Saraybosna’ya gitmek için 10 neden

Saraybosna’ya gitmek için 10 neden

14 Eylül 2019 Cumartesi  |   Köşe Yazıları

Avrupa’da Türkiye’ye en çok benzeyen ülkeler arasında Bosna-Hersek herhalde en başlarda yer alır... 

Başkent Sarajevo’nun ya da bizdeki adıyla Saraybosna’nın 1878 yılına kadar, 400 yıldan fazla süre Osmanlı egemenliğinde kaldığı düşünüldüğünde bu da çok doğal. Osmanlı izlerini taşıyan sadece kentteki tarihi yapılar değil, kültür ve gelenekler de bize son derece yakın. Hatta, bir Güney Slav dili olmasına rağmen Boşnakçaya çok sayıda Türkçe kelime karışmış. Bu nedenle Türklerin “yabancı” hissetmeyeceği bir kent Saraybosna; zaten Boşnaklar da bizi “yabancı” görmüyor, bir Türk’le karşılaşınca gözlerinin içi gülüyor.

Bosna-Hersek üç buçuk milyon sahip küçük bir ülke, başkentte yaşayanların sayısı ise 600 bin dolayında. 

Adını Türkçeden alan “Başçarşı”, Saraybosna’nın en turistik, en ilginç, en renkli yerlerinin başında geliyor. “Bosanska kafa”, yani “Bosna kahvesi”, yani Türk kahvesini mutlaka denemek gerekiyor ama sipariş verirken kimse “şekerli mi” yoksa “sade mi” diye sormuyor çünkü kesme şeker tepsinin içinde ayrı getiriliyor. 
 

 

Boşnak köftesinin ününü duymuş olabilirsiniz, “cevapi ya da “cevapçici”yi mutlaka denemek gerekiyor, tıpkı farklı çeşitleri bulunan Boşnak böreği gibi. Başçarşı’da köfte de, börek de yiyebileceğiniz çok sayıda mekan var. 

Ama Başçarşı sadece lokantalara, kafelere ev sahipliği yapmıyor, Saraybosna’nın kurucularından kabul edilen, Sultan II. Beyazıd’ın torunu olan Gazi Hüsrev Bey’in adını taşıyan cami ve medrese, Brusa Bedesteni, Sebil, Saat Kulesi çarşının meydanına giden yolun hemen üstünde. 

1914 yılında  Avusturya Arşidükü Franz Ferdinand ve eşinin öldürüldüğü Latin Köprüsü, Milli Kütüphane, Saraybosna Katedrali, İnat Evi, Morica Han, Sonsuz Ateş, Ferhadiye Caddesi ve Boşnak lider Aliya İzzetbegoviç’in anıt mezarı hepsi yürüyerek ulaşabileceğiniz yakınlıkta. Bunlar bir çırpıda akla gelenler, 1990'ların başındaki Sırp ablukası sırasında Saraybosna'dan sivilleri kurtarmak için yapılan "Umut Tüneli" ile "Soykırım Müzesi" başta küçük kentte görülmesi gereken pek çok yer var.

1 Bosna-Hersek markı 0.51 euroya eşit, yani değerli bir para. Buna rağmen, özellikle diğer Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında nispeten ucuz bir ülke olduğu söylenebilir. 

Bunlar bizim notlarımız, bir de “Saraybosna’ya gitmek için 10 neden” listesini hazırlayan Boşnaklara kulak verelim: 

1- Güneydoğu Avrupa’nın merkezinde. Belgrad’dan (Sırbistan) 293, Zagrep’ten (Hırvatistan) 405 ve Podgorica’dan (Karadağ) sadece 231 kilometre uzaklıkta. 

2- Otellerden alışverişe, sağlık hizmetlerinden gece yaşamına paranızın gerçek karşılığını alabileceğiniz bir yer. 

3- Ferdinand’ın öldürülmesinden 14. Kış Olimpiyat Oyunlarına, bir zamanla parçası olduğu Yugoslavya’dan 1992'de 1425 gün süren kuşatmaya, tarihle iç içe geçmiş bir şehir. 

4- “Avrupa’nın Kudüs’ü” olarak da adlandırılan şehir dört büyük dine ev sahipliği yapıyor. 

5- Hayatın düşük bir ritmi var, görmek istediğiniz yerlerin bazılarını acele etmeden ertesi güne de bırakabilir, hayatın tadını çıkarabilirsiniz. 

6- Çok şey görecek kadar büyük, her yere yürüyerek gidilebilecek kadar küçük bir şehir. 

7- Merkezden sadece 10 dakikalık bir araba yolculuğuyla el değmemiş olağanüstü güzellikte doğaya ulaşmanız mümkün. 

8- Avrupa’nın en güvenli şehirlerinden biri. 

9- Lezzetli ve organik yemeklerden oluşan bir mutfağa sahip. 

10- Konuksever, yardıma hazır ve kibar bir halkı var. 

Not: Bosna-Hersek'le ilgili fotoğraflara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:

http://medyagunlugu.com/galeri/saraybosna-ve-mostardan-fotograflar-486

http://medyagunlugu.com/galeri/bosnadaki-soykirim-muzesi-ve-umut-tuneli-485