Sokrates dersi

Sokrates dersi

14 Haziran 2020 Pazar  |   Köşe Yazıları

Orhan Alpdündar

Kitapların yazdığına göre Sokrates, genç yaşta dökülmüş saçları, toparlak yüzü, uzun ince burnuyla filozoftan çok ırgata benziyormuş. Giyim kuşamına boşverdiği gibi, çıplak ayak gezermiş. Küçük gruplara her fırsatta en çok yinelediği sözlerden biri: 

-Benim tek bildiğim, bir şey bilmediğimi bilmektir, imiş. 

Sokrates konuşma yaptığı topluluğun ilgi derecesine göre de durumdan vazife çıkarıp eklermiş: 

-Kendini tanı. 

Yaklaşık iki bin yıl önce gezegenimizde yaşayan bu adam, yaşadığı dönemin egemenlerini kızdırmaktan geri kalmazmış.  

Sokrates’in yaşadığı dönemde Atina toplumunun 250 bini köle, 200 bini yurttaşlardan oluşuyormuş. İşte böyle bir toplumda Sokrates gerçeği arar dururmuş. 

Gün gelmiş ülkenin muktedirleri filozofu cezalandırıp idama mahkum etmişler.  

O dönemim kurallarına göre Sokrates, baldıran şerbetinden zehir içerek mahkeme kararını yerine getirmek zorunda imiş.  

İdam kararının günü ve saati geldiğinde yakın dostları Sokrates’in çevresini sarmışlar. 

Kriton kısık sesle sormuş: 

-Sokrates, bizden çocuklarından, eşinden bir isteğin var mı, varsa söyle. 

Sokrates: 

-Var, demiş. Her zaman ne istedimse aynı şeyi istiyorum. Kendinize iyi bakın. Böyle yaparsanız, hem kendinizi hem de benim istediklerimi yerine getirmiş olursunuz.

-Hiç merak etme demiş Kriton, elimizden geleni yapacağız. Ne var ki, infazdan sonra seni nasıl gömelim, en azından onu söyle. 

-Nasıl isterseniz öyle gömün.  

Sokrates, yukarıdaki cevabı verdikten sonra gülümsemeye başlamış ve eklemiş: 

-Dostlarım, Kriton’u inandıramıyorum. Nasıl ölürsem öleyim, fikirlerim hiçbir zaman değişmez. Yaşarken ne isem öldüğümde de o olacağım.

Ünlü filozof, lafını tamamladıktan sonra oturduğu yerden kalkmış: 

-Artık yıkanmak zamanı. Zehirli Baldıran Şerbetini içmeden önce yıkanmak gerekir.

 

 

Yıkandıktan sonra yandaki odaya girmiş Sokrates. Görevli gelmiş ve demiş ki: 

-Sokrates, sen sıradan biri değilsin. Sen buraya gelen insanların en anlayışlısı, en değerlisi, en iyisisin. Ölmek üzereyken bile bana kızmadığını görüyorum, dedikten sonra, gözyaşlarını tutamayarak ağlamaya başlamış. 

Sokrates: 

-Ne iyi adam, geldim geleli hatırımı sordu. “Kriton, haydi cellat başının dediğini yapalım”. Benim gibi idama mahkum edilmiş kişiler ölmeden önce güzel yemekler yer, içer, güzel kadınlarla birlikte olurlar. Ben de böyle davranırsam hiçbir şey kazanmayacağım, gerek de yok… 

Sokrates’e zehiri veren adam tavsiyelerde bulunmuş: 

-İçtikten sonra odanın içinde dolaşmaya başla. Bacaklarda ağrı hissetmeye başladığından yat, uzan. Tatlı bir uyku bastırdığında zehir yapacağını yapar.

Sokrates, tası kafasına dikmiş, su içer gibi dibi bulmuş, bitirmiş. Durumu seyreden arkadaşları gözyaşlarını yine tutamayınca, Sokrates: 

-Ölmek üzere olan bir insanın yanında gözyaşı dökerseniz ona iyilik değil kötülük yapmış olursunuz. İnsan ölürken böyle sesler duymamalı, tutun kendinizi! 

Sonra Kriton’da dönüp demiş ki: 

-Eftiridias’a bir horoz borcum var, onu ödeyin.  

Görevli Sokrates’in bacaklarını yoklamaya başlamış. Katılaşma başlamış. Katılaşma yüreğine vardığında ölecek. 

Sokrates, az sonra birden kasılmış, bakışları donmuş. 

İsa’dan 400 yıl önce ölmüş Sokrates ama namusu ve fikirleri hâlâ onur kabul ediliyor.