The English Game ve Kalifat

The English Game ve Kalifat

28 Mart 2020 Cumartesi  |   Köşe Yazıları

Karantina günlerinde evde kalanlar için 2 farklı diziden bahsetmek istiyorum. Her iki diziyi de Netflix ve çeşitli dizi sitelerinden izleyebilirsiniz. Zaten çok fazla zamanınızı alacağını da düşünmüyorum. Her ikisi de mini dizi niteliğinde ve ilki 6, ikincisi 8 bölümden oluşuyor. 

The English Game 

Dizinin ana konusu 19. yüzyıl son çeyreğinde İngiltere'de futbolun doğuşu olsa da, arka planda sınıf farklılıkları, o dönemde kadınların toplumdaki durumu ve işçi sınıfının sosyal ve ekonomik zorluklarına da değiniliyor. 

Konusu kısaca şöyle: İngiltere'de futbolun ilk yıllarında, Fergus Suter ve Jimmy Love adındaki iki yakın arkadaşın İskoçya'dan İngiltere'ye gelerek Darwen kulübündeki futbol maceraları çevresinde gelişen olaylar sergileniyor. 

Dizide futbolun İngiliz soylu ve zenginlerinin bir eğlencesi olduğu ve kuralları kendilerine göre koyduğu bir dönemde, işçi sınıfının da bu oyuna gösterdiği ilgi ve oyunun bir parçası olma arzuları anlatılıyor.  

Düşünün o yıllarda federasyon başkanı ve üyeleri zenginler takımının oyuncuları ve her türlü olanaklara sahip iken, işçiler günde 15 saate varan ağır çalışma koşulları ve ekonomik zorluklar yanı sıra futbol oynamaya çalışıyorlar. 

O yıllarda tamamen amatörce oynanan futbol oyun olarak da bugünkü anlamdaki futboldan farklı oynanırken dizinin kahramanı Fergus Suter, hem ilk profesyonel hem de oyunu değiştiren adam olarak belleklerde yer alıyor. 

Dizinin yapımcısı, F.Suter için, "O İngiliz oyununu gerçekten değiştirdi, ondan önce futbol rugby gibiydi ve çok vahşice oynuyorlardı" demiştir. Suter paslı oyun kavramını sahalara ilk getiren kişi olarak anılıyor. 

Uzun yıllar İngiltere"de federasyon başkanlığı yapacak olan Arthur Kinniard karakterini de dikkatle izleyin. 

Dizinin mekanları, çekim ve görüntü kalitesi, ışık kullanımı ve oyunculuklar bence üst düzeyde. İyi bir dönem çalışması olmuş diyebilirim. 

Hani klasik deyimiyle "futbol asla sadece futbol değildir" söylemine tam uyan bir dizi. 

Özellikle gözünü sadece kendi takımının başarı hırsı bürümüş, rakip takımların başarıları arkasında başka nedenler arayan gözü dönmüş fanatiklerin bu diziyi mutlaka izlemesini dilerim. 
 


Kalifat 

İkinci dizimiz İsveç yapımı Kalifat ya da Hilafet adında 8 bölümlük bir mini dizi. Olay İsveç-Suriye hatta çok az da olsa Türkiye üçgeninde geçiyor.  

Suriye'nin Rakka kentindeki IŞİD militanlarının yaşantısı, İsveç'te yapmak istedikleri eylemler ve İsveç'teki Müslüman göçmen çocuklarla nasıl bağlantıya geçtiklerinin anlatıldığı dizide, Pervin Yılmaz rolünde İsveç doğumlu bir Türk oyuncu var, Gizem Erdoğan. 

İsveç'e yerleşmiş dinden uzak yaşayan Ürdünlü bir ailenin kızları, okulda bir öğrenci ile bambaşka bir noktaya gelirken bir kadın polisin bu olayları düzeltmeye çalışması ve polis içindeki farklılıklar dizinin ana konusu. 

Alışkın oldukları coğrafya ve kültürlerden uzak, farklı  bir ülkede yaşayan insanların kimlik arayışları ve kültür bunalımları çarpıcı bir dille anlatılıyor. 

Dizinin başından sonuna kadar bir gerilim havası var ve diziyi izlerken adeta resmen kasılıyorsunuz.