Tatsız tuzsuz bir gazete

Tatsız tuzsuz bir gazete

24 Mayıs 2020 Pazar  |   MG Özel

Sokağa çıkma yasağında yaşanan dağıtım sorunlarını gerekçe gösteren gazeteler, bayram günlerinde çıkmama kararı aldı.

Bir açıdan iyi de oldu, normal koşullarda yılda 365 gün işbaşı yapmak zorunda olan basın sektörü çalışanları yaklaşık 20 yıl sonra ilk kez bir kaç gün dinlenme olanağına kavuştu.

Ama diğer yandan, topluma karşı sorumluluklarını unutarak sektöre sadece "kâr" gözlüğüyle bakan patronlar sayesinde bu yıl gazete basılmayan belki de ilk bayram olarak tarihe geçecek.

Aslında, günümüzün gençlerinin bilmediği, yaşlılarla orta yaşlıların unutmaya başladığı bir gazete vardı: Bayram Gazetesi.

Çok değil, 20 yıl öncesine kadar İstanbul, Ankara ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti dini bayramların ikinci gününden başlayarak Bayram Gazetesini çıkarırdı. Aslında bu bir zorunluluktu çünkü o dönemdeki anayasaya göre gündelik gazetelerin bayramlarda yayımlanmasına izin verilmiyordu.

Bu gazetenin iyi ve kötü yanları vardı. 

Neler mi?

Bayram Gazetesi her bayramda neredeyse aynı başlıklar ve sayfa düzeniyle çıkardı. Bayramın ikinci günü sayfanın tepesinde mutlaka dönemin başbakanının klasik mesajlar içeren yazısı yer alırdı, daha sonraki günler ise muhalefet liderlerinin. Çok sayfalı ve ama doğrusunu söylemek gerekirse inanılmaz sıkıcı, tatsız tutsuz bir gazeteydi çünkü sayfalarının neredeyse yüzde 70-80'ini reklamlardan oluşurdu. Bir haber kırıntısı görme umuduyla inatla çevrilen sayfalar mürekkepten insanın elini kapkara yapardı. Sonuçta bütün gazetelerin çıkardığı "ortak gazete" olduğu için etliye sütlüye hiç karışmaz, "Bugün Bayram, ne güzel!.. Lay lom lom!.." havasında çıkardı.

İyi yanlarına gelince...

Gazetecilerin bayramlarda tatil yapabilmesini bu gazete sağlardı. Bayram gazetesi çıktığı için gazetecilerin neredeyse tamamı bayramı aileleriyle geçirebilirdi. Bayram gazetesinde arzu edenler ve tabii fazladan bir gelire ihtiyacı olan gazeteciler çalışırdı. Gazeteciler Cemiyeti elde edilen reklam gelirini gazeteciler için harcardı. Üstelik, çalışanlar için eğlenceliydi; rahat bir ortamda sohbet ederek, haber atlama korkusu olmadan gazete yapılırdı...

Derken o  dönemde nispeten yeni bir gazete olan Sabah bayramlarda çıkacağını açıkladı. Sabah'ın kararının tek bir nedeni vardı: Bayram günlerinin dev reklam pastasından pay almak. Bu karar karşısında pastanın tamamını Sabah'a kaptırmak istemeyen diğer gazeteler de bayramda çıkma kararı alınca 1992 yılında "bayramda gazete çıkmaması" yasağı fiilen delinmiş oldu, zaten ertesi yıl ilgili Anayasa maddesi kaldırıldı.

Ekşi Sözlük'te Bayram Gazetesi ile ilgili şöyle ilginç bir tanım var:

"Dini bayramlarda tüm gazetelerin yerine tek başına çıkan, böylece basın emekçilerine de tatil imkanı, bayram havası sağlayan etkinlik, Voltran gazete. dinin özellikle bayramlar için vaat ettiği birlik, beraberlik duygusunu da temsil ederdi. Okuyucu için çok faydalı olduğu söylenemese de bir dönemin bugün anlaşılmayacak alışkanlıklarından olduğu için anılmaya değer."

Garip ama Bayram Gazetesi sonuç olarak aslında toplum için değil gazeteciler için, gazeteciler tatil yapabilsin, Gazeteciler Cemiyeti'ne kaynak yaratılsın diye çıkardı. Dolayısıyla bugün çıkmamasının okurlar açısından hiçbir önemi yok.