Türkiye bütçesi nerelere harcanıyor?

Türkiye bütçesi nerelere harcanıyor?

18 Eylül 2020 Cuma  |   Köşe Yazıları

Samih Güven

Ülkelerin bütçe öncelikleri ve finansman yöntemleri ekonomi politikaları açısından önem taşıyan hususlar. Genelde gelişmiş ve güçlü sosyal politika uygulayan ülkelerde bütçe harcamalarının milli gelire oranı yüksek seyrediyor. Örneğin Avrupa Birliği (AB) ortalamasında bu oran yüzde 45 iken, Türkiye’de yüzde 35 seviyesinde bulunuyor. Gelişmiş ülkelerde bütçe gelirlerini ise daha çok kişi ve şirket gelirlerinden alınan doğrudan vergiler oluşturuyor.

Daha önce konu ettiğimiz üzere Türkiye’deki vergi gelirleri büyük oranda mal ve hizmetler üzerinden alınan dolaylı vergilerden oluşuyor. Peki Türkiye’deki bütçe harcamaları hangi kalemlerden oluşuyor? Toplanan vergiler ne şekilde harcanıyor?

Konuya Bakanlıkların bütçeden aldıkları pay açısından bakıldığında genelde devlet borcu ve diğer ödemeler nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanlığının yüzde 43 pay ile ilk sırayı aldığı görülüyor. Yüzde 11 pay ile Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ikinci ve üçüncü sırayı alıyor.

Ancak bu soruya yanıt aramak üzere Merkez Bankasının elektronik veri dağıtım sisteminde yer alan yıllık gerçekleşmiş bütçe rakamlarına baktığımızda aşağıdaki hususların öne çıktığını görüyoruz:

1-2019 yılı merkezi yönetim bütçe giderlerinin 999 milyar TL olarak gerçekleştiği anlaşılıyor. Bu giderlerin 249 milyarını personel giderleri, 43 milyarını SGK’ya devlet primi giderleri, 84 milyarını mal ve hizmet alım giderleri, 400 milyarını cari transferler, 80 milyarını sermaye giderleri, 16 milyarını sermaye transferleri, 25 milyarını verilen borçlar, 99 milyarını ise faiz giderleri oluşturuyor.

2-Personel giderlerinin 202 milyarını memurlara, 17 milyarını işçilere, 20 milyarını ise sözleşmeli personele yapılan maaş ödemeleri oluşturuyor.

Personel harcamaları açısından bakıldığında, kamuda uzun yıllardır personelin verimli kullanılamaması, atalet ve gizli işsizlik, var olan memurlardan yeterince yararlanılmadan yeni personel istihdamı, yani bir verimlilik sorunu ile karşı karşıya olduğumuzu söylemek mümkün.

3-2019 yılında 84 milyar TL olarak gerçekleşen mal ve hizmet alımlarının 2013-2019 arasında ortalama yüzde 14 yıllık artış kaydettiği görülüyor. Bu dönemdeki ortalama yıllık enflasyon ise yüzde 9,7 olarak gerçekleşmiş.

4-Cari transferler genelde sermaye birikimi niteliğinde olmayan mal ve hizmet alımlarının finansmanına yönelik karşılıksız transferleri ifade ediyor. 2019 bütçesinin yüzde 40’ını alan cari transferler içinde görev zararları, hazine yardımları, hane halkına yapılan transferler, tarımsal destekleme ödemeleri, sosyal amaçlı transferler, mahalli idarelere yapılan ödemeler gibi kalemler bulunuyor.

5-2019 yılında 219 milyar TL olarak gerçekleşen Hazine yardımlarının 197 milyarını sağlık, emeklilik ve sosyal yardım giderleri oluşturuyor. Sosyal güvenlik açığına yönelik ödemelerin 2018 yılında 17 milyar TL iken, 2019 yılında 40 milyara, 2020 yılının ilk yedi ayında ise 53 milyara yükseldiği anlaşılıyor.

6-Sosyal amaçlı transferlerin 2019 yılında 19,8 milyar TL, 2020 yılının ilk yedi ayında ise 15 milyar olarak gerçekleştiği görülüyor. Bu kalemin alt unsurlarını yaşlılık aylığı ödemeleri ile sosyal hizmetler ve çocuk esirgeme kurumu yardımları oluşturuyor. Hane halkına yapılan transferler ise 2019 yılında 6,6 milyar TL olarak gerçekleşmiş.

7-Tarımsal destekleme ödemelerinin 2019 yılında 16,9 milyar TL olduğu, 2020 ilk yedi ayında ise ödemelerin erkene alınması nedeniyle 16,5 milyar TL olarak gerçekleştiği görülüyor.

8-2019 yılında faiz giderleri 99 milyar TL olarak gerçekleşmiş. Bunun 70 milyar TL’lik bölümünü iç borç faiz ödemeleri oluşturuyor. Bu noktada vurgulanması gereken özellikle hatalı faiz ve kur politikalarının yaratabileceği maliyet.

9-Son yıllarda tartışma konusu olan kamu özel işbirliği (KÖİ) projelerine yapılan ödemelerin çeşitli kaynaklarda yer alan bilgilere göre 2017-2019 döneminde 16 milyar TL’yi aştığı, 2020 yılında ise 20 milyarı geçeceği anlaşılıyor.

10-Diğer taraftan, 2020 yılının ilk yedi ayındaki bütçe harcamalarının salgının etkileri nedeniyle geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 20 artışla 681 milyar TL olarak gerçekleştiği görülüyor.

11-Konuya genel olarak bakıldığında yukarıda belirtilen hususlara ek olarak yöneticilerin makam odası ve toplantı salonu yenileme gibi meraklarının, yeni bina alımı ve yeni binalara yapılan kira ödemelerinin  israfa kapı araladığını düşünüyorum. Ayrıca uzun dönemli etkileri iyi hesaplanmadan alınan bazı politika kararlarının da gelecekte önemli maliyetler yaratacağı açık. 

12-Önümüzdeki dönemde, sosyal güvenlik açıkları, kamu özel işbirliği projelerinin artan yükü, hazine garantilerinin oluşturduğu yükümlülükler, sosyal harcamaları yapan kurumlar arasındaki dağınıklık ve sosyal harcamalar dışında genel bir tasarrufa gidilmesi gibi hususlar bütçe politikaları açısından üzerinde durulması gereken konular olacak.

Yazının orijinalini ve diğer yazıları okumak için tıklayın