Sembolik adım

Sembolik adım

16 Temmuz 2019 Salı  |   Köşe Yazıları

Avrupa Birliği (AB) Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki doğal gaz arama ve sondaj faaliyetlerine başından beri karşı çıkıyor. 

Rum Yönetimi Avrupa Birliği üyesi olduğu için Kıbrıs’ın deniz alanları sınırları (münhasır ekonomik bölge sınırları) aslında AB’nin de sınırları sayılıyor. Ayrıca, Kıbrıs Münhasır Ekonomik Bölgesinde faaliyet gösteren Fransız (TOTAL) ve İtalyan (ENİ) şirketleri de var.

AB, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini uluslararası hukuk açısından yasa dışı (illegal) olarak nitelendiriyor. Ancak, KKTC’nin de, adanın kuzeyinde yaşayan Türk toplumu adına,  adanın deniz alanları üzerindeki meşru haklarının korunması açısından Türkiye garantör ülke konumunda. Bu açıdan, Türk tarafı adadaki hidrokarbon kaynaklarının ortak işletilmesi için çaba sarfediyor. Hatta geçtiğimiz hafta Kıbrıs Türk yönetimi bu konudaki somut önerisini Birleşmiş Milletlere  (BM) iletti. KKTC Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum Cumhurbaşkanı Anastasiadis'e hidrokarbon yataklarının işletilmesi için iki toplumu eşit şekilde temsil edecek bir ortak bir komisyon kurulmasını, bu komisyonun BM gözetimde oluşmasını, hatta AB’nin de gözlemci olarak bulunmasını önerdi.

AB’nin aldığı yaptırım kararları aslında son derece sembolik düzeyde. Zira, Türkiye -AB ilişkilerinin mevcut durumu zaten çok iyi bir düzeyde değil. Havacılık anlaşması görüşmelerinin durdurulmasının mevcut duruma bir etkisi olmayacak, zira Türkiye’nin AB ülkeleriyle ayrı ayrı imzaladığı havacılık anlaşmalar var. Bu aslında çok uzun yıllardan beri sürünceme kalmış bir konu. AB ile Türkiye arasında yüksek düzeyli siyasi temaslar yapılmaması da öngörülüyor. Ayrıca, Türkiye’ye, AB reformlarının yapılması için sağlanan AB fonlarının durdurulması da söz konusu. Ancak, bu paketin bütçesinin (145 milyon avro) Türkiye ekonomisi üzerinde olumsuz bir sonuç doğurması da beklenmiyor. 

Dışişleri Bakanlığımız yaptığı açıklamada bu kararların Türkiye’ye geri adım attıramayacağını belirtti. AB bu yöndeki kararının sembolik düzeyde olduğunu ve somut bir sonuç doğuramayacağı söylenebilir.