Trump’ın hızlanan çöküşü

Trump’ın hızlanan çöküşü

4 Şubat 2019 Pazartesi  |   Serbest Kürsü

Donald Trump irtifa kaybediyor, hem de büyük bir hızla... 

Geçen 10 gün içinde Washington’da yaşanan gelişmeler, ABD Başkanı’nın artık geri dönülmesi çok zor, belki de olanaksız, bir düşüş sürecine girdiğini herkesin görebileceği bir şekilde ortaya döktü. 

Çok genel bir şekilde özetlenecek olursa, son bir hafta-10 günün gelişmeleri Trump’ın devletin yerleşik siyasi kurumlarıyla çatışmasının tırmanmaya devam etmekle kalmadığını, artık Trump’ın devlet kurumlarından tepki almaya başladığını da gösterdi. 

Örneğin, Trump’ın Cumhuriyetçi Partisi’nden seçilmiş senatörlerin çoğunluğu elde tuttukları Senato’da son iki yıldır hiç tanık olunmamış bir gelişme yaşandı: Cumhuriyetçi ve Demokrat partlili senatörler, ortak olarak hazırladıkları bir yasa tasarısıyla ABD Başkanı’nın dış ticarette uygulanan gümrük tarifelerini keyfi olarak değiştirme yetkisini sınırlamak yolunda ilk adımı attılar. 

Ama bundan daha önemli bir başka gelişme de yaşandı Senato’da. Sembolizmi gümrük tarifeleri yasa tasarısından çok daha güçlü olan bir girişimle, şimdiye dek Trump’ın onaylama şansı olmayan yaşama kararlarını oylamaya bile koymayan, Senato’daki Cumhuriyetçi çoğunluğun lideri Mitch McConnell, bizzat hazırlayarak Senato başkanlığına sunduğu bir karar tasarısıyla Suriye ve Afganistan’daki ABD askeri varlığının geri çekilmesi halinde ABD’nİn güvenliğinin ve hayatı çıkarlarının tehdit altına gireceğinin Senato tarafından kayda geçirilmesini istedi. 

Bu Mitch McConnell’in 2017 yılının başından beri Trump’ın politikalarıyla bu derecede aleni olarak  çatışan ilk siyasi adımını oluşturuyor. 

Öte yandan geçen hafta ayrıca Trump’ın ta 2016 yılındaki başkanlık seçimi kampanyasından beri açıkça çatıştığı Amerika istihbarat kurumlarıyla olan çelişkisinin ciddi biçimde tırmanışına da sahne oldu. 

CIA, FBI ve NSA gibi istihbarat kurumlarının başkanlarıyla tüm bu kuruluşların koordinasyonundan sorumlu olan Ulusal İstihbarat Konseyi’nin başkanı, bir Kongre komitesine verdikleri ifadelerde Trump’ın dış politikasını dolaylı olarak yerden yere vuran açıklamalarda bulundular. 

Örneğin, Trump’ın her sözünü edişinde ilerleme sağladığını iddia ettiği Kuzey Kore’nin nükleer silahsızlandırılması konusunda gerçekten anlamlı bir gelişmenin olmadığını vurguladılar. Ama Trump’ı daha çok kızdıran İran konusunda söylenenlerdi. İstihbarat şefleri, İran’ın, nükleer silahlar üretmeme konusunda uluslararası kamuoyuyla vardığı anlaşmanın koşullarına, ABD Başkanı Trump’ın geri çekilme kararına karşın uymaya devam ettiğini bildirdiler.  Küplere binen Trump, istihbarat şeflerine yaptıkları işi yeniden öğrenmeleri gerektiği imasıyla “siz okula gidin” diyen bir tweet attı. 

Bunun yanı sıra, seçmenlerin büyük çoğunluğunun ABD tarihinin en uzun süreli bütçe krizinden sorumlu tuttuğu Trump, hala Meksika sınırına duvar dikmek için Kongre’den 5,7 milyar dolar fon talep etmeye devam ediyor ve istediği fon Kongre tarafından sağlanmazsa, olağanüstü durum ilan edip anayasal yetkisini kullanarak savunma bakanlığı fonlarını duvar yapımına yönlendireceğini  söylüyor. Bu noktada da, Mitch McConnell’in, Trump’ı özel bir görüşmede uyardığı ve bu adımı atarsa Kongre’den engelleme beklemesi gerektiğini söylediği belirtiliyor. 

Tabii bu arada Demokratların Kasım ayındaki seçimlerde çoğunluğu ele geçirdikleri Temsilciler Meclisi’nde komitelerin Trump’ın akçalı işlerini derinliğine soruşturmaya başladıklarını da hatırlatmak gerek. Demokratlar bu konuda o kadar kararlı ki, Trump’ın seçim kampanyasında açıklamayı ısrarla reddettiği vergi bildirimlerine ulaşmak için bazı yeni yaratıcı yöntemler geliştirdiler ve vergi dairesinin ensesinde boza pişirmeye başladılar. 

Trump’ın şu anda izlediği politikaların sadece biri üzerinde Washington’da genel bir uzlaşma var: Venezuela lideri Maduro’nun iktidarına son verilmesi. Ne var ki, Trump’ın bu amaca ulaşmayı başarması  Washington’daki devlet organlarıyla olan çelişki ve çatışmalarını ortadan kaldırmayacak. 

Bu aşamada birbiriyle bağlantılı iki soru var: Durumu giderek umutsuz hale gelen Trump, bir dış askeri müdahaleye yeltenerek, örneğin İran’a saldırarak, ulusal birlik motivasyonunu harekete geçirip puan toplamaya çalışacak mı?  Eğer bu yola başvurursa, Amerikalı generaller “emir demiri keser” deyip savaş pozisyonuna girerler mi, yoksa “şu anda ulusal güvenliğimiz bir askeri tehdit altında değil” deyip Trump’ın kabuslarına bir yenisini eklerler mi? 

Cengiz İzmirli (mahlas)