Turizm sektörüne destek

Turizm sektörüne destek

25 Eylül 2020 Cuma  |   Serbest Kürsü

Prof. Dr. Koray Duman

Virüs salgınının ekonomik aktiviteyi durma noktasına getirmesiyle, küresel ekonominin 2020 yılında daralması bekleniyor. Salgının pek çok ülkeye ilk çeyreğin sonuna doğru yayılmasına karşın, ilk çeyreğe ait öncü büyüme verileri ekonomik aktivitenin ABD, euro alanı ve Çin’de sert biçimde daraldığına işaret ediyor.  

Ayrıca, istihdam piyasasındaki kötüleşmenin derinleştiği izleniyor. Normalleşmenin oldukça uzun bir zaman alacağı, ekonomik aktivite üzerindeki baskının ise süreceği tahmin ediliyor. 

Özellikle Türkiye ekonomisinin kırılgan yapısı, dünyada yaşanan krizin biraz daha derin hissedilmesine neden olacaktır. Türkiye için bu süreçte çok önemli ekonomik katkıları olan turizm sektörü, öncü sektör olarak görülebilir.  

Türkiye’nin en önemli turizm merkezi olan Antalya, bu süreçten en fazla etkilenen ve etkilenecek bölge olacak gibi durmakta. Bu süreçte turizmin ekonomik katkısının sürebilmesi ve sektörün ayakta kalabilmesi için, bir takım yapıcı önlemlerin alınması gerekiyor.  

Turizm sektörü bölgedeki istihdama çok büyük katkı sağlamakta. Sektörde ortaya çıkabilecek sorunların, zincirleme etkiyle diğer sektörleri de derinden etkileyeceğine kuşku yok. Bu açıdan bakıldığında, büyük ölçekli acentelerin yanı sıra KOBİ sayılacak seyahat acentelerinin de verilecek düşük faizli kredi ya da hibeler ile desteklenmesi gerekmekte. 

KOBİ sınıfındaki seyahat acentelerinin ayakta kalmak için önemli desteklere ihtiyacı var. Sektördeki binlerce seyahat acentesine hibe desteği verilmeli. Belli bir süreyi ayakta kalarak atlatmaları için yapılacak hibe desteğinde çok büyük bir yarar olacaktır. Ayrıca bunların yanında istihdamı da koruyacak SGK desteklerinin sektör mensuplarına verilmesi gerekiyor.  

Bunlarla birlikte seyahat acentelerine ve tur operatörlerine sektörel olarak bir pazarlama desteği sağlanmalıdır. Turizm Bakanlığının TÜİK’in verilerini baz alarak oluşturduğu 2020 Turizm İstatistikleri Genel Değerlendirme Raporu’na göre, turizm geliri 2019’da bir önceki yıla göre %21 azalmıştır. Yine TÜİK’in verilerine göre, 2019 senesinde seyahat süresince gerçekleşen kişi başı ortalama turizm harcaması 456 dolar olarak kaydedilmiş. 

Olması beklenen durum artan turist sayısına bağlı olarak ortalama harcamaların da artış eğilimine girmesi yönündedir. Fakat durum tam tersini göstermektedir. Bunun en temel nedeni düşük fiyatlama politikası olarak gösterilebilir.  

Düşük fiyatın altında yatan en önemli nedenlerden biri de ülkemizde artık bir alışkanlık haline gelmiş olan her şey dahil sistemi olabilir. Dolayısıyla çeşitlendirilmiş konaklama sistemlerinin hayata geçirilmesi gerekmektedir. Diğer bir neden olarak, gelir düzeyi düşük ülkelerden gelen turistlerin oranının yüksek olduğu sonucuna varılabilir. 

Zor bir yıl geçiren sektör önümüzdeki yıl ve yıllara, devlet desteğini arkasına almadan hem istihdam hem de seyahat hareketlerine vereceği desteği sağlamakta güçlük çekecektir. Turizm sektörünün bu süreçte fiyat rekabetine girmemesi gerekmektedir. Özellikle sağlık turizmi konusunda gerekli yatırımların artırılması ve bir an önce hayata geçirilmesi elzemdir.  

Türkiye sağlık turizminden gelir elde edebilecek yüksek bir potansiyele sahiptir. Unutulmamalıdır ki, turizm aynı zamanda, doğal ve kültürel mirasın korunması için temel dayanaklardan biridir. Turizm sektörünü yeniden inşa etmek zorunludur.

Görsel: Halil Ocaklı

Etiketler:  Koray Duman