Trump neden 'öptü'?

Trump neden 'öptü'?

24 Eylül 2019 Salı  |   Serbest Kürsü

Anlaşılan Donald Trump’ın dolabındaki kirli çamaşırlar ortaya dökülmekle bitmeyecek... 

ABD Başkanı’nın son numarası, bir istihbarat görevlisinin Kongre’ye ihbarda bulunmasıyla ortaya çıktı, ancak Beyaz Saray istihbarat görevlisinin Kongre’ye ilettiği ihbarın ayrıntılarının açıklanmasını engelledi. 

Ne var ki, ABD istihbarat servislerinin göreve geldiği günden beri Trump’la olan düşmanca ilişkileri sayesinde (Trump ABD istihbaratını Nazilere benzetmişti), Amerikan basını istihbarat servislerinin haber sızdırmaya oldukça teşne olması nedeniyle çok fazla uğraşmadan olayın ayrıntılarını açığa çıkarmakta zaman yitirmedi. 

Olayın şöyle geliştiği anlaşılıyor: 

Ukrayna’nın yeni komedyen cumhurbaşkanı Volodymyr Zelenskiy görevi devraldıktan sonra, Trump, avukatı Rudy Guiliani aracılığıyla Zelenskiy’ye, 2020 seçimlerinde Demokrat Parti’nin adaylığını kazanma şansı hayli yüksek olan, Obama döneminin başka yardımcısı Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden’ın Ukrayna’da yerli şirketlerle ortaklaşa yaptığı doğal gaz işinin soruşturulmasını ve buradan bir yolsuzluk dosyası çıkarılmasını dikte etmeye çalışıyor. 

Ukrayna lideri böyle bir adım atarak ABD’nin seçim sürecine müdahil durumuna düşmeyi reddediyor ve Trump’ın talebini geri çeviriyor. Bunun üzerine, Trump ABD Kongresi’nce onaylanmış bulunan Ukrayna’ya yapılacak 250 milyon dolarlık yardımı donduruyor.

Yardımın dondurulması olayı Kongre’deki Demokratlarca soruşturma altına alınınca, Trump yalnızca 250 milyon doları serbest bırakmakla kalmıyor, üstüne Kongre’nin onayından geçmemiş bir 140 milyon dolar daha koyuyor. Ukraynalılar memnun ama şaşkın, “bayram değil seyran değil, 140 milyon nereden yanağımıza konuverdi” diye soruyorlar. 

İşin ilginç tarafı, Trump’ın bu ihbar ve sonucunda ortaya çıkan “siyasi haraç” isteme olayıyla ilgili olarak takındığı tutumdaki seyrin ani değişikliği. 

ABD Başkanı, adı açıklanmayan istihbarat görevlisinin Kongre’ye sızdırdığı bilgiyle ilgili haberler basına ilk yansıdığında, her zamanki yola başvurarak “yalan haber” (fake news) tweetleri atmaya başladı. Üstüne üstlük bizzat gazetecilere haberin asılsız olduğunu söyledi. 

Ne var ki, basın işin üzerine gittikçe, çok muhtemel olarak istihbarat örgütlerinden ve Kongre kaynaklarından sızan bilgilerle Ukrayna’nın ve Joe Biden’ın adı da fotoğrafa dahil olunca, hem Guiliani hem de bizzat Trump Ukrayna Cumhurbaşkanı ile muhtemel yolsuzluk iddialarının soruşturulması konusunu görüştüklerini doğruladılar. 

Burada işin kilit noktasına geldiğimizi söylemek yanlış olmaz: Aniden 180 derece dönüş yaparak suçlamaları zımnen kabul eden Trump ne yapmak istiyor? 

Washington’daki kaynaklara göre plan çok açık. Bugüne kadar izlediği politikalarla sürekli olarak bölünme yaratmaktan ve toplumdaki gerilim atmosferini artırmaktan medet uman ve puan toplamayı bekleyen Trump, bu son taktiğiyle çıtayı biraz daha yükseltiyor. 

Nasıl mı? 

Muhalefetteki Demokrat Parti’nin en deneyimli politikacısı, Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, çok uzun süredir Trump’ın görevden azledilmesiyle sonuçlanabilecek bir sürecin başlatılmasına karşı çıkıyor. Çünkü Pelosi biliyor ki bu girişim, Trump’ın Cumhuriyetçi üyelerinin çoğunlukta olduğu Senato’da başarısızlığa uğrayacak ve Demokrat Parti beceriksiz durumuna düşecek. (Pelosi salı günü azil sürecinin başlatılacağını açıkladı. MG)

Trump ise Ukrayna olayındaki utanç verici siyasi eşkıyalık rolünün ortaya çıkmasıyla Temsilciler Meclisi’ndeki Demokratların azil soruşturması için Pelosi üzerindeki baskıyı artırmalarını bekliyor. Baskılar o derecede yoğunlaşmalı ki Pelosi azil soruşturması için yeşil ışığı yaksın ve sonuçta Trump’ın zaferiyle sonuçlanacak bir süreç başlasın. 

Özel savcı Robert Müeller’in Trump’ın 2016 seçim kampanyası ve Rusya ile ilişkileri konusundaki iki yıllık araştırmasının sonucunda topu Kongre’ye atmasına rağmen, Kongre’nin cezalandırmak için hiç bir adım atmamasından cesaret alan Trump'ın bir kez daha açıkça Kongre’ye “İşte benim kirli çamaşırlarım, gücünüz yetiyorsa hakkımda azil soruşturması açın” diye meydan okuduğunu söylemek yanlış olmaz. 

Trump muhtemelen bilmiyordur güzel Türkçemizdeki “çekirge bir sıçrar, iki sıçrar…” deyimini. Belki 2020 seçimlerini kazanarak yeniden sıçrar ama Trump unutmamalı ki Beyaz Saray’ı terkedip ABD başkanlık zırhını çıkardığı anda, düzinelerce mahkeme celbine cevap vermek zorunda kalacak.

Cengiz İzmirli (mahlas)