftan devlet okullarının kamuoyu nezdindeki algısı pek iyi değil. 

Zenginlerin çocuklarının daha iyi okullarda eğitime tabi tutulması, fakirlerin ise devlet okullarındaki yetersiz imkanlarla kalması sağlıksız bir durum yaratıyor.  

İnsanlar dişinden, tırnağından ayırarak, hayatlarının birçok alanında fedakarlık ederek çocuklarını özel okullara göndermeye çalışıyor. 

Oysa eğitim bir toplumda fırsat eşitliğini yaratacak, toplumun dayanışmasını ve adalet duygusunu besleyecek en önemli alan. 

Devletin ne yapıp edip daha fazla kaynak ayırarak, daha yetkin bir bakış açısıyla, ideolojik tartışmaları bir yana bırakmış bir şekilde eğitim konusuna yüklenmesi gerekiyor. Çocuklara öncelikle matematiği, feni ve kendi dilimizi öğretmeliyiz. Uzlaşma olmadan başka öncelikler belirlemek yanlıştır.  

Daha az köprümüz olsun, daha az yolumuz olsun, daha az beton binalarımız olsun ama varımızı yoğumuzu eğitime yatıralım! 

Bu anlamda özel okulların payının hızla artıyor olması bana göre büyük bir yanlış. İddia ediyorum ki, gelecekte bu yanlışlık çok daha iyi anlaşılacak. Bir gün devlet bu hatasını anlayacak ve eğitime daha fazla kaynak ayırmaya çalışacak. 

Bugün dünyanın her yerinde başarılı olan Türkler Anadolu liselerinden, fen liselerinden, devlet okullarından mezun değiller mi? Şimdi bu okullar ne durumda? 

Büyük, kapsamlı ve agresif bir eğitim atılımı her şeyin başlangıcı ve temeli olacak. Türk toplumu bunu başaracak!

Yazının orijinalini ve diğer yazıları okumak için tıklayın