Türkçede 'avro' sorunsalı

Türkçede 'avro' sorunsalı

20 Ocak 2020 Pazartesi  |   Serbest Kürsü

Avrupa’nın ortak para birimi olan euro sözünü avro olarak kim dilimize çevirdi bilmiyorum ama umuyorum ki TDK değildir. Çünkü çok talihsiz ve bilinçsizce yapılmış bir çeviri. 

Avrupa Merkez Bankası, ortak para birimi için uzun yıllar Avrupa Para Birimi, İngilizce European Currency Unit sözünün baş harflerinden oluşan ECU’yu kullandı. Bu sözcük İngilizce kökenli olduğu için diğer diller üzerinde bir pozisyonda görülmesinden pek kimse hoşlanmıyordu. Zaten hesaplamalar dışında gündelik hayatta pek de pratik bir kullanım alanı yoktu.  

Ancak birliğin ortak paraya geçme günü yaklaşıyor ve yeni bir isim bulunması gerekiyordu. 1996 yılında Avrupa Merkez Bankası, tedavüle sürülecek fiili paraya ad bulmak amacı ile bir yarışma açtı. Önceleri euro dollar ve mark sözleri düşünüldü. Ancak genel eğilim hiçbir ülkenin para birimini çağrıştırmayan, tüm dillere aynı mesafede duran bir sözcük bulunmasıydı. ECU adı ile ortaya çıkan sorunun tekrar yaşanmaması için uzun süre düşünüldü.  

Sonunda İspanya'dan bir grup akademisyenin önerdiği euro adı kabul edildi. Görünüşte çok basit bir durumdu. Euro sözü Europe sözünün kısaltması olarak düşünülmüştü. Ama önemli olan sözcüğün kendisinden çok arkasında yer alan mantıktı.

Avrupa sözü, her bir Avrupa dilinde ne şekilde yazılıyor ve telaffuz ediliyorsa, para biriminin de o sözcüğün ilk iki hecesi ile yazılmasına ve telaffuz edilmesine karar verildi. Böylece yeni para biriminin, tüm dillere eşit mesafede duran, herhangi bir ülkenin dayatması olmayan, tarafsız bir isme sahip olması sağlanmış oldu. Bu nedenle yazılışları aynı olduğu halde sözcüğü Fransızlar öro, İngilizler yuro, Almanlar öuro olarak telaffuz etmeye başladı. 

Ülkemizde de kim hangi yabancı dili biliyorsa sözcüğü de öyle okumaya başladı. Ancak kısa bir süre içinde önce devlet televizyonunda, sonra da özel televizyon kanallarında avro sözü duyulur oldu. Türk Dil Kurumu da güncel sözlüğüne avro olarak eklemekte bir sakınca görmedi. Her şeyi hazır kalıplarla almaya alışık olan kurumlarımız, sözcüğün farklı telaffuzlarının nedenini dahi araştırmaya gerek duymadı. Avro sözü de facto (fiili olarak) olarak kabullenildi. Peki bu kıtaya biz Avropa mı diyoruz? Avrupa'yı dünya dilleri içinde “u” harfi ile okuyan nadir dillerden biri Türkçedir. Bizim dışımızda, Farsça ve Kürtçenin bazı lehçelerinde Ewrupa, Ovrupa, Avrupe benzeri okunuşlar vardır. O zaman biz neden Avru demedik? Çünkü bunu demek için bu işin mantığını anlamış olmak gerekiyordu. İlgili kurumdan birilerinin konuyu araştırarak önce kendisinin anlaması, sonra da başkalarına açıklaması beklenirdi. Ancak olmadı.  

AB’ye sonradan katılan ülkelerden Bulgaristan, henüz para birliğine girmediği halde ikinci nesil uuro banknotlarında Kiril alfabesi ile yazılan eвро sözünün yer almasını sağladı. Önceki banknotlarda paralarda sadece Latin ve Yunan harfleri vardı. İleride Letonca eiro, Macarca euró, Maltaca ewro, Slovence evro gibi özgün yazımlar da eklenirse şaşırmam. 

Bizim de bu ayıbı düzelterek Avru sözünü resmi olarak kabul etmemiz gerekir. Bu önlem şimdiden alınmazsa, günün birinde kazara AB'ye girersek, kıtaya Avrupa dediği halde parasına Avro diyen gülünç bir ülke durumuna düşeceğiz. İşin kötüsü biz farkında olmadığımız halde, Avrupalılar anlıyor olacaklar. 

Kaynağı neresi olursa olsun böylesine bilinçsizce yapılmış bir yanlışı düzeltme görevi Türk Dil Kurumu'na düşer. Dilimize sahip çıkmak, en başta onun adını taşıyan kurumun görevidir. Tabii ki teorik olarak…