Şu Çılgın Türkler

Şu Çılgın Türkler

11 Nisan 2020 Cumartesi  |   Köşe Yazıları

Turgut Özakman'ın Kurtuluş Savaşı'nı adeta bir roman gibi anlattığı "Şu Çılgın Türkler" kitabını sanırım okumayan kalmamıştır. Olağanüstü zor koşullarda, sayıca ve silahça bizden üstün olan işgal devletlerine karşı verilen mücadele inanılmaz bir kahramanlık destanıdır. 

Gerçekten de biz çok çılgın bir milletiz. Son olarak hafta sonu uygulanacak sokağa çıkma yasağı duyurulduğu an yaşananlar buna en güzel örnektir.  

Cuma gece yarısına birkaç saat kala duyurulan 2 günlük sokağa çıkma yasağı sonrası halkımız, sanki bir daha hiç dışarı çıkamayacak gibi market, fırın, bakkal, tekel bayi, kısaca ne kadar açık dükkan varsa birden hücuma geçti. Belki atalarımız 'Büyük Taarruz'da bile bu kadar atak değildi.  

Gerek sosyal medyaya yansıyan görüntülerde, gerekse bulunduğunuz çevrede bizzat görmüşsünüzdür. Az önce dediğim tüm mekanların önünde uzayan kuyruklar, tekme tokat birbirine girişen insanlar, yangından mal kaçırırcasına bulduğunu alan insanlar ve yaşanan tam bir curcuna... Ne sosyal mesafe kaldı, ne maske, ne eldiven hepsi unutulup gitti... 

Eğer virüs uzaktan bizleri izliyorsa, kesin gevrek gevrek gülerek ellerini ovuşturmuştur. "Tam yerini buldum, başka bir yere gitmeme gerek kalmadı, en iyisi burada iyice yayılayım" demiş olabilir. Koronavirüs için paha biçilmez bir ortam, belki de son 15-20 gündür verilen tüm emekler boşa gitti. 

Şimdi sorarım sizlere, bu yaşadıklarımız çılgınlık değil de nedir? Ya bu kararı alanlara ne demeli? Öyle bir anda karar alıyorsunuz ki ne vatandaşın haberi var, ne fırıncının, ne de ertesi gün pazar kurmak için pazar yerine gelen esnafın... Diyeceksiniz ki, "2 gün sokağa çıkmasak hiçbirimiz ölmeyiz." Doğru ama madem bu kararı alacaksınız ya 3-5 gün önceden duyurun millet hafta için ihtiyaçlarını yavaş yavaş tedarik etsin. Ya da son dakikalarda duyurun kimse sokağa çıkmasın.  

Günlerdir adeta iğneyle kuyu kazarcasına, virüse karşı mücadele ederken birden sağanağa yakalanmış olduk. İnşallah elde edilen kazanımlar geriye gitmemiş ve olan olmamıştır. Tüm bu yaşananlar hepimize ders olur mu, onu da bilemiyorum. Çünkü cehaletle mücadele inanın çok zor. En okumuşu da, en kara cahili de böyle konularda hiç fark etmiyor, hepsi aynı... 

Sonuç olarak çılgınlıkta üstümüze yok, konu hiç önemli değil. En inanılmaz işleri yapmakta gerçekten çok ustayız. Olumlu veya olumsuz şunu yapmayız-yapamayız dediğimiz ne varsa mutlaka yapmışızdır. Bakalım bunun faturası önümüze nasıl gelecek? 

Kurallara uyan, sakin ve akılcı davranan, panik yapmadan yaşamaya çalışan herkese saygılar... 

Kalın sağlıcakla.