Türk-Rus satrancı

Türk-Rus satrancı

14 Şubat 2019 Perşembe  |   Günlük

Rusya-Türkiye-İran’ın Soçi zirvesi öncesi 23 Ocak’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Moskova’ya çalışma ziyaretine ihtiyaç duyulduğuna ve zirvenin 14 Şubat gibi ileri bir tarihe alındığına göre Türkiye Soçi’de yapılacak görüşmeye büyük önem veriyor. 

Anayasa komitesi kurulması oluşturulmasına yönelik çalışmaların önemli kısmının Cenevre süreci olmadan ikili ilişkiler çerçevesinde yürütülmesi dikkat çekici. Böylece taraflar söz konusu komitenin oluşturulması ve çalıştırılmasını Suriye krizinin çözümüne (başta insani boyut) pratikte en çok katkıda bulunan aktörlerin haklı görevi olarak gördüklerine vurgu yapmış bulunuyorlar. 

Türkiye-Suriye sınırında  M-4 karayoluna kadar TSK ve MİT kontrolünde tampon bölgesinin kurulması konusuna gelince… Moskova’ya bu durumda  Ankara’ya Münbiç yol haritasının uygulanması sırasında Washington’ın Kürtleri desteklemekten gerçekten vazgeçeceğine dair herhangi bir garanti veremeyen ABD’nin elinden inisiyatif alma şansı doğabilir. Ancak TSK’nın Amerikalıların yerine geçme süreci sadece ve sadece Rusya ile mutabık kalınan şartlara göre yürütülmeli. Bu durumda operasyonun 14 Şubat’tan kısa bir süre sonra başlayabileceği ihtimali dışlanmamalı. 

Soçi zirvesinde Rusya’nın göz önünde bulundurması gereken bazı hususlar var: 

· Türkiye’nin ABD ile yüksek perdeden konuşması, gerektiğinde Rusya ile ilişkilerinde de aynı dil kullanmayacağı anlamına gelmez, çünkü revizyonizm ve konjönktür eğilimleri günümüzde Türkiye’de yaygın şekilde gözlemleniyor. 

· Bu bağlamda Rusya gerçekten istediklerini almak istiyorsa ya aynı anda birkaç satranç tahtasında oynamayı bilmeli ya da Türkiye’nin bu stratejiyi kesinlikle kullanacağını göz önünde bulundurarak hareket etmeli 

· Adana Mutabakatı temelinde Türkiye ile Suriye arasında doğrudan diyaloğun kurulması gerektiğine vurgu yapılmalı 

· İdlib meselesi Türkiye tarafından tamamen çözüme kavuşturulmalı. Aksi halde Türk tarafı sonuçlarına katlanmak zorunda kalacak. Bu süreçte sadece devamlılık ve kararlılığa dayanan tutuma bağlı kalmak gereken sonuç verebilir. 

Sonuç olarak müzakere masasına oturacak tüm taraflara başarılar dileyelim, zira Suriye çözümü önemli ölçüde bu zirvenin sonuçlarına bağlı olacak. 
 

Yuriy Mavaşyev (Çağdaş Türkiye Çalışmaları Merkezi Direktörü)