'Sivrisinek...'

'Sivrisinek...'

19 Aralık 2019 Perşembe  |   Köşe Yazıları

El alemin memleketi, hatta devleti var. 

Kıbrıs Türk halkının ise sorunu var. 

Tam da sorunun ilk büyük adımlarının içine doğdu 1950'li yıllarda doğanlar ve o gün bu gündür sorunla boğuşup duruyoruz. 

Dayandık, daha da dayanırız. 

Dayanırız da, kendi kendilerini solda diye etiketlendirenlerin, bizi Kıbrıs adasında yaşayan Elen halkından ya da Türkiye Türklerinden farklı ayrı bir halk olarak kabul etmemelerindeki İNAT hançer misali kanatıyor böğrümü, yüreğimi. 

Kıbrıs Adasında kendilerini sanki "sivrisinek"ten söz eder gibi, bütün dil bilgisi kurallarını hiçe sayarak birleşik isim halinde ‘Kıbrıslıtürk’ diye tanımlıyor olmaları ve  Türkiye Türkleri arasında da sağ cenahın, bizi ne demekse "Türkleştirme" "İslamlaştırma" çabaları yanında sol cenahın da "tabi olun yasal Kıbrıs Cumhuriyetine" tarzı yaklaşımları umutsuzluğa düşürüyor insanı. 

Yine de. 

Yine de dünyanın bütün devletleri ve hayatın her alanındaki örgütleri, memleketimizi ve devletimizi ( KKTC ) kambur olarak sırtımıza yükleseler de pes etmeyecek Kıbrıs Türkleri. 

Adını bir an önce Birleşmiş Devletler (BD) olarak değiştirmesi gereken Birleşmiş Milletler (BM) örgütü ve onun bürokrasisi, kendi kendine sormalıdır, hangi gerekçe ile Kıbrıs Türk halkına futbol, basketbol gibi oyunlar bile yasaktır. Kim ve hangi gerekçe ile yasaklamıştır?

Hangi insancıl gerekçe ile bizi KC'ye (Kıbrıs Cumhuriyeti) tabi kılmak istiyorlar?

Kıbrıs Elenlerinin devlet olarak resmen ve kanunen kabul görmeleri mi yok sayılma gerekçemiz?

Bundan daha ceberut bir devlet anlayışı olabilir mi?

Ta en başından beridir birlikte yönetelim, egemenliği eşit olarak paylaşalım dedik. 

Ta başından beridir, eşitliğimize ve eşit haklara sahip olmamıza hayır diyenlere boyun eğmemiz isteniyor. Buna da biz hayır diyoruz. 

Kendini BD olarak revize etmesi gereken BM örgütü ve onunla birlikte AB kendine şu soruyu sorup yanıt vermeli:

Kıbrıs Eleni olan Anasatasiedes’in, entel modasına uyarak kendini "Kıbrıslıtürk" olarak tanımlasa da aslında bir Kıbrıs Türkü olan Mustafa Akıncı’dan, insan ve insanın hakları olarak neyi fazla ve neden?