Soçi Mutabakatı

Soçi Mutabakatı

22 Ekim 2019 Salı  |   Köşe Yazıları

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan son yılların en önemli zirvesinden Suriye ile ilgili 10 maddelik bir mutabakat çıktı.

Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Soçi kenti, iki lider arasındaki en uzun zirvelerden birine ev sahipliği yaptı. Yaklaşık yedi saat süren görüşmelerin ardından düzenlenen basın toplantısında varılan mutabakat açıklandı.

Buna göre, 23 Ekim Çarşamba günü saat 12.00'den başlamak üzere YPG unsurları Türkiye-Suriye sınırından 30 kilometre dışına çıkarılacak. 150 saatin sonunda Barış Pınarı Harekatı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Türk-Rus devriyeleri göreve başlayacak. Tel Fırat ve Münbiç'teki tüm YPG'lilier de bölgenin dışına çıkarılacak. Suriye sınırında 10 kilometre derinlikte Türk-Rus devriyeleri, Barış Pınarı Harekatı dışında kalan bölgede ise Rus-Suriye devriyeleri görev yapmaya başlayacak. Mutabakatla Rusya, Türkiye'nin Barış Pınarı Harekatı'nın kapsadığı operasyon bölgesini kabul etmiş oldu. Soçi zirvesinden önce Rus yetkililer operasyon bölgesinin beş kilometrenin ötesine yayılmasını eleştiren açıklamalar yapıyordu.

Putin basın toplantısının başında Türkiye'nin ulusal güvenliğini sağlamak amacıyla attığı adımları anlayışla karşıladıklarını, bununla birlikte Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi. Putin, iki ülkenin dışişleri bakanlarının madde madde okuduğu mutabakattan "dönüm noktası" diye söz etti ve bunun Suriye sorununu çözüme bağlayacak bir karar olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da, Barış Pınarı'nın Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti ettiğini belirtti ve "Harekatın ana gayesi bölgeden PKK/YPG terör örgütünü çıkarıp Suriyeli sığınmacıların dönüşünü sağlamaktır. Bizim hiçbir zaman ülkenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur. Tarihi bir mutabakata imza attık, ayrılıkçı gündeme izin verilmeyecek" dedi.

Bu sonuç, Türkiye'nin Soçi zirvesinde beklediği sonucu büyük ölçüde aldığını gösteriyor. Türkiye'nin Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı duyduğunu açıklaması karşılığında Rusya Barış Pınarı'nın sınırlarını kabul etmiş oldu. Ancak bu aynı zamanda harekat sınırlarının genişlemeyeceği anlamına da geliyor. Açıklamada Suriye sınır muhafızlarından ilk kez söz edilmesi-ve Türkiye'nin bunu onaylaması- başka bir önemli gelişme niteliğini taşıyor. 10 maddelik metinde Adana Mutabakatı'na atıfta bulunulması, Moskova'nın Ankara'ya yeniden nihai hedef olarak Suriye yönetimiyle masaya oturmayı işaret ettiğini, buna karşılık Türkiye'nin de anlaşmanın önemini resmen teyit ettiğini gösteriyor. Varılan uzlaşma aynı zamanda ABD'nin ve Batı'nın baskılarına karşı Rusya'nın Türkiye'ye destek vermesi anlamına geliyor.

Mutabakat maddeleri

- Her iki taraf Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına ve Türkiye’nin milli güvenliğinin korunmasına olan bağlılıklarını teyit ederler. 

- Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye topraklarındaki ayrılıkçı gündemleri boşa çıkarma yönündeki kararlılıklarını vurgularlar. 

- Bu çerçevede, Tel Abyad ve Ras Al Ayn’ı içine alan 32 km derinliğindeki mevcut Barış Pınarı Harekatı alanındaki yerleşik statüko muhafaza edilecektir. 

- Her iki taraf Adana Anlaşması’nın önemini teyit eder. Rusya Federasyonu mevcut koşullarda Adana Anlaşması’nın uygulanmasını kolaylaştıracaktır. 

- 23 Ekim 2019, öğlen saat 12.00’den itibaren, Rus askeri polisi ve Suriye sınır muhafızları, Barış Pınarı Harekat alanının dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına, YPG unsurları ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 kilometrenin dışına çıkarılmasını temin etmek üzere girecektir. Bu işlem 150 saat içinde tamamlanacaktır. Aynı saat itibarıyla, mevcut Barış Pınarı Harekat alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 kilometre derinlikte Kamışlı şehri hariç Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacaktır. 

- Münbiç ve Tel Rıfat’tan bütün YPG unsurları silahlarıyla birlikte çıkarılacaktır. 

- Her iki taraf terörist unsurların sızmalarının önlenmesinin temini için gerekli tedbirleri alacaktır. 

- Mültecilerin güvenli ve gönüllü şekilde geri dönüşlerini kolaylaştırmak maksadıyla ortak çalışma yapılacaktır. 

- Bu muhtıranın uygulanmasını gözetmek ve koordine etmek amacıyla müşterek bir denetim ve doğrulama mekanizması ihdas edilecektir. 

- Taraflar Astana Mekanizması çerçevesinde Suriye ihtilafına kalıcı bir siyasi çözüm bulunması amacıyla çalışmalarını sürdürecek ve Anayasa Komitesi’nin faaliyetlerini destekleyecektir.