Trump gemisi batıyor

Trump gemisi batıyor

18 Aralık 2018 Salı  |   Serbest Kürsü

ABD Başkanı Donald Trump için bugünlerde yapılabilecek en iyi benzetmenin bir horoz olacağını söylemek hiç de yanlış olmaz: Malum horoz, kendi pisliğinin içinde gezerken bile en yüksek perdeden ötmeye devam etmesiyle bilinir.

Trump bir yandan hakkındaki hızla derinleşen ve genişleyen soruşturmalara atıp tutmaya ve basına laf yetiştirmeye çalışırken  bir yanda da her gün daha fazla su almaya başlayan gemisini terkeden mürettebatın yerine yenisini koymakta zorlanan bir kaptan görüntüsü veriyor.

Önce soruşturmalardan başlayacak olursak... 2016 başkanlık seçimlerine Rusya'nın müdahalesini ve Trump'ın seçim kampanyası kadrosunun Moskova'yla olası iş birliğini soruşturan özel savcı Robert Mueller, son bir kaç hafta içinde hamle üstüne hamle yaparak Beyaz Saray üzerindeki baskıyı öylesine artırdı ki, artık Trump'ın sözcüleri inandırıcılıklarını yitirdiklerini bildikleri halde eski telden çalmaya devam ediyorlar, ama artık kendilerine kimsenin kulak vermediğini de farketmiş durumdalar.

Mueller'in son hamlelerine bir göz atacak olursak, özel savcının ekibi Trump gemisini terkeden farelerden ABD Başkanı aleyhinde delil üstüne delil toplamaya devam ederken, elde edilen bilgiler yeni soruşturmaların açılmasına da zemin hazırlıyor.

Son olarak National İnquirer adlı magazin dergisi, Trump'ın biri Playboy dergisi modeli öteki de porno film oyuncusu olan iki kadınla ilişkisini ortaya döken haberleri para karşılığında yayınlamaktan vazgeçtiğini kabul etti. Elbette bu iş için verilen paranın 2016 başkanlık seçimi kampanyası sırasında ödenmiş olması, Trump'ın doğrudan doğruya seçim kampanyası yasalarını ihlal ettiği iddiasını ciddi olarak güçlendiren bir unsur olarak ortaya çıkıyor.

Bu iki kadına yapılan sus payı ödemelerini gerçekleştiren Trump'ın eski iş bitiricisi avukat Michael Cohen, mahkum edildiği üç yıllık hapis cezasını çekmeye başlamadan önce ABC televizyonuna verdiği demeçte, bu ödemeleri yapması için kendisine Trump'ın talimat verdiğini ve bunu yaparken de bu ödemelerin suç teşkil edeceğini bildiğini söyledi.

Ama milyarder Trump'ın parasal ilişkileriyle ilgili iddiaların ve sonuç olarak bu konuda açılmış/açılacak soruşturmaların arkası kesilmiyor. Son olarak Wall Street Journal, Trump'ın 2017 Ocak ayında göreve başlaması için yapılan törene Suudi Arabistan'ın önemli ölçüde para akıttığı iddialarının yeni bir soruşturmanın temelini oluşturduğunu bildirdi.

Kasım ayında yapılan Kongre ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi'nde çoğunluğu kazanan Demokrat Partili üyeler ise Trump'ın seçim kampanyası sırasında açıklamayı reddettiği vergi bildirimlerinden gayrimenkul alım-satım ve inşaat işlerinin finansmanında önemli bir aktör olarak ortaya çıkan Deutsche Bank'ın para aklama ve kredi işlemleriyle ilgili tüm belgelerine kadar her izin sürüleceğini ilan ettiler.

Hatırlanacağı üzere, 2016 seçim kampanyası devam ederken Trump'ın avukatı Cohen'in Rusya Devlet Başkanı Vladımir Putin'in yakın çevresiyle Moskova'da bir gökdelen inşaatı için temaslarda bulunduğunun ortaya çıkması, ABD Başkanı'nın inandırıcılığına son darbeyi vurmuştu.

Nitekim, Wall Street Journal ile NBC televizyonu'nun, geçen hafta sonu yaptırdığı ortak kamuoyu yoklamasında elde edilen bilgilere göre, Amerikan halkının üçte ikisi Trump'ın dürüstlüğüne inanmıyor.  Kamouyu yoklamasında ayrıca halkın yüzde 55'inin Mueller soruşturmasının genişletilmesini desteklediği anlaşıldı.

Kendi seçmen tabanı dışında halkın önemli bir bölümünün desteğini yitirmiş görünen Trump, artık yanında çalıştıracak kimseyi de bulamıyor.

Son bir buçuk yıldır, Beyaz Saray'daki kaotik düzensizliği sonlandırıp yönetime disiplin ve duzen getirmiş olan emekli general John Kelly, bu yıl sonunda özel kalem müdürlüğü görevinden ayrılacağını açıkladı. Ama Trump hala bu mevkiye asaleten atanmayı kabul edecek tek bir kişi bile bulamadı. Yaptığını söylediği 10 kişilik aday listesinden yarısından fazlasının basın yoluyla yaptıkları açıklamalarla göreve talip olmadıklarını söylemelerinin ardından, Trump öylesine çaresiz kalmış durumda ki, kendisini bir TV programında "berbat bir insan" olarak niteleyen Mick Mülvaney'i vekaleten bu göreve getirdi.

Bu atamanın yankıları genişlemeye devam ederken, bu kez İçişleri Bakanı Ryan Zinke görevden ayrılacağını açıkladı. Kısacası Trump Beyaz Saray'ı şu anda hızla su almakta olan bir gemiye benziyor.

Elbette Trump'ın belirgin bir şekilde yalnızlaşmasında, Temsilciler Meclisi'ndeki Demokrat Parti çoğunluğunun milyarder başkana işten el çektirme sürecini başlatacağını giderek daha yüksek sesle telaffuz etmeye başlamasının önemli payı olduğunu kabul etmek gerek. Çünkü işten el çektirilirse, Trump sıradan bir ABD vatandaşı gibi seçim kampanyası yasalarını ihlalden yargılanacak ve alacağı söylenen hapis cezası da hatırı sayılır cinsten olacak.

Tüm bu baskılardan bunaldığı için midir bilinmez, Trum geçen hafta gene Amerikan siyasi tarihine geçecek bir başka densizlik yaparak ABD Senatosu'ndaki Demokratların lideri Chuck Schumer ve Temsilciler Meclisi'ndeki Demokratların grup başkanı Nancy Pelosi'yle TV kameralarının önünde ağız dalaşına girdi ve Meksika sınırına örmek istediği duvar için Kongre'den ödenek çıkmaması halinde, hükümet kapısına kilit vurmaktan çekinmeyeceğini yineledi.

Bu yüksek perdeden atmaya devam etmek acaba mezarlığın yanından geçerken korkuyu yenmek için yüksek sesle söylenen şarkılara mı benziyor, düşünmeye değer.

Cengiz İzmirli (mahlas)