Sarıkamış soğuk...

Sarıkamış soğuk...

27 Aralık 2019 Cuma  |   Köşe Yazıları

Hayalleri vardı. 

Gelecek için çalışmak, üretmek, kazanmak istiyorlardı. 

Düşünsenize: Hepsi evlat, sevgili, ana kuzusu. 

Hepsinin umudu vardı. 

Ancak, Türk tarihinin en acı gerçeği ve dünyada eşi, benzeri bulunmayan bir trajedi ile soğuk, ayaz ve don bile düşünmeden yola çıktılar. 

Donacaklarını düşünmediler mi ? 

Bölgenin hava şartlarını ana ve babaları bilemez miydi ? 

Elbette, bilirlerdi.  

Ancak, vatan söz konusu olunca soğuk, ayaz, don teferruat kaldı. 

Sarıkamış Harekatı    

1. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu ve Rus İmparatorluğu arasında Sarıkamış'ta gerçekleşen kara savaşlarındandır. Osmanlı İmparatorluğu'nun askeri taktik hatası sonucunda büyük bir başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 

Kasım 1914'te Azap ve Köprüköy'e saldıran Rus kuvvetleri, 3.Ordu Komutanı Hasan İzzet Paşa komutasındaki Türk askerleri tarafından mağlup edilip dağıtılmıştı. Hasan İzzet Paşa, dağılmış Rus ordusunu yakalamak yerine orduyu 15 kilometre geri çekti. 

Dağılmış olan Rus ordusunu yok edip, Bakü petrollerine ulaşmak ve böylece Alman İmparatorluğu'nun enerji ihtiyacına destek olmak için Sarıkamış harekatı planlandı. 

Bir yandan da, 1877'deki 93 Harbi, Osmanlı İmparatorluğu'nun yenilgisi ile sonuçlandığında savaş tazminatı olarak Rusya'ya verilen Batum, Berlin Antlaşması ile Rusya’ya bırakılan Sarıkamış, Kars, Ardahan ve Artvin’i geri alabilme şansı doğmuştu.  

Bu yurt  topraklarını geri almak amacıyla, 1914 yılında dönemin Başkomutan Vekili olan Enver Paşa, 19 Aralık tarihinde "Sarıkamış Harekatı" planlarını kurmaylarına sundu. Osmanlı ve Alman kurmay heyeti planı kabul edince, 22 Aralık 1914 yılında harekat başladı. 

Kayıplar 

Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığına göre Osmanlı kayıpları 60.000 ve Rus kayıpları 30.000'dir. Savaşın en hazin kısmı ise Osmanlı kayıplarının bir çoğunun Ruslar ile yapılan çarpışmalarda değil de, ağır soğuk hava koşulları yüzünden ölmesidir.  

Savaştan sonra İstanbul'a dönen Enver Paşa uzun bir süre Sarıkamış hakkında herhangi bir haber, bildiri, veya yayın yapılmasını engelleyerek sansür uygulamış ve Osmanlı halkı savaşta olup bitenleri uzun yıllar sonra öğrenebilmiştir. 

Son söz: Bugün, sıcak yuvalarımızda özgürce yaşayabiliyoruz. Yaklaşan yeni bir yıla umutla bakıyoruz. Planlar yapıyor, hayaller kuruyoruz. Bu umudumuzu ve özgürlüğümüzü, 95 yıl önce öleceğini bile bile donmayı göze alan evlatlara borçluyuz