Tahrik suçu

Tahrik suçu

19 Eylül 2019 Perşembe  |   Mentor

Emlak Konut A.Ş. anlaşmasının sorunlu hale gelmesi, bedeli çok ağır transferlerin yapılması ve Şampiyonlar Ligi gelirlerine oluşan ağır bağımlılık Galatasaray yönetiminin dengesini bozdu.

Aslında bir Galatasaray yönetimi olduğundan söz etmek de çok zor, kimin ne yaptığı belli olmayan, kimin başkan, kimin para karşılığı çalışan olduğu tamamen karışmış bir görüntü var. Belki UltraAslan belki Fatih Terim bilmiyorum ama bildiğim Galatasaray'ı şu anda kimin yönettiği belli değil.

Beni ilgilendirmez ancak bu tabloyu örtmek için Galatasaray'ın olağan şüphelisi Fenerbahçe devreye giriyor. Koro haline bütün dikkatleri Fenerbahçe üzerine çekiyorlar, yetmiyor Erman Toroğlu, İbrahim Seten gibi tetikçiler sürekli Fenerbahçe'ye saldırıyor. Aslında hikaye belli, amaç net.

Daha düne kadar “Fenerasyon” diye bağırıyorlardı ama dünya hukuk tarihinde eşi görülmemiş bir şekilde süren bir davada yargılamayı etkilemeye çalışan MHK Başkanı Zekeriya Alp’in savunucusu oldular. Üstelik bu arkadaş açıklama yapmak için sahibi Fetö’den kaçak olan gazetenin tartışmalı eski bir GSTV çalışanını seçmişti. Bir tek göğsüne “Ben Fatih Terim'in neferiyim” yazmadığı kalmıştı. Gerçi beraber yedikleri yemekte çektirdikleri fotoğraf oldukça biat içeriyordu ama olsun, tesadüftür.

Artık bazı Galatasaraylıların "Fenerbahçe'ye küfür et, at parayı cebe" taktiğini biliyoruz. Öyle ya, 13 milyon euroluk Diagne çöp oldu, 30 milyon euroluk Falcao geldi menajer cepleri doldu, beis yok “bedelsiz” dersin, bir de Fenerbahçe'ye küfrettin mi tamamdır. Bunların hepsine alıştık  ama artık işin cılkını çıkardılar açık açık suç işliyorlar.

Türk Ceza Kanununun ilgili maddesini aynen aşağıya yazıyorum.

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama

MADDE 216. - (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Halkın bir kesiminin benimsediği dinî değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması hâlinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Suç işliyorlar, bakın ne diyor Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz;

“Galatasaray taraftarı sokağa dökülmez, sahaya girmez, benzin istasyonu yakmaz. Galatasaray taraftarı bu konularda sağlam ve sağlıklıdır. Avrupa'ya da bunu öğreteceğiz.”

Diyor ki; Galatasaray Başkanı bütün Galatasaraylılar iyi, Fenerbahçeliler kötüdür. Kimse hangi Fenerbahçe demesin ne kanun ne de kanun adamları aptal. Sayın Cengiz'in 12 Mayıs 2012'de Fetö polisince tezgahlanan olayları kastettiği çok açık. Aslında bunu yaparken ikinci bir suç işliyor çünkü bu konuda devam eden davalar ve mağdurlar var ve dava devam eden ederken yargıyı etkileyecek girişimlerde bulunmak hem anayasal hem de ceza kanunu açısından suç.

Aslında ilginç, açıklama yapılan gazetenin sahibi Fetö’den kaçak, ima edilen davanın tarafı Fetö ama tesadüf işte kimseyi bir şeyle suçlamıyoruz. Sadece denk geliyor.

Ali Koç Fatih Terim'i, Mustafa Cengiz Ersun Yanal'ı eleştirebilir. Erman Toroğlu hakemi, İbrahim Seten Volkan Demirel'i eleştirebilir bunda sorun yok ancak bir camia 30 milyon insan sistematik olarak ve algı oluşturacak şekilde hedef gösteriliyorsa bu suçtur.

Evet bir kez daha toplumu kin ve düşmanlığa sistematik ve organize olarak sevk eden bu insanları ihbar ediyorum, bir Fenerbahçeli olarak şikayet ediyorum.

Bunun adı futbol değil faşizmdir. Toplumun hiçbir kesimi kendi bireysel kimliğine ait olmayan toptancı ve genelleyici ifadelerle hedef gösterilemez.

Ne tüm Galatasaraylılar ne de tüm Fenerbahçeliler kötü denilebilir. Bu faşizmdir, suçtur.

Sonuç; Galatasaray yönetiminin ekonomik çaresizliği, Şampiyonlar Ligi geliri olmadan yaşayamayacaklarını bilmeleri bu sene şampiyonluk için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacaklarını gösteriyor! Fenerbahçeli'de ise tam 8 yıldır her gün biriken "ötekileştirme"  duygusu var. Erman Toroğlu, İbrahim Seten gibi gazeteciliği çoktan kaybetmiş holiganlar da sürekli ortamı geriyor. Futbol deyip geçmeyin Mısır'da binlerce insan öldü. Tüm yetkilileri, savcıları bu halkı kin ve düşmanlığa sevk eden insanlar hakkında önlem almaya çalışıyorum.

Ülkemiz zor bir dönemden geçiyor, çok ağır yaşam şartları var, insanların böyle tahrik edilmelerine izin vermek çok ama çok tehlikeli.