Siz İngilizce biz Türkçe

Siz İngilizce biz Türkçe

17 Nisan 2019 Çarşamba  |   Mentor

Ya bu “Beyaz Türkler” beni gerçekten delirtiyor, bir gün siyasete atılırsam kesinlikle AntiBeyaz Türk Partisi (ABTB) kuracağım! Kesinlikle iktidar olur çünkü bunların o kadar züppe, o kadar ilkesiz o kadar kendine yontan, insanlara yukarıdan bakan, sevgisiz ve seçkinci halleri var ki, toplumda yarattıkları nefret 100 yıl insanları iktidar yapmaya yeter. 

Sanki dünya bunların etrafında dönüyor. Gözlerinde güneş gözlükleri, ceplerinde ecnebi diplomaları, pasaportlarındaki ecnebi damgalarıyla öğünen halleri, diğer insanları yok sayan tavırları, herkesten saygı bekleyen ama kimseye saygı göstermeyen tavırları, empati yoksunu olmaları insanı deli ediyor. 

“... Ama azizim Berlin'de checkpoint'in orada Apfelstrudel yemeden de yaşamak olmaz ki, nasıl yapıyor bu garibanlar” kafaları ile hallerine deli olmamak mümkün değil. 

Bir zamanlar hepsi “Evrenci”ydi ne demokrasi endişeleri vardı ne de hapiste çürüyen bir kuşağı yok olmaktan kurtarmaya çalışmak gibi bir endişeleri. Şimdi Atatürkçüler, o gün Atatürk'ün emanet ettiği gençliğin sağcısının solcusunun işkencede darağacında can vermesini “anarşik bunlar” diye alkışlayanlar bugün demokrasi havarisi, beynim patlıyor. 

12 Eylül öncesi gençliğinin şiddete bulaşmak gibi bir kusuru vardı ama ülkesi yabancı istihbarat ajanlarınca işgal edilip gençleri birbirini boğazlayacak hale getirilirken izleyenler neredeydi? 12 Eylül'e kadar olayları sadece izleyenler ne kadar masum?

Neyse konumuz bu değil, Kıraç'ın çıkışı ile başlayan İngilizce saçmalığı. Bir kere İngilizce öğrenmek ile İngilizce eğitim arasında fark var. Ben bu tartışmada Kıraç'ın İngilizce eğitimi, yani bütün derslerin İngilizce öğrenildiği sistemi kastettiğini düşünüyorum ve tamamen haklı olduğuna inanıyorum. 

İlginç olan Kıraç'a karşı çıkanların tamamı güya Atatürkçü ama tavırlarından Türk Dil Kurumunu kuran  Atatürk'ü tanımadıkları şimdi işlerine geldiği için Atatürkçü oldukları anlaşılıyor. 

Ülkesini yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır- Mustafa Kemal Atatürk 

İngiliz olmaya özenmek başka şey, İngilizce öğrenmek başka şey. Türk dili giderek işlevini kaybediyor, aktif kelime hazinesi küçülüyor, hamburger, plaza, rezidans, kafe, restoran "kolonileşiyoruz", en iyi anladığı dil İngilizce olan biri artık bu toplumun parçası olamaz, İngilizleşir, Amerikanlaşır.  

Dil, soyut kavramların ifade edildiği, dünyada var olmayan şeylerin tanımının yapılabildiği kısaca bilim yapılabilen en önemli unsurdur. Bu yönü ile zeka gelişimine çok önemli katkısı vardır. Ana dilini iyi bilmeyen, kullanmayan, tanımayan biri bilim yapacak yeterliliğe ulaşamaz. Ana dil ve yabancı dil kavramları bile bunu anlamak için yeterli olmalı ama konu İngiliz olmak olunca Türkçe elbette değersiz oluyor. 

Kahveye "Cafe" diyen adamın bilim yapmasını beklemek hayalciliktir. Üniversite dahil her düzeyde İngilizce eğitim Türkiye ihanettir. 

Eğitimin her düzeyinde Türkçe en önemli ders olmalı, herkes kimsenin düşünemediği şeyleri düşünüp ifade etsin, buluşlarımız, bilim adamlarımız zekamız olsun diye dilimiz zenginleşmeli, zenginleşmesi için kullanılmalı ve öğrenmeliyiz. 

İngilizce, Fransızca, Almanca, Arapça eğitim Türkiye'ye atılmış en büyük kazıktır. İnsanımızı yabancılaştırır, dilimizi yoksullaştırır ve aslımızı kaybeder köle oluruz. 

Bir ulusun dili, bütün bilim kavramlarını oluşturacak şekilde gelişmemişse, o ulusun bilim ve kültür alanında bir varlık göstermesi beklenemez- Mustafa Kemal Atatürk 

Sonuç; her şeyiniz sahte, her şeyinizi kaybetmişsiniz bu topraklarla bu insanlarla bağlantınız kalmamış, İngiliz vatandaşlığına geçin, doya doya İngilizce konuşun, hiç Türkçe konuşmayın, biz konuşuruz. 

Böyle şeyleri sevmem ama mecburum… Bu satırların yazarı İngilizce ve Almanca biliyor ve Avrupa’nın iki büyük kurumunda çalıştı ve Avrupad’an çok sevdiği arkadaşları dostları var. 

Bu vesile ile rahmetli Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu'nu saygıyla anıyor, MIT mezunu Yale hocası bir Türk olarak Türkçenin değerini unutmadığı için ve Türkçe için verdiği mücadeleden dolayı kendisine saygılarımı ifade ediyorum. 

Ama siz ondan da akılı olduğunuzu düşünürsünüz, yok düşünmezsiniz, siz düşündüklerinizin ne olursa olsun doğru  olduğunu doğum hakkınız "birth right" (anlamazsınız diye İngilizce yazayım dedim)  olarak görüyorsunuz... 

https://www.haberler.com/oktay-sinanoglu/biyografisi/