'Sevinmek bir başka kişinin kalbini kırmak değildir'

'Sevinmek bir başka kişinin kalbini kırmak değildir'

27 Haziran 2019 Perşembe  |   Köşe Yazıları

“Bu bir zafer değildir, yeni bir başlangıçtır. Bu, İstanbul’da bir sayfa kapandı, yeni bir sayfa açıldığı anlamına gelmiyor. İstanbul’da herkesin yeni ve ortak bir sayfa açması anlamına geliyor. Bu yeni sayfada İstanbul’da artık adalet, eşitlik, sevgi, hoşgörü olacak. İsraf, şatafat, kibir ve ötekileştirme bitecek.”  

Ekrem İmamoğlu iki ay içerisinde tekrarlanan bir seçimde, 777 bin fark attı. 13 bin olan farkın iki ay sonra 60 kat artması, dünya demokrasi tarihinde bir ilktir. 

Seçim sonuçlarını etkileyen faktörler ne kadar önemliyse, İmamoğlu’nun 23 Haziran  akşamı yaptığı konuşma da bir o kadar önemlidir. 

Türkiye’nin geleceğini ve çağdaş dünya ile yarışta nasıl bir yer alacağını göstermesi bakımından çok önemli bir konuşmadır. 

İmamoğlu’nun konuşmasında her şeyden önce, sevgi ve saygı dili hakimdi.  

3 Kasım 2002 Genel Seçimleri dahil olmak üzere, bugüne kadar yapılan her seçimden sonra toplumun yarısını üzen, geren ve ötekileştiren  bir üslubun bittiği, yeni bir anlayışın başladığı anlaşılmaktadır. 

İmamoğlu, “Sevinmek bir başka kişinin kalbini kırmak değildir” diyerek farkını  ortaya koymuştur.  

Sandıktan oy pusulasının yanında bir de hesap pusulası çıktığını belirterek “Vatandaş 31 Mart’tan bugüne, bu ülkeye yaşatılanların, yapılan büyük haksızlığın hesabını o tanımladığım bir avuç insana kesmiştir” dedi.  

Ayrıca, “Bugün benim için sandıktan sefer görev emri çıkmıştır” diyerek üstlendiği görevin önemine işaret etti.  

Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan’a da “ Sizinle uyum içerisinde çalışmaya hazırım. Ve buna talibim. Yasal sürecin tamamlanmasının ve mazbatayı alıp göreve başlamamızın ardından yol haritamızı size sunmak, görüşlerimizi aktarmak, görüşlerinizi de almak için sizi en kısa zamanda ziyaret etme arzu ve talebimi buradan size iletiyorum. Bu ülkenin buna ihtiyacı olduğunun da altını çiziyorum” diye seslendi. 

Demokrasi saati

Türkiye'de demokrasi saatinin her zaman tıkır tıkır çalışmasından yana olduklarını vurgulayan İmamoğlu, “Maalesef demokrasinin saati 31 Mart akşamı çalışmadı. Yaşanan her şeyi tüm milletimiz biliyor. Detaylarına girecek değilim. Ama saatleri durdurarak, zamanın akışını asla ve asla önleyemezsiniz. Gerçekleri de, üzerini örterek asla ve asla gizleyemezsiniz. Bugün 16 milyon İstanbullu demokrasiye olan inancımızı, adalete olan güvenimizi tazelemiştir. Bunu yalnız bana oy verenler değil, seçimleri büyük bir olgunluk ve sükûnet içerisinde geçiren ve bu şekilde gerçekleştiren bütün vatandaşlarımız sağlamıştır” diye konuştu. 

İstanbul ittifakı

Ekrem İmamoğlu, İstanbul ittifakı tanımlaması yaparak, gelecekte ülkenin önünde bekleyen yığınla sorunun bu ittifak sayesinde çözülebileceğini vurguladı.  

“Çünkü biz hayat tarzı, görünüşü, konuşması, siyasi düşüncesi birbirlerinden çok farklı insanlar olarak sevgi ve saygı ortaklığında buluştuk. Bugünden sonra her kim giyimine bakarak, hayat tarzına bakarak bir başkası hakkında ön yargı oluşturuyorsa İstanbul ittifakı aklına gelsin. Ön yargı ve ayrıştırma dönemi bitmiştir. Kardeşlik sevgi ve saygı dönemi başlamıştır”.  

SON SÖZ: Türkiye’de artık, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Her şey çok güzel olacak.