Trump şov

Trump şov

23 Aralık 2019 Pazartesi  |   Günlük

ABD Başkanı Donald Trump’ın  “Apprentice” (Çırak) adlı bir TV dizisinin yapımcısı ve ana karakteri olarak Amerikan televizyon tarihinde önemli bir yer tuttuğu sır değil. Yıllarca süren bu dizisi sırasında, Trump gayri menkul piyasasında iş edinmek isteyen yeni yetme girişimcileri yarıştırıp beceriksiz olanları “you are fired”  (kovuldun) diyerek diziden çıkarmasıyla ünlenmişti. 

Trump bugün şovmenliğine devam ediyor, ancak gösterisinin yeri de, niteliği de değişik: ABD başkanı olarak ülke televizyonlarında ve halkın karşısına çıktığı mitinglerde, yarışmacılar yerine siyasi rakiplerini yerden yere vuruyor ve hedefine, yani 2020 başkanlık seçimlerini kazanma noktasına emin adımlarla ilerlemeye devam ediyor. Gerçi bunu Amerikan toplumundaki bölünmeyi ve siyasi çelişkileri derinleştirme pahasına yapıyor ama bu pek çok kişinin umurunda bile değil. 

ABD Kongresinin Temsilciler Meclisi kanadının, anayasada tanınan yetkilerini kullanarak,  anayasal sistemin savcısı niteliğiyle Trump’ın azledilmesine yönelik iddianame olarak kabul edilen iki maddeyi onaylamasıyla, anayasal sistemin jürisi olarak işlev görecek Senato’da yargılanması için gerekli zemin oluştu. 

Gazetecilere yaptığı açıklamalarda veya seçmenlerine hitaben konuşurken bu maddelerin kabul edilmesinden dolayı kızgın görünen Trump, aslında aynen TV’de olduğu gibi şov yapıyor. 

Çünkü, Senato’daki yargılama sürecinden tereyağından kıl çeker gibi sorunsuzca kurtulacağını adı gibi biliyor. Böyle düşünmek için o kadar çok nedeni var ki: Senato’nun başkanı olan Cumhuriyet Partili Mitch McConnell, hiç gizlemeye gerek duymadan (ve de utanmadan) jüri başkanı sıfatıyla tarafsız olmadığını, yargılama sürecinin tüm kurallarını Trump’ın kazanmasını sağlayacak şekilde işleteceğini açıklamış bulunuyor. 

Bunun yanı sıra, Senato’nun çoğunluğu Trump’ın Cumhuriyetçi Partisi’nin kontrolünde ve Trump’ın kaybetmesi için 67 senatörün başkanın aleyhinde oy kullanması gerekiyor ki, bu olanaksız. 

Peki Trump, ABD tarihine, Temsilciler Meclisi tarafından yüz kızartıcı suç işlediği savıyla azli istemiyle sevkedilen üçüncü başkan olarak geçmenin onursuzluğunu neden umursamıyor? 

Çünkü tarihe ABD’nin azil istemiyle suçlandıktan sonra göreve yeniden seçilen ilk başkanı olarak geçmeyi planlıyor ve bunu başarma şansı oldukça yüksek. 

"Trump’ın planı işliyor" dememizin sebebi de bu: ABD Başkanı Temsilciler Meclisi’ni aslında tuzağa düşürdü ve kendisini suçlayan maddeleri kabul etmesini sağladı, çünkü bunu kendi seçmen tabanına bir “cadı avı” olarak yuttururken Demokratları beceriksiz siyasetçiler, kendisini ise “oyuna getirilmeye çalışılan mazlum” olarak ilan edip 2020 seçim kampanyasında halkın oyunu bu düzmece fotoğrafı göstererek isteyecek. 

En son kamuoyu yoklamalarına göre Trump’ın azlini gerektirecek bir suç işlemediğine inananların sayısı bu suçları işlediğini düşünenlerle aynı; kendi seçmen tabanının Trump’a olan güveni seçildiğinden beri yüzde bir oranında bile gerilemedi; üstüne üstlük (her ne kadar kof istatistiklerin ürünü olsa da) borsalar rekor üstüne rekor kırıyor ve işsizlik son elli yılın en düşük düzeyinde seyrediyor. 

Bütün bu tabloya çok zayıf bir olası tehdit ABD Yüksek Mahkemesi Başkanı John Roberts’tan geliyor. Senato’daki yargılama sürecine başkanlık edecek olan Roberts muhafazakar, yani Cumhuriyetçi Parti çizgisine yakın olarak bilinse de, hukukun üstünlüğü ilkesine derinden bağlı bir yasa adamı olarak tanınıyor. Trump görev döneminin başlarında, başkanlık kararnamelerini geçersiz ilan eden yerel ve istinaf mahkemelerindeki yargıçlara verip veriştirince, Roberts kendinden beklenmeyen bir çıkışla “hukuk herkese lazım” mealinde bir açıklama yapmıştı. 

Ancak sonuçta konuşacak olan oy sayısı olduğundan, Senato üyelerinden 60’tan fazlasının Trump’ın azli için oy kullanacağını düşünmek hiç gerçekçi değil. 

Yani eninde sonunda, ABD’yi (ve dünyayı) Trump’tan kurtaracak olan yine ABD seçmeni, başkası değil.

Cengiz İzmirli (mahlas)